HAMAS İsrail'i Tanımadı ve Pes Etmedi

30 Haziran 2006 Cuma, Vakit gazetesi

İşgalci siyonist devletin Filistin halkına yönelik vahşi saldırısı devam ediyor. Siyonist devleti bu kadar cüretkâr ve arsız kılan en önemli sebeplerden biri de İslâm âleminin suskunluğu ve Filistin halkını kendi başına bırakmış olmasıdır. O topraklarda büyük zorluklara katlanarak ve fedakârlıklar göstererek direnen halk ümmetin onurunu ve kutsal beldesini savunmaktadır. İşgalci siyonistler daha önce de benzer saldırılar gerçekleştirdi, Filistinlilere önemli zararlar verdiler. Ama Filistin direnişi yılmadan yoluna devam etti.

Bir tarafta bunlar yaşanırken diğer yanda emperyalizmin hizmetindeki medyanın çarpıtmalarından etkilenen bazı yayın organlarının ve yazarların iddiaların kaynaklarına inme, söylenenlerin ne derece doğru olduğu hakkında yeterli bilgi edinme zahmeti göstermeden hızlı haberler vermelerinin ve bu hızlı haberlerle bağlantılı yorumlar yapmalarının İslâmî camiayı da olumsuz etkilediğini görüyoruz.

Söze iddialara net bir cevap vererek başlamak istiyoruz: Filistin İslâmî Direniş Hareketi (HAMAS), işgalci siyonist devleti kesinlikle tanımamış ve bu devletin Filistin topraklarının herhangi bir parçası üzerindeki işgaline meşruiyet tanıyacağına dair açıktan veya zımnen herhangi bir açıklamada bulunmamış, bu türden anlam taşıyan bir belgeye imza atmamıştır. HAMAS'ın bu konudaki tutumunda hiçbir değişiklik yoktur ve bu hareket Filistin halkına taahhüt ettiği ilkelerine bağlı kalma konusunda kimseyi aldatmamıştır, aldatma gibi bir niyet içinde de değildir.

Bunu vurguladıktan sonra emperyalist güçlerin çıkarlarına hizmet eden medya organlarının çarpıtmalarına ve kasıtlı yanıltmalarına mesnet teşkil eden hususa gelelim:

HAMAS, seçim sonrasında Filistin'de el-Fetih'in de iştirak edeceği bir ulusal birlik hükümeti kurabilmek için uzun çalışmalar yürüttü ve pazarlıklar yaptı. Pazarlıklardan ve yapılan çalışmalardan sonuç çıkmayınca tek başına hükümet kurdu. Geçtiğimiz haftalarda, işgal devletiyle işbirliği içindeki ve Filistin özerk yönetiminin derin devleti olarak niteleyebileceğimiz bazı grupların sebep olduğu fitne olayları üzerine HAMAS el-Fetih'le yeniden pazarlığa oturdu. Yapılan görüşmeler neticesinde istediği bazı düzeltmeler yapılarak "Ulusal Anlaşma Vesikası (Vesikatu'l-Vifâki'l-Vatani)" adı verilen bir metin üzerinde anlaşma sağlandı.

Anlaşma sağlanabilmesi için HAMAS'ın sunduğu değişiklikler önerisinin birinci maddesinde aynen şöyle deniyordu:

"Metinde, 1967 ibaresi kullanılarak herhangi bir sınırlama getirilmeksizin işgalin meşru kabul edilemeyeceğine dair açık bir ifade yer alması gerekir. HAMAS, Filistin topraklarının tümünün işgal altında (yani 1948'de işgal edilenler dâhil siyonist işgali altındaki toprakların tümünün Filistin toprağı) olduğuna inanmaktadır."

Peki, bu öneri kabul edildi mi? Kabul edilmeseydi zaten metin üzerinde anlaşma sağlanması mümkün değildi. Çünkü bu değişiklik, HAMAS'ın başından itibaren üzerinde ısrarla durduğu ve kesinlikle pazarlık konusu yapmadığı bir değişiklikti. İşgale meşruiyet tanınamayacağı anlaşma metninin ilk cümlesinde aynen HAMAS'ın istediği şekilde yer aldı.

Fakat anlaşma metninde Filistin halkının 1967'de işgal edilmiş topraklar üzerinde başkenti Kudüs olan tam bağımsız bir devlet kurmak için çalışacağı ifadesi yer aldı. İşte medyanın çarpıtmaya konu edindiği kısım da bu ifadedir. Oysa HAMAS, 1967'de işgal edilmiş topraklar üzerinde bir Filistin devleti kurulması, mültecilerin yurtlarına dönüş haklarının kabul edilmesi ve tutsakların serbest bırakılması karşılığında İsrail'le uzun vadeli ateşkes anlaşmasını kabul edebileceğini daha önce de söylüyordu. Ama bunun kendisi için sadece bir merhale olduğunu ve Filistin topraklarının diğer bölgeleri üzerindeki işgali meşrulaştırma anlamına gelmeyeceğini dile getirmişti. Yani metne böyle bir ifadenin sokulmasını kabullenmesi tutumunda değişiklik yapması ve siyonist işgali meşrulaştırması anlamına gelmemektedir.

Üstelik HAMAS yetkilileri, İslâmî Cihad Hareketi dışında tüm grupların imzaladığı anlaşma metnini imzaladıktan sonra yaptıkları basın açıklamalarında da bu metnin hareketin temel prensiplerinde değişiklik gerektirmediğini, siyonist işgali tanımama konusundaki tutumunda da bir değişiklik söz konusu olmadığını özellikle vurguladılar.

Ayrıca şunu da ifade edelim ki HAMAS bu metne siyonistlere bir şey sunmak amacıyla değil, ciddi sorunlara kapı açan ihtilafların kökünü kurutmak ve Filistin cephesinde güçlü bir ittifak sağlamak amacıyla imza atmıştır. Bu amaç için fedakârlık eden taraf geçmişte olduğu gibi bugün de genellikle HAMAS olmuştur. Ama bu fedakârlığı hiçbir zaman ilkelerinden taviz vererek yapmamıştır.

Bütün bu gerçekler ortadayken, siyonist işgalin Filistin direnişinin üzerine çullandığı sırada bu direnişin başını çeken ve İslâm ümmetinin onurunu her türlü fedakârlığı göze alarak savunan bir hareket üzerinde şüpheler, tereddütler uyandırıcı haberler yayınlanması ve yorumlar yapılması doğrusu beni üzdü. Siz değerli okuyucularımızdan burada aktardığım bilgileri etrafınızdaki insanlara aktararak söz konusu asılsız haberlerin yol açtığı şüphe ve tereddütlerin kökünü kazıma çabamıza katkıda bulunmanızı rica ediyorum.

Bu arada işgal devletinin bir yandan askeri saldırı yürütürken diğer yandan medya saldırısı gerçekleştirdiğini ve insanların zihinlerine tereddüt sokma amaçlı yalan haberler yaydığını hatırlatalım. Örneğin dün sabah başbakan yardımcısı Dr. Nasıruddin eş-Şair'in görevinden istifa ettiğine dair haber yaydı. eş-Şair'in eşi derhal bu haberi yalanladığı gibi hükümet adına yapılan resmi açıklamada da hükümetin veya yetkililerinden birinin istifasının söz konusu olmadığı bildirildi. Okuyucularımıza bu tür haberler karşısında son derecede dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatıyoruz. Kitleleri yönlendirme konumundaki medya mensuplarına ise daha büyük bir sorumluluk düşmektedir.

İrtibatlı Yazılar

  • "Dağıtan Hayalet" İsrail'i Dağıttı
  • İsrail'in Amacı
  • Direniş ve İhanet
  • İnsanlık Hedefte
  • İsrail Vahşet Pazarlıyor
  • Komplo Teorileriyle Başetmek
  • Hizbullah Cesareti
  • Onlar da Yara Aldı
  • Zalimler ve Mazlumlar Cephesi
  • Psikolojik Savaş
  • Bombalar ve Balonlar
  • Bizim Psikolojik Savaşımız
  • Aptal Bush'un Akıllı Bombaları
  • BOP, GOP, YOP ve Sonunda HOOOP!
  • İlmi Fitneye Alet Etmeyin
  • Yeni Bir Kara Eylül Planı: YOP
  • Filistin'de Durum
  • Canbulat'tan Yine Dürzilik
  • Siz Hâlâ Olmert'in Dostu musunuz?
  • İsrail Hesabına Diplomasi
  • İsrail'i Kurtarma Diplomasisi
  • Kiralık Ka(til/lem)ler
  • Dünyanın Merkezinde Sıcak Gelişmeler
  • Siyonizmin Yeniden Azgınlaşması
  • Ümitler Canlı
  • 1701 Nolu Tuzak
  • İsrail'in Kayıpları
  • İsrail'in İç Savaşı
  • Mahzun Mescidi Aksa
  • Gül'ün Ziyaretleri ve Türkiye'nin Yeri
  • Şimdi de Uluslar arası İşgal mi?
  • Siyonizmin Lübnan Hezimeti