Nekbe'nin 69. yıl dönümü

18 Mayıs 2017 Perşembe, Yeni Akit

Filistin toprakları üzerinde siyonist terör örgütlerinin bir araya gelerek bir devlet kurduklarını ilan ettikleri 14 Mayıs 1948 tarihi Filistinlilerin dilinde Nekbe yani Büyük Felaket olarak adlandırılmaktadır. Siyonist terör örgütlerinin İsrail adında bir devlet kurabilmeleri tabii ki İngiliz işgal güçlerinin kendilerine verdiği destek sayesinde olmuştur. Böyle bir devletin meşrulaştırılması da BM Genel Kurulu'nun çıkardığı 181 sayılı Filistin'i paylaştırma kararıyla oldu. Fakat işgal devletinin hâkimiyeti altındaki alanı genişletmek amacıyla çıkardığı savaşta bunu başarması ve Filistin topraklarının %78'lik kısmı üzerinde hâkimiyet kurabilmesi civardaki Arap ülkelerinin özellikle de Ürdün ve Mısır yönetimlerinin ihanetleri sayesinde oldu.

Filistin halkının vatanlarından vazgeçme niyetinde olmadıklarının gösterilmesi amacıyla her yıl Nekbe'nin yıl dönümü münasebetiyle çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Bu yıl da Filistin'in değişik şehirlerinde ve beldelerinde Nekbe'nin 69. yıl dönümü münasebetiyle muhtelif etkinlikler düzenlendi. Bu etkinliklerde özellikle Filistin'in bir bütün olduğu, hiçbir parçasından taviz verilemeyeceği vurgulanmaya çalışıldı.

Abdullah Nemir Derviş'in Vefatı

Filistin'in 1948'de işgal edilmiş bölgesindeki İslâmî Hareket'in kurucusu Abdullah Nemir Derviş Türkiye'de çok tanınan biri değildir. Bunun en önemli sebebi bizim tahmin ettiğimiz kadarıyla Filistin davasının ve özellikle de İslâmî hareketin Türkiye'de tanınmaya başladığı dönemde Abdullah Nemir Derviş'in İsrail parlamentosu Knesset'e girmek amacıyla seçimlere katılmak suretiyle İslâmî Hareket içindeki etkinliğini zayıflatmasıydı.

Filistin'de Nekbe'nin yani Büyük Felaket'in yaşandığı yılda, 1948'de işgal edilmiş bölgede yer alan Kefer Kâsım şehrinde dünyaya gelen Abdullah Nemir Derviş'in aslında bu bölgede İslâmî Hareket'in kurulmasında, davetinin yayılmasında, faaliyetlerinin genişlemesinde büyük hizmetleri olmuştur.

O 1971'de Nablus'taki İslâm Enstitüsü'nden mezun olduktan sonra 1948'de işgal edilmiş bölgede Müslüman Kardeşler'in fikri ve çizgisi üzere İslâmî Hareket'in faaliyetlerini başlattı.

14 Mayıs 1917'de 69 yaşında vefat etti. Yüce Allah'tan kendisine rahmet ve mağfiret diliyoruz.

Esirlerin Onur Direnişi Devam Ediyor

İşgal rejiminin zindanlarında insanlık dışı muamelelere maruz kalan esirlerin, bu muamelelerin ve idarî hapis uygulamalarının son bulması, esirlerin aileleri tarafından ziyaret edilmelerine düzenli bir şekilde imkân tanınması, hasta esirlere sağlık hizmetlerinin gereği gibi verilmesi talebiyle başlattıkları "Özgürlük ve Onur Grevi" adlı açlık grevleri bir ayı tamamladı. Esirlerin taleplerinde ısrarlı davranmalarına karşılık işgal yönetimi ve ona bağlı cezaevleri yönetimleri isteklerini görüşmeye yanaşmak istemiyor. Bazı esirler sağlık durumlarının kötüleşmesi sebebiyle hastanelere kaldırıldı. Ancak açlık grevine son veren olmadı. Bu arada dışarıda da esirlerin direnişine destek amacıyla çeşitli eylemler ve etkinlikler düzenleniyor. Esir aileleri Mahmud Abbas yönetiminin esirlerin direnişine ve taleplerine kayıtsız kalmasına, onların isteklerinin yerine getirilmesi için devreye girme konusunda hiçbir girişimde bulunmamasına tepki gösteriyorlar. Esirlerin liderlerinden Mervan El-Bergusi de esirlerin isteklerinin işgal yönetimi tarafından gündeme alınmaması sebebiyle su içmeyi de bıraktığını açıkladı.

Rehin Tutulan Şehit Cenazeleri

Geçtiğimiz günlerde Kudüs'te vücuduna yirmi kurşun sıkılarak şehit edilen 16 yaşındaki Fatıma Hacici'nin cenazesi uzun pazarlıklardan sonra işgal rejimi tarafından ailesine teslim edildi. Fakat hâlen yedi şehidin cenazesi işgal rejimi tarafından morglarda rehin tutuluyor. İşgal rejimi cenazelerin teslim edilmesi durumunda cenaze törenlerinin eyleme dönüşeceğini iddia ederek, cenazelerin gece yarısından sonra ve sadece aile efradıyla çok yakın akrabalarının katılacağı bir merasimle kaldırılması şartıyla teslim edebileceğini söylüyor. Aileler bunu kabul etseler bile şarta uymamaları durumunda ağır bir para cezası ödeyeceklerine dair bir belge imzalamalarını istiyor. Ayrıca bu uygulamayı eylem girişiminde bulunduklarını iddia ettiği Filistinlilerin ailelerine bir işkence ve eziyet yöntemi olarak kullanıyor.

İrtibatlı Yazılar:

  • Gazze ve Ramazan
  • Hamas 1967 sınırlarını tanıdı mı?
  • İşgal asla meşrulaştırılamaz
  • Filistinli esirlerin açlık grevi
  • Filistin Diasporası
  • Mescidi Aksa'ya tuzak ve ezan yasağı
  • Filistin Diasporası Halk Konferansı
  • Trump'ın cüretlendirdiği İsrail
  • ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması
  • Filistin direnişi haklı ve meşrudur
  • Filistin direnişi ümmetin onurudur
  • Ezana yönelik tehdit bitmedi