Ateşkeslerle Kamufle Edilen Savaş

Ekim 2016, Ribat

Kesintisiz Süren Bir Savaş

Suriye halkının Baas diktatörlüğünü istemediğini ifade etmek için meydanlara çıkmasıyla birlikte önce rejim tarafından başlatılan sonra da onun geleceğini kurtarmak amacıyla müdahale eden işgal güçleri tarafından sürdürülen savaş başladığı tarihten bu yana kesintisiz bir şekilde sürdürülüyor. Biz de bu ayki yazımızda artık tüm insanlığın vicdanını kanatan bu savaşla ilgili son gelişmeleri de göz önünde bulundurarak genel bir değerlendirme yapmak istiyoruz.

Savaşın Kamufle Edilmesi İçin İhtiyaç Duyulan Ateşkesler

Bu savaşın ara sıra kamufle edilmesi ve vahşilerin biraz imajlarının düzeltilmesi, gerçek yüzlerinin kısmen de olsa örtülmesi için zaman zaman ateşkes ilan edildiği oluyor. Gerçekte bu ateşkes ilanları Suriye'de kesintisiz sürdürülen savaşın gidişatını değiştirmiyor ve geçici süre için de olsa inkıtaya uğramasını sağlamıyor. Ama yine de her keresinde başvurulan diplomatik oyun dünya kamuoyuna bir "ateşkes" olarak kabul ettiriliyor ve küresel emperyalizmin hizmetindeki medyanın da çabalarıyla öyle yutturuluyor.

Dostların Ateşkesleri

Normalde ateşkeste savaşan güçler arasında bir ittifak sağlanır ve bunlar ya belirli bir süre için veya herhangi bir sebebe dayalı yeni çatışmanın patlak vermemesi halinde süresiz bir şekilde birbirlerine ateş etmemek üzere söz verirler. Taraflar bu sözlerine sadık kaldıkları sürece de devam eder. Fakat ilginçtir ki Suriye'de şimdiye kadar ateşkeslerin büyük çoğunluğu savaşan değil savaşmayan, kendi aralarında zaten ittifak halinde olan güçler arasında yapılan anlaşmalarla ilan edildi. Genellikle ABD ile Rusya'nın aralarında anlaşmasıyla ateşkes ilan edildiği açıklandı.

Her Keresinde Oluşan Bir Serap

Kendi aralarında ittifak halinde olanların sürdürülen savaşla doğrudan veya dolayı irtibatlarının olması ve verecekleri kararın bu savaşı etkileyebileceği düşünülürse onların aralarında anlaşarak ateşkes ilan etmeleri tek taraflı ateşkes ilanı sayılabilir. Fakat gerçek anlamda ateşkes sağlanabilmesi için tek taraflı ateşkes ilan edenlerin iddialarında gerçekçi ve samimi olmaları gerekir. Her şeye rağmen savaş üzerinde bilfiil tesiri olduğu düşünülen güçlerin ateşkes ilan etmesiyle birlikte, Suriye'de kanın durmasını isteyenlerde her keresinde bir ümit ve arzu oluştu. Ama ne yazık ki söz konusu güçler ümitlenenlere sürekli serap gösterdiler.

Şimdiye Kadarki Ateşkesler Hep Kof Çıktı

Suriye'de şimdiye kadar birçok ateşkes ilan edildi. Bunlardan bazıları Suriye geneli için geçerli sayıldı. Bazıları ise Halep ateşkesi gibi bölgesel nitelikliydi. Yahut bazı grupları kapsayan bazılarını kapsamayan nitelikte ateşkesler ilan edildi. Fakat bu ateşkeslerin hemen hemen tamamı kof çıktı. En başta ateşkesi ilan eden tarafın üzerinde etkili olduğu silahlı güçler ateşkese bağlı kalmadı.

Ateşkesler Gerçekte Barış ve Ateşkes Ümitlerini Öldürüyor

Ateşkeslerin böyle içi boş çıkması, en başta ateşkesi ilan eden küresel güçlerin himaye etmeye çalıştığı Baas rejiminin, onun geleceğini kurtarmak amacıyla Suriye'ye girmiş olan işgal güçlerinin ve onlara bağlı milis güçlerin ilan edilen ateşkeslere uymamaları sürekli ateşkeslerin yıpranmasına yol açıyor, genel olarak insanların barış ve ateşkes konusundaki ümit ve beklentilerini de öldürüyor. Dolayısıyla yeni bir ateşkes ilan edildiği zaman ona da şüpheyle yaklaşma zorunluluğu duyuyorlar.

ABD ve Rusya Dış İşleri Bakanlarının Cenevre'deki Kurban Bayramı Ateşkesleri

Geçtiğimiz ay idrak ettiğimiz Kurban bayramı öncesinde ABD Dış İşleri Bakanı John Kerry ile Rusya Dış İşleri Bakanı Sergey Lavrov Suriye'deki gelişmeleri görüşmek ve aralarında bir anlaşma yapmak amacıyla İsviçre'nin Cenevre şehrinde bir araya geldiler. Yapılan görüşmeler sonunda Suriye'de "insanî amaçlı" olduğu söylenen ve bir hafta süreli ateşkes ilan edildiğini açıkladılar. "İnsani amaçlı" derken kastettikleri ise çatışmalardan dolayı insanî yardımların sokulamadığı bölgelere yardım sokulmasına fırsat vermekti.

Baas Rejiminin Ateşkesi Hızla Onaylaması ve Hızla İhlal Etmesi

Ateşkes yine savaşan taraflar arasında değil kendi aralarında ittifak halindeki taraflar arasında imzalandığı için tek taraflı ateşkes ilanına benziyordu. Ama şimdiye kadarki tecrübelerden olumsuz sonuç alınması sebebiyle Suriye'de kanın durmasını isteyenler gerçekte fiili ateşkesin gerçekleşmesini çok arzuluyor olmalarına rağmen Kurban bayramı öncesinde ilan edilen ateşkese de pek ümitvar bir gözle bakamadılar. Bununla birlikte ateşkese imza koyan tarafların her ikisinin de himaye etmeye çalıştığı Baas rejimi ateşkesi hızlı bir şekilde onayladı ve bağlı kalacağını ilan etti. Fakat yaptığı açıklamalarda gerçekçi ve samimi olmadığını yine ateşkesi ilk ihlal eden taraf olmak suretiyle gözler önüne serdi.

Katillerin Ateşkeslerini Pazarlama Oyunları

Suriye'deki katliamı fiili olarak sürdüren bölgesel ve küresel güçler ile onlarla doğrudan veya dolaylı işbirliği içinde olanlar ilan edilen ateşkesi dünya kamuoyuna büyük bir iş olarak pazarlayabilmek için büyük bir propaganda savaşı yürütmeye çalıştılar. Özellikle ateşkesin "insanî" olarak tanımlanan boyutunu iyi pazarlayabilmek için bütün imkânlardan yararlandılar.

Gerçekte Ateşkes Değil İmaj Düzeltme Oyunu

Gerçekte ortada fazla abartılacak bir şey yoktu. Her şeyden önce ateşkes tarafların bağlı kalması halinde devam edecek türden değil zaman tahditliydi. O da çok dar bir zamanı, bir haftalık süreyi kapsıyordu. Güya çatışma yüzünden insanî yardımlardan yoksun kalan bölgelerin bu süre içinde dışarıdan yardım almaları sağlanacaktı. Oysa buraların yardım almalarını engelleyen taraf zaten ateşkesi ilan eden taraftı ve isteseydi en azından kontrollü olarak insanî yardım girmesine fırsat verebilirdi. Fakat kuşatmanın asıl amacı zaten o bölgelerin insanî yardım almasını engellemek suretiyle oralarda yaşayan insanları açlık kıskacına almak, toplu cezalandırmaya maruz bırakmaktı. Dolayısıyla izhar edilen amaç üzerinde ciddi şüpheler vardı. Kuvvetli ihtimalle "insanî amaçlı" değil imaj düzeltme amaçlı bir ateşkes ilan edilmişti.

"İnsanî" Amaçlı Ateşkes İnsanî Yardımları Engelledi

Bu gerçek sergilenen tavırla da çok hızlı bir şekilde ortaya çıktı. Katil Baas rejimi önce insanî yardımların kuşatma altındaki bölgelere sokulabilmesi için kendisiyle koordinasyona geçilmesini şart koştu. Özellikle BM tarafından gönderilen yardımlar için böyle bir koordinasyon sağlanmasında herhangi bir zorluk yaşanmaması gerekiyordu. Fakat rejim güçleri BM yardım konvoyları da dâhil kuşatma altındaki bölgelere özellikle de Halep'e bu yardımların sokulmasını engelledi.

Bu konuyla ilgili en dikkat çekici gelişme ise önce BM yardım tırlarının Halep'e insanî yardım sokmak için bu şehrin girişine toplanmalarının sağlanması fakat içeri girmelerinin engellenmesi, iki gün göstermelik olarak uzatılan ateşkesin süresinin bitmesinden hemen sonra da yardım konvoyunun Baas'a ve Rus işgalcilere ait hava güçleri tarafından saldırıya uğraması oldu. Saldırıda konvoy tamamen imha edilirken organizasyonda yer alan 12 kişi de öldürüldü. Sanki yardım konvoyu ateşkes numarasıyla Halep kapısına çağrılmış sonra da getirdikleri yardımlar orada imha edilmiş ve Haleplilerin dertlerine derman olması engellenmişti.

Bu saldırıdan hemen sonra da BM yardım araçlarının güvende olmamasını gerekçe göstererek Suriye'deki yardım faaliyetlerini askıya aldığını açıkladı. Saldırıdan dolayı katil rejimi ve destekçilerini cezalandırması gerekirken onların mağdur ettiklerini cezalandırıyor ve tam katillerin istediği doğrultuda bir adım atıyordu.

Ateşkesin Gerçek Amacı Esed'in Kontrolünü Güçlendirmekti

Aslında ateşkesin gerçek amacı insanî yardımların zor durumdaki bölgelere girmesini sağlamak değil Esed rejiminin kontrolünü biraz daha güçlendirmekti. Çünkü yardım ulaştırılması gereken zor durumdaki bölgelere bu yardımların götürülebilmesi için rejimin adamlarıyla koordinasyon sağlama zorunluluğunun getirilmesi onların kontrollerinin daha da güçlendirilmesine ve meşrulaştırılmasına imkân verecekti.

Bir Ateşkes Bir Ateş Oyunu

İşin aslına bakılırsa bu tür ateşkes ilanlarıyla Suriye'de bir ateşkes bir ateş oyunu oynanıyor. Baas rejimi savaşta biraz yıpranıyor, adamları yoruluyor, işler biraz karmaşık hâle geliyor ve küresel güçler aralarında anlaşarak ateşkes ilan ediyorlar. Ama bu ateşkes ilanıyla direniş tarafına "bakın biz bu tarafa ateşkes talimatı verdik, siz de ateşkese uyun ki kan akması dursun" mesajı gönderiliyor. Ne var ki ateşkesi ihlal eden yine küresel güçlerin himaye ettiği taraf oluyor. Onlar aynı sıklıkta olmasa bile yine belli aralıklarla saldırılarını ve tehditlerini sürdürüyorlar. Sonra da ya süresi dolduğu için veya uyulmadığı bahanesiyle ateşkes geçerliliğini kaybediyor. Katiller yine kaldıkları yerden vahşi katliamlarına aynen devam ediyorlar.

BM'nin İçi Boş Kınama Kararları

BM, Baas rejiminin ateşkes ihlallerini ve saldırılarını kınayan açıklamalar yaptı. Ama bu açıklamalar tamamen göstermelikti ve fiiliyatta bir karşılığı yoktu. Ateşkes ilan eden taraflar da gereği gibi uyulmasını sağlamak için gözcülük yapmadılar. Çünkü onların ateşkes ilanları da samimi ve gerçekçi değil göstermelikti.

Sadece Direnişi Bağlayan Ateşkes İsteniyor

Aslında küresel güçlerin istediği sadece direniş güçlerini bağlayan katil Baas rejiminin adamlarını ve ona destek amacıyla Suriye'ye giren işgalcileri bağlamayan bir ateşkes sağlanmasıdır. Böyle bir ateşkes sağlanabilse onlar, zulüm güçleri tüm ülkede yeniden kontrolü elde edinceye kadar devam etmesi için ellerinden geleni yapacaklar. Fakat ateşkesin ilan edilmesinden sonra katil rejimin adamlarının ve destekçilerinin onu ihlal etmesine direnişçilerin de karşılık vermesi, savunmaya geçmesi durumunda devamında da çok ısrarlı olmuyorlar.

Ateşkeslerde Başvurulan Taktik: Arka Kapının Açık Tutulması

Küresel emperyalizm bundan önceki ateşkes oyunlarında da, "insanî" amaçlı olduğu iddia edilen son ateşkes oyununda da özellikle arka kapıyı açık tutmaya özen gösterdi. Bu taktiğinde IŞİD'i ve bu örgüte yahut El-Kaide'ye yakın olduğu söylenen eski adıyla Nusra yeni adıyla Fethu'ş-Şam Cephesi'ni ateşkesin dışında tuttu. Yani ateşkesin bu iki örgüte yönelik saldırılar için bağlayıcı olmadığını açıkladılar. Sonra da stratejik amaçlı saldırılarında bu iki örgütten birine saldırdıkları iddiasına başvurdular. Oysa yerine göre sivil kalabalıklara, yerine göre yardım organlarına ve yerine göre de zikredilen iki grupla ilişkileri olmayan direniş gruplarına saldırı düzenlediler.

Gerçek Tehlike Baas Rejimi ve İşgal Güçlerinden Kaynaklanıyor

Gerçek tehlike kâtil Baas rejiminden ve ona destek amacıyla gelen işgal güçlerinden kaynaklanmaktadır. Bu gerçeği şimdiye kadar gerçekleştirilen pek çok saldırı ve sergilenen tavırlar gösterdiği gibi son ateşkesin ardından Halep girişinde bekletilen BM yardım konvoyunun vurulması bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Savaşın Amacı Esed Saltanatını Kurtarmak

Suriye'deki savaşın asıl ve öncelikli amacı kâtil Esed'in saltanatının kurtarılmasıdır. Eğer ki böyle bir amaç söz konusu olmasaydı şimdiye kadar bitmiş olurdu. Çünkü muhtelif görüşmelerde kâtil Esed'in aradan çekilmesi durumunda bir geçiş dönemi ve ardından seçimler yapılması şartıyla anlaşmanın sağlanacağını direnişi temsil eden yetkililer ortaya koydular. Fakat gerek rejim hesabına görüşmelere katılanların gerekse onlara destek veren bölgesel ve küresel emperyalist güçlerin meselenin kâtil Esed saltanatıyla ilgili pazarlığa gelip dayanması durumunda bir adım geri çekilmedikleri, kesinlikle taviz vermedikleri, onun saltanatını kendileri için bir onur meselesi yaptıkları, onun çekilmesine razı olmaları durumunda kendilerini savaşı kaybetmiş gibi görecekleri havasına girdikleri görüldü. O yüzden bugün Suriye'de Baas cephesinde savaşanlar gerçekte Esed'in saltanatını garantiye almak amacıyla savaşıyorlar.

IŞİD Gayri Meşru Savaşı Meşrulaştırmanın Aracıdır

Esed saltanatının kurtarılması için yürütülen gayri meşru savaşın meşru gösterilmesi için IŞİD veya DAEŞ olarak anılan bir ucûbe ortaya çıkarıldı. Ne hikmetse karşısında bütün uluslararası güçlerin ittifak kurduğu bu örgüt bir türlü yenilemiyor hatta zayıf bile düşürülemiyor. Gerçekte ise bu oyun gayri meşru savaşa meşruiyet kazandırmak amacıyla kullanılan bir araç ve başvurulan bir komplodur.

Saldırılarda Birinci Hedef Siviller ve Yardım Kurumlarıdır

Görünüşte IŞİD'e karşı savaş veriliyor ama saldırılarda birinci derecede sivil halk ve bu halka yardım ulaştırmaya çalışan gönüllüler hedef alınıyor. O yüzden gerek Baas rejiminin, gerek ona destek amacıyla gönderilen işgal güçlerinin ve gerekse IŞİD'e karşı savaş amacıyla oluşturulduğu söylenen ABD güdümlü koalisyon güçlerinin saldırılarında öldürülenlerin büyük çoğunluğunu siviller oluşturuyor. Siviller arasında da kadınlar ve çocuklar büyük bir yekûn teşkil ediyor.

Ayrıca saldırılarda sosyal kurumlar ve yardım organları hedef alındığından sağlık hizmetleri de büyük yara aldı. Çok sayıda gönüllü doktor ve sağlık hizmetlisi öldürüldü. Sahra hastaneleri vuruldu. Bundan dolayı saldırılarda yaralanmalar da büyük sıkıntı oluşturuyor. Çünkü yaralılara hizmet götürülmesinde sıkıntı çekiliyor.

Zulüm güçleri ayrıca kalabalık kitleleri şartsız teslim olmaya zorlamak için onları aç bırakma amaçlı kuşatmalar gerçekleştiriyor. Buralara insanî yardım ulaştırılmasını engelliyor. Suriye'nin başkent Şam'dan sonra en büyük şehri olan Halep'in aylardan beri kuşatma altında olduğu ve insanî yardım alamadığı biliniyor.

Zulüm güçleri ayrıca saldırılarında uluslararası anlaşmalarda yasaklanmış olan kimyasal silahları ve misket bombalarını sıkça kullandıkları halde başta BM olmak üzere uluslararası teşkilatlar sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Bu sessizlik ise söz konusu silahları ve bombaları kullanan zulüm güçlerinin cesaretini daha da artırıyor.

Rus Uçaklarının İran'ın Askerî Havalimanlarını Kullanması

Savaşın başlangıcından beri katil Baas rejiminin arkasında duran İran'ın son dönemde aynı zamanda askerî üslerini Suriye'de saldırılar gerçekleştiren büyük uçaklara kullandırdığı ortaya çıktı. Rusya'nın Suriye'nin Lazkiye şehrindeki askerî üssü bu uçaklar için yeterli olmadığından, daha önce Rusya'daki askerî havaalanlarından kalkıp geri dönüyorlardı. İran daha yakın olduğu için son dönemde İran üslerini kullanmaya başlamışlar. İran yetkilileri bunu önce inkâr ettiler. Ancak Rusya'daki kaynakların doğrulaması üzerine İran da ağız bükme ve kelime oyunları yapma suretiyle de olsa kabul etmek zorunda kaldı.

Suriye'de Küresel ve Bölgesel Emperyalizme Karşı Savaş Veriliyor

Bütün bu sebeplerden dolayı Suriye'deki direniş sadece bir rejime karşı değil bölgesel ve küresel emperyalizme karşı bir savaş veriyor. Suriye'deki direnişin kazanması İslâm âleminin, Filistin'in ve Kudüs'ün kazanması demek olacaktır. O yüzden bu direnişe sahip çıkmak ve onun kazanması için mücadele etmek bütün İslâm âleminin görevidir.

İrtibatlı Yazılar:

  • Suriye'de yine ateşkes kandırmacası
  • Halep'te ateşkes yine oyun
  • Halep'te ateşkes sağlanmış değil
  • Suriye'de sükûnet sağlandı mı?
  • Ateşkes oyunu ve IŞİD bahaneli vahşet
  • Cenevre'deki Amaç Dayatmaktı
  • Yalancı De Mistura'nın doğruları
  • Suriye'de katliamlar sürüyor
  • Suriye karşısında keskin dönüşler
  • Felluce'de sergilenen vahşet
  • Felluce'de de "aç bırakma" vahşeti