Arnavutköy Bülteni'nden Muhammed Ayan'ın benimle yaptığı röportaj

12 eseriniz var. Sizi yazı yazmaya azmettiren şey, neydi, hikayenizi anlatır mısınız?

Önceden de bu yönde gayretim vardı. Bursa'da bir arkadaşım Marmara gazetesinde yazı yazmamı istemişti. Türkiye'de basın alanında o yıllarda yabancı dil bilen fazla kimse yoktu. O yüzden bize biraz iş düştü diyebilirim. Arapça ve Fransızca kaynaklardan bilgi aktarmaya çalıştım. 1980'li yıllarda Türkiye'de ilgi Türkiye sınırlarını pek aşmıyordu. İslam mecmuası ümmet bilinciyle, Türkiye sınırları dışındaki gelişmelerin haberlerini de İslam dünyasından medyaya taşıdı. Haberlerle ve yazılarla İslam dünyasıyla ilgilenmeye başlanması, bir bakıma küresel emperyalizmin çizmiş olduğu sınırları aşmak ve dünyanın neresinde bir Müslüman varsa onunla ilgilenilmesi için altyapı oluşturdu diyebiliriz. İslam mecmuasında yazdığımız haber ve yazıların da bunda büyük katkısı oldu. Sonrasında yine basın alanında çalışmaya devam ettim. Bunu bir hobi olarak değil de, meslek olarak yaptım. İlk olmasak da o zaman meslek olarak bu tür çalışmalar yapan çok değildi.

Sizin Filistin sorununa karşı bir hassasiyet içerisinde olduğunuzu biliyoruz. Filistin hakkında dört kitabınız var. Bize Filistin hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Bizim meslek alanında çalışmamız dış haberler dolayısıyla İslam dünyasıyla ilgiliydi. Özellikle Aralık 1987 intifadasının başlamasından sonra Filistin'e biraz daha ağırlık vermemiz gerekti. Bu haklı mücadelenin dünya kamuoyuna yansıtılması için özel bir gayrete ihtiyaç vardı ve o dönemlerde Türkiye'de haftalık Vahdet gazetesi Filistin'deki olaylarla yakından ilgiliydi. Filistin İslami Direniş Hareketi (Hamas)'nin bildirilerinin tercümelerini yayınlıyordu. Tercüme işini de ben yaptım. İslam dünyasında dış haberler bizim için bir ihtisas alanı Filistin ise özel ihtisas oldu.

Filistin'i yakından takip ettim ve kitaplaştırmaya çalıştım. Sonrasında 1998'lerde Türkiye'de internet haberciliği başladığında İslami yayın organlarının birçoğu bu alana girmemişti. Ben kendi web alanımı ODTÜ'den satın alıp ciddi manada internet yayıncılığını başlattım. Bu çok işe yaradı. İnternette Filistin denildiğinde insanların bilgiye ulaşması konusunda çok yararı oldu.

Telif hakları olmadığı için o zamanlarda bazı sorunlar yaşanıyordu. Ama buna rağmen yine internet yayıncılığında ısrarlı davrandım. Ulusal bazı gazetelerde web sayfası açılmasına da öncülük ettiğimi söyleyebilirim.

Her eseriniz değerlidir ancak, sizin için daha değerli olarak gördüğünüz bir eseriniz var mı? Neden?

Benim için en değerli olan eser Kuran-ı Kerim Meali'dir elbette. Kuran-ı Kerim Meali'ni hazırlarken en az 10 farklı tefsirden âyetlerin tefsirini okumaya çalıştım. Bir beşer olarak hatalarımızın olabileceğini kabul etmek gerekir. Dolayısıyla bizim de hatalarımız oldu. Bunlardan tespit edebildiklerimi inşallah yeni baskı içinde düzeltmeye çalışacağım. Bütün bu hatalarla birlikte benim için en değerli çalışma Kuran'ı Kerim Meali'dir.

Türkiye, İslam'ı yaşıyor mu?

Zor bir konu. Türkiye'nin penceresinden baktığınızda diğer ülkelerin eksiklerini, diğer ülkelerden baktığınız zaman Türkiye'nin eksiklerini görürüz. Ancak hiç bir ülke İslam'ı yüzde yüz yaşamıyor. İslami bilinçlenme konusunda toplum yeni yeni gelişiyor. Peygamber efendimiz (s.a.v.) dönemine gidip de bugüne taşımaya çalışıyor. Türkiye'de şu anki gençlik biraz daha duyarlı  ve bilinçli olmaya çalışıyor. Yaşanıyor mu, elbette yeterli değil. Mesela bir grup arkadaşımız namaza teşvik için bir çalışma başlattı. Bunun çok faydası oldu. Türkiye'de her şeyden önce yeni nesli namaza teşvik etmek gerekiyor. Kuran-ı Kerim'de de; "Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etmeleri için yarattım" deniyor. Dinin başı namazdır. Bu konuda hassasiyet içinde olanlara destek vermek lazım. Namaz konusunda teşvik olmasına rağmen hâlâ yetersiz.

Türkiye'nin İslam dünyasında yeri hakkında yorumlarınız nelerdir?

Türkiye'nin aslında İslam dünyasında çok önemli bir rolü var ve yeniden İslam dünyasında birlik, beraberliği sağlayıp, öncülük etmesi bekleniyor. Bu konuda ümit ve gayretler artmış durumda. Bilhassa Mavi Marmara olayından sonra bazı Arap ülkelerine gittiğimde bu olayın Türkiye'de değil de kendi ülkelerinde yaşanmış gibi hassasiyet içinde olduklarını gördüm. Bunun arkasında bir beklenti ve ümit var. Bunu boşa çıkarmamak gerekiyor.

Türkiye'nin genç nüfusu hakkında neler söylemek istersiniz? Eskiye nazaran gidişat nereye?

Türkiye'nin genç nüfusuna iki türlü bakmak lazım. Bardağın dolu tarafından ve boş tarafından incelenmeli.

Dolu tarafından baktığınız zaman bilinçlenme gayreti arttı. Bu bilgi kaynaklarının artmasından dolayıdır. İslam'ı doğru anlama gayreti de arttı.

Diğer taraftan baktığınızda bilgilenme, bilinçlenmeye rağmen dünyevileşme arttı. Dünyevileşmeyi daha İslamileşmeye yöneltmek, bilinçlenme konusundaki gayreti destekleyip olumsuz yanlarını ortadan kaldırmak için dengeyi tutturmak lazım.

Dünyevileşmeden kastettiğim dünyanın imkânları arasında kaybolup gitmektir. Yararlanmak dururken kaybolup gitmeden bunu iyi değerlendirmek gerekiyor.

Dünyevileşme konusunda medyanın etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evet büyük bir payı var.

Şu anda üzerinde çalıştığınız bir eser var mı?

Son olarak, son gelişmeler hakkındaki bazı bilgileri de değerlendirerek "Emperyalizmin Oyunları" adlı kitabımızın yeni baskısını yaptık. Bir çalışmamız daha var ancak bitirdikten sonra bunu kamuoyuna açıklayacağım.

Arnavutköy ilçesi, Arnavutköy Belediyesi için neler söyleyebilirsiniz? Düzenlemiş olduğumuz Arnavutköy 2. Kitap Fuarı hakkında düşüncelerinizi de alabilir miyiz?

Gördüğüm kadarıyla, 3. Köprü, 3. Havalimanı, Kanal İstanbul gibi birçok projeye bakarak Arnavutköy'ün İstanbul'un geleceği olduğunu söyleyebilirim.

Arnavutköy'de yaşadığımı belirterek, belediyenin çalışmalarını faaliyetlerini takdir ediyorum. Arnavutköy'ün geleceğini düşündüğümüzde İstanbul'un hatta Türkiye'nin bir kapısı olacağını düşünerek daha çok iş düşüyor belediyeye.

Arnavutköy'ün yeni bir merkezi için çalışmaları izliyorum. Halihazırdaki merkezi nüfusa orana baktığımızda yetersiz olduğunu görüyoruz.

Arnavutköy bir köyden şehire dönüşmüş bir ilçe ve bu süre hızlı gelişti. Belki bir ayrışma olup 5 yıl sonra kendi başına bir vilayet olacak. Buradaki temennim doğal yapının kaybedilmemesi. Bu çok önemli.

İrtibatlı Yazılar:

  • Sosyal etkinliklerden
  • Emperyalizmin Oyunları kitabımız hakkında
  • İlim yaymada 65 yıl
  • Türkistan'da yaralar kapanmadı
  • Medyada Filistin
  • Siyonizmin medya savaşı
  • Haklıdan yana olmak
  • İslâm çeşitlemeleri
  • Değişim bir zaruret
  • 2015'teki Gelişmelerden Seçmeler
  • Zulmün güncelleşmesi