Rusya'nın Suriye Çıkartması

Nisan 2016, Ribat

Suriye'de Başkaldırının Beşinci Yıl Dönümünde Moskova'nın Çekilme Kararı

15 Mart 2016 tarihi Suriye'de diktaya karşı halk ayaklanması başlamasının beşinci yıl dönümüydü. Bu münasebetle aylık Vuslat dergisinin Nisan 2016 sayısına yazacağımız yazıda inşallah Suriye direnişinin beş yılının genel değerlendirmesini yapacağız. O yüzden burada aynı şeyleri tekrar etmeye gerek görmedik.

Fakat direnişin beşinci yıl dönümünden bir gün önce Suriye sahnesinde önemli bir gelişme gerçekleşti. Bu ülkedeki diktanın geleceğini sağlama almak için hava çıkartması yapan Rusya Cumhurbaşkanı Viladimir Putin, Suriye'deki askerlerinin ve hava gücünün önemli bir kısmını çekme kararı aldığını açıkladı.

Suriye'deki zulüm rejiminin kendi gücüyle değil destek veren işgalci ülkelerin gücüyle ayakta durduğu biliniyor. Bunların başını normalde İran çekiyor. Onun dünyanın her tarafından Şii militanları toplayıp katil Baas rejiminin hesabına çarpıştırmasına rağmen direnişi bastıramaması ve Esed'in hâkimiyet alanının daralması sebebiyle Rusya'nın doğrudan müdahalede bulunmasına ihtiyaç duyulmuştu. Fakat İran'ın "kırmızı çizgimiz" diye tanımladığı Esed'in saltanatı garanti edilmeden Putin'in hava kuvvetlerinin önemli bir kısmını çekme kararı vermesi dünya kamuoyu açısından sürpriz bir gelişme oldu.

Biz de bu ayki yazımızda Moskova'nın Suriye'ye yönelik gerçekleştirdiği ve altı aya yakın bir süre tam kapasiteyle sürdürülen, bu sürenin sonunda da tamamen son bulmayan ve yine muhtelif hava saldırılarıyla devam eden hava çıkartmasının bir tahlilini yapmak istiyoruz.

Rusya'nın Hava Operasyonunun Genel Değerlendirmesi

Arap dünyasındaki zulüm rejimlerine karşı hareketin Suriye'ye hızlı sıçraması bu ülkede şartların diğer ülkelere nispetle çok daha fazlasıyla mevcut olması sebebiyleydi. O yüzden Suriye halkı erken heyecanlanmış ve bilhassa genç kesim tepelerindeki diktatörden bir an önce kurtulma arzularını duvarlara yazarak heyecanlarını dışa yansıtmışlardı. Planlı bir başkaldırı olsaydı bunun Suriye'ye yansıtılmasının biraz ertelenmesi ve dikta rejimlerinin hüküm sürdüğü diğer ülkelerden sonraya bırakılması daha isabetli olurdu.

Bununla birlikte Suriye'deki dikta rejiminin emniyet ve istihbarat kadrosunun çok geniş çaplı olmasına rağmen yine halkın kararlı direnişi karşısında çok uzun süre direnmesi mümkün değildi. Özellikle de kendi halklarıyla savaşmak istemeyen ordu mensuplarının birçoklarının resmi görevlerini terk ederek silahlarını bizzat rejime çevirmek amacıyla Özgür Suriye Ordusu adını verdikleri gerilla gücü oluşturmaları karşısında Baas diktasının, sivil silahlı ayrımı yapmadan rejim muhaliflerini vahşice katletme konusunda hiçbir sınır tanımayan Şebbiha çeteleri oluşturmasına rağmen çok uzun süre direnmesi mümkün değildi.

Baas'ın varlığını sürdürebilmesinin sebebi İran müdahalesidir. Fakat dünyanın her tarafından paralı Şii milisler toplamasına rağmen belli bir süreden sonra İran da ciddi şekilde zorlanmaya ve önemli kayıplar vermeye başlayınca bu savaşın kendisine maliyetinin yüksek olacağını anladı. O yüzden direnişe bir an önce ağır darbeler vurulmasını sağlamak, böylece direnişçileri en azından kâtil Baas rejimiyle pazarlığa ve onun şartlarını kabul etmeye zorlamak için Rusya'nın devreye girmesi gerektiğini düşündü.

Rusya normalde zaten başından itibaren Baas'ın arkasında durdu, elindeki medya araçlarıyla ona destek verdi ve direnişi yıpratmak için İran'a bağlı medya organlarının yürüttüğü iftira kampanyalarına dünya çapında destek verdi. Aynı zamanda hem malzeme hem de askerî uzmanlar gönderip savaşçılara eğitim vererek lojistik desteğini kesintisiz sürdürdü.

Fakat Baas zulmünün ve ona destek için gönderilen işgalci milislerin ciddi anlamda kan kaybettiklerini gören İran, Moskova'ya arka arkaya üst düzey yetkililerini göndererek sadece lojistik desteğin yeterli olmayacağı artık doğrudan müdahalenin zorunlu olduğu konusunda Putin'i ikna etmeye çalıştı.

Bu konuda Hamaney'in elçilerinin telkinlerinin etkisinde kalan Putin de ABD yönetimiyle anlaşmaya çalıştı. BM 70. Genel Kurulu münasebetiyle New York'ta bir araya gelen ABD ve Rusya başkanlarının görüşmelerinin ana maddesi Suriye idi. Rusya'nın bu görüşmenin hemen ardından Suriye'ye doğrudan hava operasyonu yapma kararını açıklaması iki liderin aralarında ittifak sağladıklarına delalet ediyordu. Daha sonra ABD yönetiminin sadece ağız ucuyla eleştiride bulunmakla yetinmesi de bunu belli ediyordu. O eleştiri de zaten perde arkasında verilen desteğin üstünü örtmek amacıyla bir maske olarak kullanıldığı için muhtemelen iki lider böyle bir eleştirinin gerekliliğini de aralarında konuşmuşlardı.

Küresel emperyalizmin Suriye'yle ilgili tüm oyunlarının ve kirli planlarının gerekçesi olarak kullanılan IŞİD, Moskova'nın da işine yaradı ve hava çıkartmasının bu örgütle savaş için olduğunu söyledi.

Rusya'nın Hava Operasyonunun Suriye Halkına Maliyeti

IŞİD'e karşı savaş sadece bahaneydi. Rusya'nın bu örgüte karşı savaşmasının, bu amaçla Suriye'ye hava çıkartması yapmasının da zaten bir anlamı olamazdı, çünkü bu örgütün savaşı Baas'ın işine yarıyordu. O Baas'a karşı savaşan direniş güçlerini hep arkadan vuruyordu.

Rusya'nın çıkartması elbette katil Baas rejimini sıkıştıran direniş güçlerine karşıydı. Fakat özellikle askerî hedefleri vurarak direnişçileri bu yolla yıpratma gibi bir amacı da yoktu. Onun için önemli olan Baas'tan kurtulmak isteyen halkın tümünü yıpratmak, direnişçilere sahip çıkan halkı evlerini ve yurtlarını terk etmeye zorlamak, böylece direniş güçlerini yalnızlaştırmak, onlara destek veren sivil halkın Baas'a destek amacıyla gönderilmiş kara güçleri tarafından kuşatmaya alınmasını sağlayarak stratejik darbeler vurmaktı.

O yüzden saldırıların hedefinde öncelikle sivil halk vardı. Halkı hedef almanın amacı ise onu göçe zorlayarak zulme karşı savaşan direnişçileri halk desteğinden yoksun bırakmak, yalnızlaştırmaktı. O yüzden halka insanî yardım götüren konvoylar hedef alındı. Ekmek dağıtan fırınlar, sağlık hizmeti veren gönüllü ekipler ve gezici sağlık merkezleri vuruldu. Bu da saldırılarda sivil can kaybının çok olmasına yol açtı.

Suriye İnsan Hakları Ağı'nın hazırladığı rapora göre Rusya'nın hava operasyonunu başlattığı 30 Eylül 2015'ten kısmî çekilme işlemini başlattığı 15 Mart 2016 tarihine kadar geçen süre içinde Rus uçaklarının saldırılarında hayatlarını kaybedenlerin sayısı 1984'ü bulmuştu. Bunların büyük çoğunluğunu siviller oluşturuyordu ve 443'ü çocuk, 286'sı da kadındı. Yani ölenlerin %22'si çocuk, %14'ü ise kadın; toplamda %36'dan fazlası savaşın tamamen dışında olan kadın ve çocuk kesiminden oluşuyordu.

Rus uçakları, İran'ın koordine ettiği milis güçlerin "aç bırakma" işkencesi için yürüttüğü kuşatmaların başarıyla yürütülmesi için de destek saldırıları gerçekleştirdi. Kuşatmaları yarma girişimlerini engellemek için gözetlemeler yapılarak saldırılar düzenlendi.

Saldırıların neden olduğu maddi hasar ise henüz tespit edilebilmiş değil.

Saldırıların öncelikli amacı sivil halkı göçe zorlamak ve direnişçileri yalnızlaştırmak olduğundan tehcir politikasının başarıyla yürütülmesini sağlayacak bir strateji güdüldü. Bunda da büyük ölçüde başarılı oldukları söylenebilir. Rusya'nın hava operasyonunu başlatmasından sonra gerek Türkiye'de ve gerekse Avrupa ülkelerinde mülteciler sorununun ciddi bir şekilde gündem oluşturmasının arkasında tabii ki bu tehcir politikasının büyük rolü var.

Çekilme Kararının Sebepleri Konusunda Söylenenler

Rusya'nın ani bir şekilde çekilme kararı alması konusunda farklı yorumlar yapıldı ve muhtelif sebeplere dayandırıldı. Yorumlara göre en önemli sebep Rusya'nın kendi ekonomik sorunlarıydı. Özellikle operasyonla birlikte Türkiye hava sahasını ihlal eden uçaklardan birinin düşürülmesi üzerine Türkiye'yle arasının açılması nedeniyle uyguladığı ambargonun kendi ekonomisine olumsuz yansıması daha fazla olmuştu. Dolayısıyla artık Türkiye'yle arasındaki sorunu tedrici bir şekilde sonlandırmak ve ilişkilerini düzene sokmak istiyordu.

Bazılarına göre asıl sebep Ukrayna meselesiydi. İki cephede birden savaş Moskova'ya ağır külfet yüklediğinden Suriye'ye çıkartma başlatmasından sonra Ukrayna'yla ilgili askerî planlarını askıya almıştı. Ama Ukrayna onun için öncelikli konumda olduğundan askerî tehdit gücünü yeniden bu tarafa yöneltmek istiyordu. ABD'deki ve Avrupa'daki bazı siyasi çevrelerin çekilme kararıyla birlikte Ukrayna konusunda telaşlarının artması da bu yüzdendi.

Bazı yorumculara göre Cenevre görüşmelerinde uluslararası mekanizmaların muhalefet tarafına baskı yapmasını sağlamak amacıyla çekilme işlemini değerlendirme niyeti olması mümkündü.

Bizim kanaatimize göre ise bunların hepsinin belli payı vardı. Fakat bunlara ek olarak önemli sebeplerden biri de direnişçiler tarafından saldırı uçaklarından birinin düşürülmesiydi. Bu uçağın işgalcilere veya rejim güçlerine ait olması önemli değildi. Önemli olan direnişçilerin eline uçak düşürme imkânı sunacak bir hava savunma gücünün geçmeye başlamasıydı. Bunun peşinin gelmesi durumunda Rus işgal güçleri zorlanacak ve belli bir aşamadan sonra yenilgiyi kabul ederek çekilmeye başlamak zorunda kalacaklardı.

Ama Cenevre'de pazarlıkların sürdüğü sırada çekilme kararı verilmesi durumunda yenilgiyi kabul etmiş olarak değil siyasi çözümün önünü açma havasıyla çekilmek imaj kurtarma açısından iyi bir fırsattı. Aynı zamanda bu girişimi Cenevre'de muhaliflere baskı yapılmasını ve rejim tarafının taleplerinin kabul edilmesini sağlama amacıyla değerlendirme imkânı olacaktı. Onun için bu fırsatı değerlendirmek amacıyla tam görüşmelerin başlangıç aşamasında sürpriz bir şekilde kısmî çekilme kararı vermeyi tercih etti.

Bizim tahminimize göre bir diğer önemli sebep de çıkartmanın başlangıcında belirlenen sürenin sonuna yaklaşılmış olmasıdır. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere Rusya aslında bu operasyonu İran'ın ısrarı ve sadece lojistik desteğin yeterli olmayacağı konusunda Putin'i ikna etmesi sebebiyle gerçekleştirdi. Fakat muhtemelen uzun vadeli bir operasyon düşünmemiş, sadece sınırlı süre için planlamıştı. Sivil hedeflere yönelik saldırılara ağırlık vermesi ve insanî yardımları engellemesi de bu yüzdendi. Çünkü en kısa zamanda en büyük zararı vererek halkın çoğunluğunu göçe zorlamak, böylece direnişi halk desteğinden yoksun bırakmak istemişti.

Baas Heyetinin Cenevre'deki Kabadayılığının Arkasında Rusya Desteği Var

Aslında "en kısa sürede en büyük zararı vererek direnişi sıkıştırma" taktiğinin amacına ulaştığını da kabul etmek gerekir. Direnişçilerin, en azından sivil hedeflerin vurulmaması taleplerinin bile sadece sözlü olarak kabul edilip fiili olarak yerine getirilmemesine, Beşşar Esed sultasına son verilmesi taleplerinin ise ön şart olmaktan tamamen çıkarılmasına, rejim heyetinin aynen İran'ın dediği gibi "Esed bizim kırmızı çizgimizdir" demesine rağmen muhalefetin masaya oturma zorunluluğu duyması Rus işgal güçlerinin hiçbir ahlâkî ölçü ve sınır tanımayan, yıkıcı, vahşi saldırılarından, yüz binlerce insanın evlerini terk etmek zorunda kalmasından ve direnişin askerî destek yollarının büyük ölçüde kapatılmasından kaynaklanıyor.

Cenevre'deki görüşmelerde Baas heyetiyle doğrudan görüşmeyi başlangıçta reddeden muhalefet tarafıydı. Ama Rusya'nın çekilme kararı vermesi üzerine, görüşmelerde muhalefeti temsil eden Müzakere Yüksek Komitesi dolaylı görüşmelerden doğrudan görüşmelere geçmeyi kabul edebileceği mesajı verdi. Bunun üzerine katil Esed'in gönderdiği heyetin başkanı Beşşar El-Ca'feri, muhaliflerin Müzakere Yüksek Komitesi üyelerinden Muhammed Alluş'a karşı çirkin bir üslupla "Sen teröristsin. Terörü reddetmediğin ve sakalını kesmediğin sürece ben seninle masaya oturmam" diye aşağılayıcı bir ifade kullandı. El-Caferi'nin kendisinin de yüzünde çene sakal denen bir sakal var. Aynı zamanda dört yüz bin insanî katletmiş vahşi rejimi temsil ediyor. Ama böyle cüretkâr konuşabiliyordu. Bunu yapabilmesinin sebebi ise arkasındaki destek. Ancak tabii İran desteğinin gazının bitmeye başladığı sırada Rusya imdatlarına yetişmeseydi ve kısa sürede büyük tahribata neden olan vahşice saldırılar gerçekleştirmeseydi Esed'in finolarının Cenevre'de böyle kabadayı olmaları mümkün değildi.

Rusya aynı zamanda, aracılık yapan BM'ye onun Cenevre'deki görüşmeleri organize etmek üzere tayin ettiği Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'ya ve bunların arkasında duran küresel güçlere, Suriye'ye yönelik hava çıkartmasında izlediği yöntemin muhalefeti zorladığını hatırlatarak, onları rejim heyetine karşı daha çok taviz vermeye zorlamaları yönünde telkinlerde bulundu.

Baas Rejiminin Varlığını Sürdürüyor Olmasının Sebebi Hava Gücüdür

Aslında katil Baas rejiminin, direnişin altıncı yılında halâ varlığını sürdürüyor olabilmesinin tek sebebi hava gücüdür. Baas hava gücünde görevli pilotların bazılarının kontrollerine verilen uçakları alarak başka ülkelere kaçmaları bazılarının da rejime ait hedefleri vurmaları üzerine diktatör Beşşar Esed pilotlarının birçoğunu İran'ın gönderdiği pilotlarla değiştirdi. Ama bu konu çok fazla gündeme taşınmadı ve rejim uçaklarıyla yapılan saldırıları yine Esed'in hava gücündeki pilotların gerçekleştirdiği düşünüldü.

Ancak sonrasında kara sahasında rejimin ve ona destek amacıyla gönderilen milislerin kaybının artması üzerine Rusya'nın doğrudan müdahalede bulunması istendi. Rus işgal güçleri ise rejimi sıkıştıran direnişçilere karşı savaşmak için değil onlara destek veren silahsız kitleye ağır darbe vurmak için geldiğinden savaş yöntemini değil katliam yöntemini kullandı.

O yüzden Suriye'de direnişin bileğinin güçlendirilmesi ve masa başı pazarlıklarda da kendini daha güçlü hissedebilmesi için eline hava savunma gücü verilmesi gerekir.

Suriye'de direnişin kazanması sadece Suriye halkını değil bölgedeki tüm Müslüman halkları ilgilendiren bir meseledir. Bu ülkede dikta rejiminin yeniden kazıklarının sağlamlaştırılması ve onun arkasında duran işbirlikçi hainlerin oraya iyice yerleşmeleri sadece Suriye ve Türkiye için değil Suudi Arabistan, Ürdün, Filistin, Lübnan ve Irak dâhil bütün bölge için büyük bir tehlike olacaktır.

İrtibatlı Yazılar:

  • Rusya'nın Baas'ı Kurtarma Çıkartması
  • Konuşulması gereken Rusya işgalidir
  • Direnişe hava savunması lâzım
  • Ateşkes oyunu ve IŞİD bahaneli vahşet
  • Tedmur'da Esed kahramanlığı
  • Ateşkes kandırmacası
  • Şeytanın Ordusuna "Dur" Denilmeli
  • Direnişe dört cihetten kıskaç
  • Şeytanın ordusu Suriye'de
  • Suriye'de ortak oyun
  • Suriye direnişinin beş yılı