Ateş Tunus'u da mı sarıyor?

10 Mart 2016 Perşembe, Yeni Akit

Tunus'a parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde bir ziyaretimiz olmuştu. O zaman seçim çalışmalarıyla ilgili dikkatimizi çeken en önemli husus IŞİD tehdidinin öne çıkarılmasıydı. Muhalif partilerin bu örgütün Tunus'ta kök salmaya başlamasında iktidar partilerinin karşısında zayıf kalmasının önemli rolü olduğunu ve yeni dönemde tehlikenin daha da artacağını söylüyorlardı. Böyle bir ihtimal karşısında en çok üzerinde durdukları husus ise iktidardaki Nahda (Diriliş) Partisi'nin IŞİD'in yayılması ve etkisini artırması karşısında yeni dönemde daha da zayıf kalacağı iddiasıydı.

Nahda Partisi yetkilileri de bu yöndeki propagandanın etkili olmasından ve oyların muhalefetteki Batı yanlısı liberal partilere kaymasından endişe ediyorlardı. Çünkü bazı yerlerde gerçekleştirilen eylemler ve hükümetin de bu eylemlerin önüne geçememesi halkta IŞİD'in gücünü ve etkisini artıracağı korkusuna neden olmuştu. Halk arasında, "Nahda Partisi her ne kadar IŞİD yanlısı değilse de bazı radikal kesimlerin tepkilerinden çekindiği için ona karşı çok katı tavır alamıyor, böyle bir politika da örgütün heyecanlı gençleri kendi saflarına çekmesi için çalışmalar ve eylemler yapmasına fırsat veriyor" kanaatini yaymışlardı.

Tahmin edilen gerçekleşti ve bu sonuç Tunus'la ilgili farklı bir yaklaşım ve yorumu da beraberinde getirdi. Çünkü küresel emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileri "Arap baharı" denilen süreçte halkların zaferlerini geri almak için Mısır, Libya ve Yemen'de fitne savaşlarını ateşlemiş, Baltacılar olarak nitelendirilen kesim yoluyla başaramadıklarını da darbecilere yaptırmaya çalışmışlardı. Fakat Tunus'ta bunu seçim yoluyla başarmışlardı. Bu, küresel emperyalizmin Arap dünyasında kontrolü yeniden sağlama stratejisi açısından önemli bir başarı sayılırdı.

Fakat Tunus'ta seçim yoluyla iktidarı alan liberal Batıcı kadronun özellikle ülke ekonomisini yönetmede ve halkın problemlerini çözmede çok başarısız olması bazı toplumsal çalkantılara neden oldu. Ülkede yer yer protesto eylemleri gerçekleştirildi. Bu eylemler muhtemelen ülkede siyasi ve toplumsal alanda bir boşluk ve güven sorunu ortaya çıkmasına yol açtı. Diğer taraftan ülkede iktidar değişimi sürecinde yürüttükleri yoğun çalışmalarla özellikle heyecanlı gençleri saflarına toplamaya başlayan bazı radikal gruplar da Suriye'deki bizim IŞİD veya DAİŞ kısaltmasıyla andığımız ancak kendini "İslâm Devleti" olarak adlandıran yapılanmayı resmen tanıdıklarını ve ona bağlandıklarını iddia ederek faaliyete başladılar. Onların bu örgüte bağlanmaktaki amaçları ise çalıştıkları bölgelerde merkezi yönetimden bağımsız, Suriye ve Irak topraklarında "İslâm Devleti" kurduğunu ileri süren ve kendince hilafet ilan eden yapılanmaya bağlı vilayetler oluşturmaktı.

Özellikle IŞİD'in Libya'daki örgütlenmesiyle yardımlaşarak Libya sınırına yakın bazı bölgelerde bu işi başlattıkları iddiasıyla merkezi hükümet onlara karşı fiili savaş başlattı. Son günlerde Libya sınırı ve Akdeniz'in Tunus içine giren bir körfezi niteliğindeki Buheyretu'l-Biban kıyısı yakınında yer alan Ben Gardane şehri ve çevresinde çatışmalar yaşanıyor. Bu çatışmalarda gerek IŞİD yanlısı gerillalar ve gerekse güvenlik güçleri tarafından onlarca kişinin öldüğü haber veriliyor.

Şimdi burada "IŞİD'in emperyalizmin bir komplosu olduğu ileri sürülüyor. Oysa emperyalizm Tunus'ta fitne savaşına ihtiyaç duymadan seçim yoluyla halkın devrimini geri almış olmanın rahatlığı ve memnuniyeti içinde. Şimdi burada bindiği dalı mı kesiyor?" diye soru akla gelebilir.

IŞİD hem ön, hem de arka kapısı bulunan bir örgüttür. Ön kapıyı çoğunlukla örgütün söylemlerine samimiyetle inanan, kafalarını da bu inanç ve samimiyetle örgüte teslim etmiş olanlar kullanıyor. Arka kapıyı ise onlara yön veren ama bir yandan da global sistemle karanlık ilişkilerini sürdürenler. Bunlar her ne kadar ön kapıdan girenleri, teslim olmuşluklarından istifadeyle iyi yönlendiriyorlarsa da bu arada onların güven ve bağlılıklarını iyi muhafaza etmeleri gerekiyor. Bu şekilde hassas çizgide siyaset yürütmeleri bazı çıkışlara da onay vermelerini gerektiriyor.

Ama bu gibi çıkışlarda kontrol sağlandığı için kesilen dalın yere düşecek tarafına çoğunlukla oyunda kullanılanlar oturtuluyor.

İrtibatlı Yazılar:

  • Şeytanın "Terör" Sopası
  • Dünya mı güçlü IŞİD mi?
  • Küresel mafyanın terör çetesi
  • Dünya mı güçlü IŞİD mi?
  • IŞİD boyası gerçekleri kapatmasın
  • IŞİD üzerinden kahramanlık
  • Terör Ekip Terör Biçmek
  • Sisi'nin Sina haramileri
  • IŞİD kimlere çalışıyor?
  • IŞİD üzerinden kahramanlık
  • Direnişe IŞİD darbesi
  • Suriye'de ortak oyun