13 Haziran 1998 - 18 Safer 1419Cumartesi
Siyonist işgal yönetiminin parlamentosu durumundaki Knesset'in bazı üyeleri Filistin İslami Direniş Hareketi (HAMAS)'la diyaloga geçilmesi gerektiğini dile getirdiler. Verilen haberlere göre bu konudaki görüşler HAMAS'ın manevi lideri Şeyh Ahmed Yasin'in iki aydan fazla süren dış gezisinden sonra Gazze'ye dönmesine izin verilip verilmemesi hususunun tartışıldığı sırada gündeme getirildi.
HAMAS'la diyaloga geçilmesini savunan yahudi parlamenterlerden İşçi Partisi milletvekili Nesim Zwili mensubu bulunduğu partinin Knesset'teki grup toplantısı esnasında yaptığı konuşmada: "HAMAS'ın da siyasi diyalog kapsamına alınması konusunun olumlu bir şekilde ele alınıp incelenmesi gerekir" dedi. Aynı zamanda İşçi Partisi'nin eski genel sekreteri olan Nesim Zwili, konuşmasında HAMAS'ın geniş bir kitle tabanına sahip olduğuna ve tabanının gittikçe de genişlediğine dikkat çekerek bu hareketin salt bir terör örgütü olarak görülmesinin hiçbir yarar sağlamayacağını dile getirdi. Zwili bu görüşünü savunurken HAMAS'ın Filistin halkının hayatını doğrudan etkileyen önemli şahsiyetleri, karizmatik kişiliğe sahip insanları, bilim adamlarını vs. bünyesinde barındırdığına da işaret ederek böyle bir hareketin görmezlikten gelinemeyeceğini belirtti ve: "Artık bu harekete salt bir terör örgütü olarak bakmaya son vermemiz gerekir" dedi.
Öte yandan yahudi yerleşimciler arasında faaliyet gösteren dini bir hareketin lideri durumundaki Haham Menahem Fruman da aynı görüşü savunarak İsrail'in HAMAS'ı tanıması ve FKÖ ile yaptığı gibi onunla da diyaloga girmesi gerektiğini söyledi.
Ancak HAMAS İsrail'le doğrudan bir diyalog içine girmeyi kabul etmiyor ve böyle bir diyalogun İsrail'i meşrulaştırma sürecine katkıda bulunacağı görüşünü savunuyor. Hareketin manevi lideri Şeyh Ahmed Yasin de daha önce yaptığı açıklamada İsrail'le diyalog içine girmeye karşı olduklarını ancak Filistin davasını ilgilendiren bazı konularda Amerika'yla masaya oturabileceklerini söylemişti. Bunun yanı sıra HAMAS, Filistin topraklarının bütünlüğü konusundaki kararlılığından taviz vermemekle birlikte işgal kuvvetlerinin Batı Yaka, Doğu Kudüs ve Gazze'den tamamen çekilmesi şartıyla İsrail'le bir ateşkese gidebileceğini fakat bu ateşkesin İsrail'i tanıma anlamında bir barış olmayacağını bildirmişti.
Ayrıca bkz.
İsrail'in İslami Hareket Karşısındaki Politikası