106.KUREYŞ SURESİ

Birinci ayetinde Kureyş'in adı geçtiğinden böyle adlandırılmıştır. Mekke döneminde indirilmiştir. 4 ayettir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1.Kureyş'i (birbirine) ülfet ettirdiği için,
2.Kış ve yaz yolculuklarında (aralarında) ülfet oluşturduğu için,
3.Şu evin (Kabe'nin) Rabbine ibadet etsinler,
4.Ki o kendilerini açlıktan doyurmuş ve onları korkudan güvene kavuşturmuştur.

107.MAUN SURESİ

"Maun" kelimesi "zekat" veya "komşunun komşuya bıraktığı günlük emanetler" anlamındadır. Sonuncu ayetinde geçen bu kelime sureye ad olmuştur. Çoğunluğa göre Mekke döneminde indirilmiştir. Bazı ilim adamlarına göre ise ilk üç ayeti Mekke, son dört ayeti ise Medine döneminde indirilmiştir. 7 ayettir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1.Dini yalanlayanı gördün mü?
2.İşte o yetimi iter kakar.
3.Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.
4.Şu namaz kılanların vay hallerine:
5.Ki onlar namazlarından habersizdirler,
6.Onlar gösteriş yaparlar,
7.Ve zekatı (veya emaneti) vermezler.

108.KEVSER SURESİ

Birinci ayetinde Resulullah (a.s.)'a Kevser'in verildiği bildirildiğinden böyle adlandırılmıştır. Çok hayır anlamına gelen "kevser"in bu surede neyi ifade ettiği konusunda değişik açıklamalarda vardır. Bazı müfessirlere göre burada Kevser ile Kur'an-ı Kerim kastedilmektedir. Çünkü Kur'an-ı Kerim pek çok hayrı bünyesinde toplamıştır. Bazı müfessirlere göre de burada sözü edilen Kevser cennette, içenin bir daha susamayacağı bir havuz veya ırmaktır. Mekke döneminde indirilmiştir. 3 ayettir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1.Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik.
2.O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.
3.Doğrusu asıl sonu kesik olan, sana kin besleyendir.

Nüzul Sebepleri

Maun Suresi

4-7.İbnu Münzir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre bu ayeti kerimeler münâfıklar hakkında indirilmiştir. Onlar Müslümanlarla biraraya geldiklerinde namaz kılar, ama yalnız kaldıklarında kılmazlardı.

Kevser Suresi

3.Bezzar ve daha başkalarının Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre (yahudilerin ileri gelenlerinden olan) Ka`b ben Eşref Mekke`ye geldi. Mekke müşrikleri onun başına toplanarak: "Sen onların (yahudilerin) başısın. Şu çekilmez, kavminden kopmuşu görmüyor musun, kendisinin bizden üstün olduğunu ileri sürüyor! Oysa biz hacılara hizmet ediyor, onlara su veriyor ve Ka`be`nin hizmetlerine bakıyoruz" dediler. Ka`b bin Eşref de: "Siz ondan üstünsünüz" dedi. Bu olay üzerine (yani müşriklerin Resulullah (a.s.)`ı "sonu kesik" diye itham etmeleri üzerine) bu ayeti kerimeler indirildi. (Bu konuda ayrıca Nisa suresinin 51. ayeti kerimesinin iniş sebebine bakınız.)

İbnu Ebi Hatim`in Suddi`den rivayet ettiğine göre de, bir kimsenin erkek çocukları öldüğünde Kureyşiler onun hakkında: "Filancanın sonu kesildi" derlerdi. Resulullah (a.s.)`ın oğlu ölünce de Asi bin Vâil: "Muhammed`in sonu kesildi" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. Beyhaki de ed-Delail`de bunun benzeri bir rivayeti Muhammed bin Ali`den nakletmiş ve Resulullah (a.s.)`ın ölen erkek çocuğunun adının Kasım olduğunu ifade etmiştir. Yine Beyhaki`nin Mücahid`den rivayet ettiğine göre de bu ayeti kerime Asi bin Vail`in Resulullah (a.s.) hakkında: "Ben onun için bir ad bulacağım" demesi, ardından da Resulullah (a.s.) hakkında "sonu kesik (:ebter)" ibaresini kullanması üzerine indirilmiştir. (Asi bin Vail`in Resulullah (a.s.) hakkında ad bulmaya çalışması hakkında ayrıca Müddessir suresinin 11-26. ayeti kerimelerinin iniş sebeplerine bakınız.)

Birbirinden farklı gibi görünen bu rivayetler aslında birbirlerini açıklamaktadır. Çünkü rivayetlerin ortak bir yanı bulunmaktadır; o da müşriklerin Resulullah (a.s.) hakkında: "Sonu kesik" veya "kavminden kopmuş" ibaresini kullanmaları üzerine bu ayeti kerimenin indiğidir.

Bazı rivayetlerde müşriklerin Resulullah (a.s.) hakkında "ebter (:sonu kesik)" sözünü kullanmalarının onun İbrahim adlı oğlunun ölümünden sonra olduğu ifade edilmiştir. Ancak bunlar zayıftır. Çünkü Resulullah (a.s.)`ın İbrahim adlı oğlu Medine`de vefat etmiştir. Bu sure ise Mekke döneminde indirilmiştir.