ADİYAT SURESİ / 600
10.Göğüslerde olanlar devşirilip (ortaya) konduğu zaman,
11.İşte o gün Rableri onlardan muhakkak haberdardır.

101.KARİ'A SURESİ

"Kari'a", "dehşetle sarsan, çarpan" anlamındadır ve bu surede bununla kıyamet kastedilmektedir. Birinci ayetinde kari'aya yemin edildiğinden böyle adlandırılmıştır. Mekke döneminde indirilmiştir. 11 ayettir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1.Dehsetle sarsacak olan!
2.Nedir o dehşetle sarsacak olan?
2.Sen o dehşetle sarsacak olanın ne olduğunu bilir misin?
4.O gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olurlar.
5.Dağlar da atılmış renkli yün gibi olur.
6.Artık kimin tartıları ağır gelirse,
7.İşte o hoşnut edici bir hayat içindedir.
8.Kimin de tartıları hafif gelirse,
9.Onun anası [1] Haviye'dir. [2]
10.Sen onun ne olduğunu bilir misin?
11.Kızgın bir ateştir.

102.TEKASÜR SURESİ

"Çokluk, çoklukla övünme" anlamındaki "tekâsür" kelimesi bu surenin birinci âyetinde geçtiği için sureye ad olmuştur. Mekke döneminde indirilmiştir. 8 âyettir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1.Çoklukla övünmek sizi oyaladı,
2.Öyle ki kabirleri bile ziyaret ettiniz.
3.Hayır. Yakında bileceksiniz.
4.Sonra yine hayır. Yakında bileceksiniz.
5.Hayır. Kesin bilgiyle bilseydiniz.
6.Andolsun ki, o çılgınca yanan ateşi mutlaka göreceksiniz.
7.Sonra onu kesin görüşle (ayne'l-yakin) göreceksiniz.
8.Sonra o gün nimet(ler)den muhakkak sorulacaksınız.

Dipnotlar

Karia Suresi

1.Yani en son olarak varıp içinde temelli kalacağı yer.

2.Haviye: Uçurum. Cehennemin adlarından biri.

Nüzul Sebepleri

Tekasür Suresi

1-2.İbnu Ebi Hatim`in Bureyde`den rivayet ettiğine göre bu ayeti kerimeler ensardan Harise oğulları (Benu Harise) ile el-Haris oğulları (Benu`l-Haris) hakkında inmiştir. Bunlar birbirlerine karşı övündüler ve birbirlerine karşı sayılarının çokluğuyla üstünlük iddia ettiler. Birileri diğerlerine: "Sizin içinizde şöyle şöyle adamlar var mıdır?" diye sordular. Diğerleri: "Evet öyleleri vardır" diye cevap verdiler. Böylece önce dirilerle övünüp durdular. Sonra işi daha da ileri götürerek: "Hadi kabirleri ziyaret edelim" dediler. Kabristanda ölülerinin kabirlerini göstererek birbirlerine: "Sizin içinizden şunun gibi biri, şunun gibi biri çıktı mı?" dediler. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeleri indirdi.

Bazı rivayetlerde söz konusu övünme ve tartışmanın Sehim oğulları ile Abdu Menaf oğulları arasında gerçekleştiği bildirilmiştir. Bu rivayete göre adı geçen kabileler birbirlerine karşı çoklukla övündüler. Sonra mensuplarını sayma gereği duydular. Abdu Menaf oğulları kabilesinin sayıca çok olduğu ortaya çıkınca diğerleri: "Bu çokluk sadece yaşayanlar açısındandır. Bir de ölülerimizi sayalım" dediler. Bu kez kabristana gidip ölülerini de saydılar ve bu kez Sehm oğulları çok çıktı. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.

Nesefi, Kadı Beyzavi, Hazin, Fahruddin Razi ve Ebu`s-Suud tefsirlerinde ikinci rivayete yer verilmiştir. Celaluddin es-Suyuti`nin Esbâbu Nuzül`ünde ise birinci rivayete yer verilmiştir. Ancak ikinci rivayetin doğru olması daha kuvvetli ihtimaldir. Çünkü müfessirlerin büyük çoğunluğuna göre bu sure (Tekâsür suresi) Mekke döneminde indirilmiştir. Bu ayeti kerimelerin yahudiler hakkında indirildiği çünkü onların mallarının çokluğuyla Müslümanlara karşı övündükleri de rivayet edilmiştir. Ancak bu rivayet zahiri anlama uygun düşmemektedir. Çünkü ikinci ayeti kerimede kabirlerin ziyaret edilmesinden söz edilmektedir ki bunun malla bir ilgisi yoktur. Bu arada bu ayeti kerimelerin genel anlamda mal ve insan çokluğuyla övünme hakkında indirildiği da söylenmiştir. En doğrusunu ancak Yüce Allah bilir.