33.AHZAB SURESİ

Ahzab "gruplar, partiler" anlamına gelir. Bu surede Hz. Peygamber (s.a.s)'e karşı birleşen Arap gruplarından sözedildiği için böyle adlandırılmıştır. Ayrıca 20. ayetinde de Ahzab kelimesi geçmektedir. Medine döneminde inmiştir. 73 ayettir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1.Ey Peygamber! Allah'tan sakın; kâfirlere ve münafıklara itaat etme. Şüphesiz Allah bilendir, hikmet sahibidir.
2.Sana Rabbinden vahyedilene uy. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
3.Allah'a güven. Vekil olarak Allah yeter.
4.Allah bir adamın göğüs boşluğunda iki kalp yaratmamıştır. Kendilerine zıhar yaptığınız ("Sen bana anamın sırtı gibisin" diyerek kendinize haram kıldığınız) eşlerinizi analarınız yapmadı; evlatlıklarınızı da öz oğullarınız saymadı. Bunlar, sizin ağızlarınızda dolaştırdığınız sözlerinizdir. Allah gerçeği söyler ve (doğru) yola iletir.
5.Onları babalarına nisbet ederek çağırın. Bu Allah katında daha adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız onlar dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak yaptığınızdan dolayı size bir günah yoktur. Ancak kalplerinizin bile bile yaptığından dolayı (günah) vardır. Allah bağışlayandır, rahmet edendir.
6.Peygamber mü'minler için kendilerinden daha önceliklidir. Onun eşleri de onların anneleridir. Allah'ın kitabına göre akrabalar birbirlerine (diğer) mü'minlerden ve muhacirlerden, daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız müstesna. Bunlar, Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.

Nüzul Sebepleri

1.Cuveybir`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Mekke`de müşrikler Resulullah (a.s.)`a davasından dönmesini teklif ederek karşılığında mallarının yarısını vereceğini teklif ettiler. Medine`de de müşrikler ve yahudiler davasından dönmemesi halinde kendisini öldürecekleri tehdidinde bulundular. Bu ayeti kerime de bu konuda indirilmiştir.

4.Tirmizi`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.) bir gün Medine`de namaza durdu. Bu sırada hatırına bir şey geldi. Bunu öğrenen münâfıklar: "Görüyor musunuz, onun iki kalbi var. Bir kalbi sizinle bir kalbi de kendiyle" dediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. Bu konuda daha başka rivayetler de nakledilmiştir. Ancak hepsinin ortak yönü insanlardan bazılarının göğüslerinde iki ayrı kalplerinin olduğunun ileri sürülmesine karşı bu ayeti kerimenin indirildiğinin bildirilmesidir.

Ayeti kerimenin: "Kendilerine zıhar yaptığınız ("Sen bana anamın sırtı gibisin" diyerek kendinize haram kıldığınız) eşlerinizi analarınız (yerinde) tutmadı" mealindeki kısmı da cahiliye dönemi Arapları arasında yaygın olan zihar adetiyle ilgili olarak indirilmiştir. Bu adete göre bir kimse karısını boşamak ve onu sonsuza kadar kendine yasak etmek istediğinde ona: "Sen bana anamın sırtı gibisin" der ve bir daha ona yaklaşamazdı.

"Evlatlıklarınızı da öz oğullarınız saymadı" mealindeki kısmında da yine cahiliye Arapları arasında yaygın olan evlat edinme ve bu şekilde evlat edinilenleri öz evlat gibi sayma, onları öz babalarına değil de evlat edinen adamlara nisbet etme adetlerine karşı indirilmiştir. Rivayete göre Resulullah (a.s.) daha kendisine vahiy gelmeden önce kölesi Zeyd bin Harise (r.a.)`yi evlat edinmiş ve amcası Hz. Hamza (r.a.) ile kardeşleştirmişti. Daha sonra Resulullah (a.s.) Zeyd (r.a.)`in boşadığı Zeyneb bintu Cahş`ı nikâhlayınca münâfıklar: "Muhammed oğlunun karısını aldı. Oysa kendisi insanları bundan (yani oğullarının karılarıyla evlenmekten) nehyediyor" diye dedikodular çıkardılar. Bunun üzerine Yüce Allah böyle buyurdu. Bu husustan bu surenin 40. ayeti kerimesinde de söz edilmektedir.

5.Bu ayeti kerime yukarıda işaret ettiğimiz üzere evlat edinilen çocukların öz babalarına değil de onları evlat edinen kişilere nisbet edilmeleri adetine karşı indirilmiştir. Buhari`nin rivayet ettiğine göre Abdullah bin Ömer (r.a.) şöyle söylemiştir: "Biz (Zeyd`i) Zeyd bin Harise değil Zeyd bin Muhammed diye çağırırdık. Sonunda bu ayeti kerime indirildi."