ALİ İMRAN SURESİ / 059
71.Ey kitap ehli! Niçin hakkı bâtıla karıştırıyorsunuz ve bile bile hakkı gizliyorsunuz?
72.Kitap ehlinden bir topluluk dedi ki: "İman edenlere indirilen şeylere günün başında inanın ve sonunda inkâr edin; belki dönerler." [12]
73."Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın." De ki: "Gerçek hidayet Allah'ın hidayetidir. Bir kimseye size verilmiş olanın benzerinin verilmesinden dolayı ve onların Rabbinizin katında aleyhinize deliller getireceği endişesiyle mi (böyle yollara başvurma gereği duyuyorsunuz)!" De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah geniş lütfu olandır ve ilim sahibidir."
74.Rahmetini dilediğine özel kılar. Allah büyük lütuf sahibidir.
75.Kitap ehlinden öylesi vardır ki, kendisine bir kantar mal emanet etsen, onu sana geri verir. Ama öylesi de vardır ki, kendisine bir dinar emanet etsen başına dikilip durmadığın sürece onu sana geri vermez. Bu onların: "Bilgisizlere karşı bizim üzerimizde bir sorumluluk yoktur" demelerinden dolayıdır. Onlar bile bile Allah hakkında yalan söylemektedirler. [13]
76.Aksine, kim ahdine tam olarak uyar ve fenalıktan sakınırsa şüphesiz Allah fenalıktan sakınanları sever.
77.Allah'a vermiş oldukları ahidleri ve yeminlerini az bir değere satanlar var ya, onların ahirette bir nasipleri yoktur. Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz ve kendilerini temize çıkarmaz. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Dipnotlar

12.Yahudilerden bir topluluk mü`minlerin kafalarına şüphe sokmak amacıyla günün erken vakitlerinde Kur`an-ı Kerim`e iman ettiklerini ileri sürmeye, akşama doğru da "biz kendi kitaplarımızdan inceledik, bu kitabın Allah katından gönderilmiş kitap olduğuna dair bir delile rastlayamadık" diyerek inkâr etmeye karar vermişlerdi. Bu yolla Müslümanların da kendi dinleri hakkında şüpheye düşmelerini ve dinlerini terketmelerini sağlamayı amaçlıyorlardı. Yukarıdaki ayeti kerimede de bu olaya işaret edilmektedir.

13.Yahudiler, vahiy ve vahiyle bildirilmiş kitaplar hakkında bir şey bilmemeleri sebebiyle müşrik Araplara "ümmiler (:bilgisizler, cahiller)" demekte ve kendilerinin onlara yaptıkları haksızlıklardan dolayı sorumlu tutulmayacaklarını ileri sürüyorlardı. Daha sonra yahudi olmamalarına binaen Müslümanlar hakkında da benzer şeyler söylemeye başladılar. Ayeti kerimedeki "onlar bile bile Allah hakkında yalan söylemektedirler" ifadesiyle kastedilen şey ise, sözkonusu iddialarını Allah tarafından kendilerine bildirilmiş bir hüküm olarak göstermeye çalışmalarıdır. Yahudiler Allah katından kendilerine böyle bir hüküm bildirilmediğini bildikleri halde bu hükmü Allah`a isnad etmekle, bile bile Allah hakkında yalan söylemiş oluyorlardı.

Nüzul Sebepleri

72.İbnu İshak`ın Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, (yahudilerden) Abdullah bin Sayf, Udeyy bin Zeyd ve Haris bin Avf birbirlerine: "Gelin Muhammed`e ve ashabına indirilen dine sabahleyin inanıp akşama doğru inkâr edelim. Böylece dinleri konusunda onları tereddüde düşürelim. Belki böylece onlar da bizim yaptığımızı yaparlar da dinlerinden dönerler" dediler. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.

73.İbnu Ebi Hatim`in Ebu Malik`ten rivayet ettiğine göre yahudi hahamları kendilerine uyanlara: "Ancak sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" dediler. Yüce Allah da: "Gerçek hidayet Allah`ın hidayetidir" diye buyurdu.

Not: 73. ayeti kerimenin baş tarafının 72. ayeti kerimenin devamı olduğu görülmektedir. Yüce Allah bu iki ayeti kerimede yahudi hahamların gerek kendi aralarında ve gerekse kendilerine uyan avami yahudilere karşı konuştuklarını özlü bir ifadeyle vermiş, sonra da onların bu sözlerine karşı ilahi cevabının ne olduğunu bildirmiştir.

77.Buhari ve Müslim`in rivayet ettiklerine göre Eş`as (r.a.) şöyle söylemiştir: "Benimle yahudilerden bir adam arasında bir arazi meselesi vardı. Meseleyi Resulullah (a.s.)`a götürdük. Resulullah (a.s.): "Senin bir delilin var mı?" diye sordu. Ben: "Yok" dedim. Bu kez, yahudiye: "Yemin et!" diye buyurdu. Ben de: "Ey Resulullah (a.s.)! O zaman o yemin eder ve benim malım da gider" dedim. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.

Buhari`nin Abdullah bin Ebi Evfa`dan naklettiği bir başka rivayete göre de bu ayeti kerime bir yahudinin çarşıda malını satmak için bir Müslümana karşı yemin etmesi üzerine indirildi. İbnu Hacer el-Askalani bu iki rivayet arasında herhangi bir zıtlık olmadığını, ayeti kerimenin her iki olayla da bağlantısının olabileceğini ifade etmiştir.

İbnu Cerir`in İkrime`den rivayet ettiğine göre de bu ayeti kerime yahudilerden, Tevrat`taki Allah tarafından vahyedilmiş bilgileri değiştirerek sonra kendi koydukları şeylerin Allah tarafından vahyedilmiş olduğuna yemin eden Hayy bin Ahtab, Ka`b bin Eşref vs. gibi yahudiler hakkında inmiştir.