BAKARA SURESİ / 030
191.Onları bulduğunuz yerde öldürün ve kendilerini sizi çıkardıkları yerden çıkarın. Fitne öldürmekten daha kötüdür. Orada sizinle savaşmadıkları sürece onlarla Mescidi Haram etrafında savaşmayın. Eğer savaşırlarsa o zaman onları öldürün. Kâfirlerin cezası işte böyledir.
192.Eğer yaptıklarına son verirlerse, Allah bağışlayandır, rahmet edendir.
193.Fitne kalmayıncaya ve din Allah'ın oluncaya kadar [38] onlarla savaşın. Eğer onlar vazgeçerlerse, zalimlerden başkalarına düşmanlık edilmez.
194.Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler de karşılıklıdır. Size kim saldırıda bulunursa, onun size saldırdığı kadar siz de ona saldırın. Allah'a karşı gelmekten de sakının ve bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir.
195.Allah yolunda harcamada bulunun ve kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
196.Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer alıkonulursanız kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Gönderdiğiniz kurban yerine ulaşıncaya kadar saçlarınızı traş etmeyin. Hasta olan veya başından bir rahatsızlığı olan (bundan dolayı traş olan) kimsenin üzerine ya oruç, ya sadaka veya kurban olarak fidye gerekir. Güvene kavuştuğunuz zaman, her kim hacca kadar umre ile yararlanmak isterse kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir. [39] Kim (kurban kesme imkanı) bulamazsa üç gün hacc esnasında yedi gün de döndükten sonra oruç tutması gerekir. Böylece tam on gün oruç tutar. Bu hüküm ailesi Mescidi Haram yakınında oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah'ın cezası pek şiddetlidir.

Dipnotlar

38.Hakimiyet tam anlamıyla Allah`ın dininin oluncaya kadar.

39.Yani eğer bir kimse hacc mevsimi girmeden önce umre yapar ve aynı yıl içerisinde hac yapmaya da niyet ettiği halde aradaki zaman süresinin uzun olması sebebiyle üzerinden ihram yasaklarının kalkması için ihramdan çıkarsa haccını tamamladıktan sonra kolayına gelen bir kurban kesmesi gerekir. Bu hacc şekline temettu haccı denmektedir.

Nüzul Sebepleri

195.Ebu Davud, Tirmizi, İbnu Hibban, Hakim ve daha başkaları Ebu Eyyub el-Ensari (r.a.)`nin şöyle söylediğini rivayet etmişlerdir: "Bu ayeti kerime biz ensar topluluğu hakkında inmiştir. Allah İslâm`ı kuvvetlendirince ve destekçileri de çoğalınca biz kendi aramızda gizlice: "Mallarımız zayi oldu. Yüce Allah da zaten İslâm`a güç kazandırdı. Artık mallarımızın başında durup da onlardan zayi olanları düzeltsek" dedik. Bunun üzerine Yüce Allah bize cevap olarak bu ayeti kerimeyi indirdi. Burada tehlike ile kastedilen savaştan geri kalarak malların başında durup onları düzeltmeye çalışmaktır."

Taberani`nin Cubeyre bin Dahik`ten rivayet ettiğine göre ensar önceleri çok sadaka verir ve Allah`ın dilediği üzere harcamada bulunurlardı. Bir yıl darlığa düştüler ve bu yüzden vermemeğe başladılar. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.

196.İbnu Ebi Hatim`in Safvan bin Umeyye (r.a.)`den rivayet ettiğine göre bir adam Zaferan sürünmüş halde ve üzerinde de bir cübbe olarak Resulullah (a.s.)`a geldi: "Ey Resulullah (a.s.)! Benim umrem hakkında bana ne emredersin?" diye sordu. Bunun üzerine Yüce Allah: "Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın" âyetini indirdi. Resulullah (a.s.): "Umre hakkında soru soran kişi nerde?" diye buyurdu. Adam: "Burdayım" dedi. Resulullah (a.s.) da şöyle buyurdu: "Üzerindeki elbiseni çıkar, sonra guslet ve yapabildiğin kadarıyla burnunu temizle, sonra hac esnasında yaptıklarını umrende de aynen yap."