İslâm âleminde darbe geleneği

27 Şubat 2014 Perşembe-1 Mart Cumartesi, Yeni Akit

Ümmetin birliğini ve idari otoriteyi temsil eden hilafetin etkisiz hale getirilmesinden sonra İslam coğrafyasının küçük parçalara ayrılması dışarıdan yönlendirilen müdahalelere kapıları açık bırakan yönetim sorunlarını da beraberinde getirdi. Bu müdahaleler çoğu zaman halktan değil dış güçler tarafından desteklenen darbeler vasıtasıyla gerçekleştirildi. Sadece yarım asırlık süreye onlarca darbenin sığdırıldığı görülecektir.

Afganistan'da 1973'te Sovyetler'in desteğiyle gerçekleştirilen askeri darbeyle Zahir Şah tahttan indirildi ve yerine Davud Han geçti. O da Nisan 1978'deki darbeyle tahttan indirildi ve yerine Nur Muhammed Teraki geçti. Onun sultası Eylül 1979'da Hafızullah Emin'in darbesiyle son buldu. İç kavga Emin döneminde arttı ve darbeler sonra devam etti.

Bangladeş'in ilk cumhurbaşkanı Muciburrahman 20 Ocak 1975'te darbeyle görevden alınıp öldürüldü ve yerine General Saim geçti. Saim'den sonra yönetimi alan Ziyaurrahman 31 Mayıs 1981'de bir subay tarafından öldürüldü. Bu cinayetten altı ay sonra gerçekleştirilen seçimlerle cumhurbaşkanlığına seçilen Abdüssettar, 24 Mart 1981'de General Hüseyin Muhammed Erşad'ın darbesiyle görevden uzaklaştırıldı. Erşad cuntası 5 Aralık 1990'a kadar sürdü.

1960'ta Fransa'dan bağımsızlığını elde eden Benin (Dahomey)'de ilk seçimleri kazanan Dahomey Birlik Partisi'nin iktidarına Ekim 1963'te darbeyle son verildi. Bu ülkede 1963-72 arasında altı darbe gerçekleşti.

Eski adı Yukarı Volta olan Burkina Faso'nun bağımsızlığını almasından beş buçuk yıl sonra 3 Ocak 1966'da Yarbay Sangoule Lamizana liderliğinde darbe gerçekleştirildi. 1974'te şeklen sivil yönetime geçildikten sonra da Lamizana kendini cumhurbaşkanı seçtirdi ve 1977'de sivil parlamentoyu dağıtarak yeniden cuntaya döndü. Onun sultasına 1980'de darbeyle son veren Albay Saye Zerbo'nun yönetimi de 1982'de Jean Baptiste Uedraogo darbesiyle son buldu. Bir yıl geçmeden Libya yanlısı Yüzbaşı Thomas Sankara darbe düzenledi.

Cezayir'in Fransa işgalinden kurtulmasından sonra cumhurbaşkanı seçilen Ahmed bin Bella, 19 Haziran 1965'te Albay Huvari Bumedyen'in darbesiyle devrildi. Ardından sosyalist cuntaya mahkum olan ülkede 1988 halk ayaklanmasından sonra çok partili sisteme geçildi. Ancak ilk genel seçimleri İslami Kurtuluş Cephesi (FIS)'nin ezici çoğunluğun oyuyla kazanması üzerine 16 Ocak 1992'de yeniden darbe gerçekleştirilerek tekrar cunta yönetimine geçildi.

11 Ağustos 1960'ta Fransa'dan bağımsızlığını elde eden Çad'da Nisan 1975'te General Felix Maloum, Mart 1991'de de İdris Debi tarafından darbe gerçekleştirildi.

Endonezya'yı 21 Mayıs 1998'e kadar diktayla yöneten cumhurbaşkanı Orgeneral Suharto 22 Şubat 1967'de darbeyle yönetimi ele geçirmişti.

Afrika ülkelerinden Gabon'un, 17 Ağustos 1960'ta bağımsız olmasından sonra ilk devlet başkanlığına getirilen Leon M'ba Şubat 1964'te askeri darbeyle yönetimden uzaklaştırıldı. Ancak Gabon'u 1839-1960 yılları arasında işgal altında tutan Fransa'nın müdahalesi üzerine darbeciler çekilmek zorunda kaldılar.

10 Eylül 1974'te Portekiz'den bağımsızlığını elde eden Gine-Bissau'nun ilk cumhurbaşkanı Luis Cabral 14 Kasım 1980'de darbeyle görevden uzaklaştırıldı. Cunta lideri Jao Bernardo Vieira 7 Mayıs 1999'a kadar saltanatını sürdürdü. 2005'te seçimle lider oldu ve 2009'da suikastla öldürülünceye kadar liderliği sürdürdü.

Irak'ta 15 Temmuz 1958'de krallık yönetimine son verilmesinden sonra cumhurbaşkanlığına getirilen Abdülkerim Kasım 9 Şubat 1963'te darbeyle yönetimden uzaklaştırıldı. Bu darbeden sonra yönetimi sosyalist ve Arap kavmiyetçisi Baas Partisi ele geçirdi. Sonra Baasçılar aralarında kavga ettiler ve 17 Temmuz 1968'deki ikinci darbeyle yönetim tamamen ordu içindeki Baasçılara geçti. 1979'da da Saddam Hüseyin inisiyatifi ele geçirerek tek lider sultasına dayalı bir Baas diktatörlüğünü hakim kıldı.

Kamerun'da 6 Nisan 1984'teki darbeyle ülkenin ikinci cumhurbaşkanı Paul Biya yönetimden uzaklaştırıldı. Ancak darbeciler Müslüman subaylar, Biya da sömürgeci güçlerin adamı olduğundan darbeci subaylar geri çekilerek yönetimi yeniden ona terk etmek zorunda bırakıldılar.

Bunlar İslâm âleminde yarım asırlık süreye sığdırılan darbelerin hepsi değil. Onun için listeye devam etmemiz gerekiyor.

Komor Adaları'nın bağımsız olmasından sonra ilk cumhurbaşkanlığına getirilen ve Batı hayranlığıyla tanınan Ali Suveylih, 1978'de Ahmed Abdullah liderliğinde gerçekleştirilen askeri darbeyle yönetimden uzaklaştırıldı. Darbeciler Ekim 1978'de yürürlüğe koydukları anayasayla ülkenin adını Komorlar Federal İslam Cumhuriyeti olarak değiştirdiler. Ahmed Abdullah'ın ülkenin İslami kimliğini önemsemesi Batılıları rahatsız ettiği için Kasım 1989'da bir suikastla öldürüldü ve yerine Said Muhammed Çuhar geçirildi.

Libya'nın bağımsız olmasından sonra ülkenin krallığına getirilen İdris Senusi, 1 Eylül 1969'da Yüzbaşı Muammer Kaddafi'nin yönlendirdiği askeri darbeyle tahttan indirildi. Kaddafi'nin hâkim kıldığı dikta yönetimine 17 Şubat 2011'de patlak veren halk devrimiyle son verildi.

22 Eylül 1960'ta bağımsız olan Mali'nin ilk devlet başkanı Modibo Keita, Kasım 1968'de askeri darbeyle yönetimden uzaklaştırıldı ve yerine Yoro Diakite geçti. Sonrasında cumhurbaşkanlığı hep asker kökenlilerde oldu. 2002-2012 arasında on yıl cumhurbaşkanlığı yapan yine asker kökenli Amadou Toumani Touré, 22 Mart 2012'de General Amadou Haya Sanogo'nun darbesiyle devrildi. Cunta ülkede kontrolü sağlayamayınca sivil kesimle anlaşarak geçici hükûmet kurulmasını kabul etti. Ama yine yönetimden tamamen elini çekmedi. Tuareg örgütlerinin siyasi istikrarsızlıktan yararlanarak ülkenin önemli bir kısmında hâkimiyeti ele geçirmeleri üzerine de Fransa müdahale etti.

Mısır'da krallık yönetimi 1952'de Tümgeneral Muhammed Necib liderliğinde gerçekleştirilen darbeyle son buldu. Ancak General Necib de iki yıl sonra 25 Şubat 1954'te Cemal Abdünnasır darbesiyle görevden uzaklaştırıldı. Sonrasında kurulan dikta yönetimi 25 Ocak 2011 halk devrimiyle devrildi. Halkın oylarıyla başa geçen ilk sivil cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye karşı da 3 Temmuz 2013'te General Abdülfettah Sisi tarafından darbe gerçekleştirildi.

26 Kasım 1960'ta bağımsız olan Moritanya'da 10 Haziran 1978'de gerçekleştirilen askeri darbeyle yönetimi Albay Mustafa Veled Salek ele geçirdi. Ardından çeşitli kargaşalar yaşayan bu ülkede 10 Aralık 1984 darbesiyle Albay Muaviye Veled Seyyid Ahmed et-Tayi yönetimi ele geçirdi. O Suud kralı Fehd'in cenazesine katılmak üzere ülke dışına çıktığında yönetimine karşı sivil bir darbe gerçekleştirildi ve ülkesine dönemedi.

Orta Afrika ülkelerinden Nijer'in 3 Ağustos 1960'ta bağımsız olmasından sonra ilk cumhurbaşkanlığına seçilen İlerici Nijer Partisi lideri Hamani Diori, 15 Nisan 1974'te gerçekleştirilen askeri darbeyle devrildi ve yerine Seyni Kunçe geçti.

İslam âleminde en çok darbe ve kargaşa yaşayan, en uzun süre cuntaya mahkûm olan ülkelerden biri yine Orta Afrika ülkelerinden Nijerya'dır. 1 Ekim 1960'ta bağımsızlık elde etmesinden sonra ilk cumhurbaşkanı olan Sir Ebu Bekir Tafeva Baleva 15 Ocak 1966'da askeri ayaklanmada öldürüldü. Yönetimi ayaklanmayı bastıran genelkurmay başkanı Tümgn Jhonson Aguiyi - Ironsi aldı. Ama onun yönetimi 29 Temmuz 1966'da darbeyle son buldu ve Korg Yakub Gawon başa geçti. Onun yönetimi de 29 Haziran 1975 darbesine kadar sürdü. Darbeci Tuğgn Murtala Ramat Muhammed başa geçti. Onun 13 Şubat 1976'da öldürülmesi üzerine yerine Olusegun Obasanjo geçti. Yerine 11 Ağustos 1979'da seçimle devlet başkanı olan ilk kişi durumundaki Hacı Şehu Şugari geçti ve yerini 31 Aralık 1983'te darbe gerçekleştiren Tümgn Muhammed Buhari aldı. Onun yönetimi de 27 Ağustos 1985'de Tümgn İbrahim Babangida darbesiyle son buldu. O siyasi baskılara teslim olarak 4 Ocak 1993'te Geçici Yönetim Kurulu oluşturmayı, 26 Ağustos 1993'te de devlet başkanlığından çekilmeyi kabul etti. Geçici Yönetim Kurulu işbaşındayken 12 Haziran 1993'te gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerini görevi devralamadan zindanda hayatını kaybeden Sosyal Demokrat Parti adayı Mesut Abiola kazanmıştı. General Babangida seçimleri iptal etti. Halkın tepkisi sebebiyle ülke uzun süre kargaşa yaşadı ve sonuçta 17 Kasım 1993'te General Sani Abaşa yönetime el koydu. Onun ölümünden sonra da yerine diktatör Abdüsselam Ebu Bekir geçti.

14 Ağustos 1947'de Hindistan'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Pakistan'da 5 Temmuz 1977'de Org Muhammed Ziyaü'l-hak'ın gerçekleştirdiği askerî darbeyle Başbakan Zülfikar Ali Butto ve Cumhurbaşkanı Fevzullah Çavdara görevden uzaklaştırıldı. Ziyaü'l-hak, 17 Ağustos 1988'de uçağının bir suikastla düşmesi sonucu hayatını kaybedinceye kadar yönetimini sürdürdü. Sonra sivil yönetimlere geçildi. Sivil liderlerden Nevaz Şerif'in hükûmeti de General Perviz Müşerref'in 12 Kasım 1999'da gerçekleştirdiği darbeyle devrildi ve yeniden askerî yönetime geçildi. General Müşerref kendini iki kez cumhurbaşkanı seçtirdi ve bu yolla 18 Ağustos 2008'e kadar yönetimde kaldı.

1961'de bağımsız olan Sierra Leone'de, 1967 seçimlerini kazanan Tüm Halklar Kongresi (APC) lideri Siaka Stevens'in iktidarına 27 Mart 1967'de Albay Andrew Juxon Smith'in darbesiyle son verildi. Onun iktidarı 18 Nisan 1968'e kadar sürdü. Bu tarihte astsubayların gerçekleştirdiği bir başka darbeyle sivil yönetime geçildi ve Stevens tekrar başbakanlığa getirildi. Fakat ne yazık ki Stevens de bir dikta yönetimini hâkim kıldı. Onun kurduğu diktatörlüğe 29 Nisan 1992'de yüzbaşı Valentine Strasser'in darbesiyle son verildi. Sierra Leone bu olaylar yüzünden 1991-2001 arasında iç savaş yaşadı.

1960'a kadar İngiltere ve İtalya arasında paylaşılmış olan, o yıl her iki kısmı da bağımsızlığını elde ettikten sonra birleşen Somali'de Tümgeneral Muhammed Siyad Berri 21 Nisan 1969'da gerçekleştirdiği darbeyle yönetimi alarak sivil cumhurbaşkanı Şarmarke'yi öldürdü. Katı bir dikta yönetimi kuran Berri'nin saltanatı, halk ayaklanması karşısında Ocak 1991'de ülkeyi terk etmek zorunda kalmasına kadar sürdü.

1 Ocak 1956'da bağımsızlığını ilan eden Sudan'da Albay Cafer Numeyri, 25 Mayıs 1969'da gerçekleştirdiği askerî darbeyle Muhammed Ahmed Mahcub iktidarına son verdi. Komünist Binbaşı Hâşim el-Atta 19 Temmuz 1971'de gerçekleştirdiği askeri darbeyle Numeyri yönetimine kısa süreliğine ara verdi. Ancak halkın komünist darbeye tepki göstermesi üzerine Numeyri üç gün içinde toparlanarak yeniden yönetime geçti. Genelkurmay başkanı General Abdurrahman Suvaruzzeheb 6 Nisan 1985'te gerçekleştirdiği askeri darbeyle Numeyri'nin on altı yıllık iktidarına son verdi. Suvaruzzeheb bir yıl sonra seçim gerçekleştirerek sivil yönetime geçiş sürecini başlattı. Kurulan sivil yönetim 30 Haziran 1989'da Genelkurmay başkanı General Ömer Hasan Ahmed el-Beşir'in darbesiyle son buldu. Daha sonra seçimlerle cumhurbaşkanlığına geçen el-Beşir'in iktidarı devam ediyor.

Suriye'nin bağımsızlık sonrası ilk cumhurbaşkanı Türk asıllı Şükri el-Kuvvetli'nin yönetimine 1949 darbesiyle son verildi. Ardından bir darbeler ülkesine dönen Suriye'de 1949, 1954, 1961, 1962, 1963, 1966 ve 1970'te çok sayıda darbe gerçekleştirildi. Son darbeyi de 23 Kasım 1970'te Hafız Esed gerçekleştirdi. O 2000 yılında ölünce saltanatı oğlu Beşşar Esed devraldı. O da saltanatını Rusya ve İran'ın asker ve silah desteğiyle, halkı vahşice imha ederek, günde ortalama 200 kişiyi öldürerek sürdürüyor.

20 Mart 1956'da resmen bağımsız olan Tunus'ta "milli kahraman" numarasıyla devletin başına geçen ve Batı hayranı bir diktatörlük rejimini hâkim kılan Habib Burgiba'nın sultasına, Zeynelabidin bin Ali'nin 7 Kasım 1987'de gerçekleştirdiği polis darbesiyle son verildi. Burgiba diktasından daha katı olan Bin Ali diktatörlüğü Kasım 2010'da patlak veren halk ayaklanması sebebiyle 14 Ocak 2011'de diktatörün ülke dışına kaçmak zorunda kalmasıyla son buldu.

Uganda'da Milton Obote 25 Ocak 1971'de İdi Amin darbesiyle devrildi. Onun 1979'a kadar süren yönetimi Tanzanya desteğiyle gerçekleştirilen darbeyle son buldu ve Yusuf Lule cumhurbaşkanı oldu. Uganda sonra çeşitli çatışmalara sahne oldu.

Kuzey Yemen'de imamlar yönetiminin son lideri İmam Seyfulislâm sadece dokuz gün tahtta kaldıktan sonra 27 Eylül 1962 darbesiyle indirilerek cumhuriyet rejimi ilan edildi ve Abdullah Selâl cumhurbaşkanı yapıldı. 30 Kasım 1967'de İngiltere'den bağımsız olan Güney Yemen'in ilk cumhurbaşkanı Kahtan eş-Şaabi de 22 Haziran 1969'da komünist darbeyle düşürüldü. İki Yemen 22 Mayıs 1990'da birleşti.