Amman'dan Selamlar

18 Kasım 2006 Cumartesi, Vakit gazetesi

Bu yazıyı size Ürdün Haşimi Krallığı'nın başkenti Amman'dan yazıyorum. Bu benim Amman'a yedinci seyahatim. Bu sebeple artık Amman'la bayağı haşır neşir olduğumuzu ve epey tanıdık edindiğimizi söyleyebiliriz. Amman'da çıkan haftalık es-Sebil gazetesinde yazılarımızın yayınlanması sebebiyle de Ürdün'deki İslâmî camia ile gıyabi bir bağlantımız oluştu. Bu yüzden ismimiz yeni tanıştığımız kişilere yabancı gelmiyor. Çünkü Türkiye'deki gelişmeleri merak ediyorlar ve bizim gönderdiğimiz bilgileri de önemsiyorlar.

Buraya gelişimizin amacı Müslüman Kardeşler cemaatinin kurucusu ve yirminci yüzyılda İslâmî hareketin şekillenmesinde öncü vazifesi gören İmam Hasan el-Benna'nın doğumunun yüzüncü yılı münasebetiyle düzenlenen kültürel etkinliklere katılmak. Bugünkü yazımızda bu etkinliklerden ve İmam el-Benna'dan pek söz edemeyeceğiz. Allah nasip ederse bu işi Türkiye'ye döndüğümüzde yapmayı düşünüyoruz.

Buraya Türkiye'den Prof. Dr. Ahmet Ağırakça ve SP İstanbul İl Yönetim Kurulu'ndan ve Marmara bölge müfettişlerinden Abdülvehhab Ekinci ile birlikte geldik. Ekinci, Milli Görüş hareketinin lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı temsilen etkinliklere katılıyor.

Etkinliklerin İmam el-Benna'yı anma ve onun hakkında daha geniş bilgiye sahip olmanın yanı sıra çok değerli dostlarla bir araya gelme açısından da bizim için çok faydası oldu. Etkinliklere dünyanın değişik ülkelerinden davet edilenler var. Fakat ev sahipliğini Ürdün Müslüman Kardeşler cemaatinin yapması sebebiyle iştirak edenlerin büyük çoğunluğunu bu cemaatin mensupları oluşturuyor. Cemaatin ileri gelenleri de programlara iştirak edenlerin arasındaydı.

Bu vesileyle bir araya geldiğimiz dostlardan biri benim açımdan özel yeri olan değerli dostumuz ve büyüğümüz Suud Ebu Mahfuz'du. Aynı zamanda yazılarımızı yayınlayan es-Sebil gazetesinin de Yayın Kurulu başkanı olan Suud Ebu Mahfuz, Ürdün Müslüman Kardeşler cemaatinin son dâhili seçimlerinde bu cemaatin de Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. Bu münasebetle Genel Murakıb'ın yardımcılığını yapıyor. Geçtiğimiz yaz İstanbul'da misafirimiz olan ve birlikte Konya'ya giderek konferanslar verdiğimiz, radyo ve televizyon programları düzenlediğimiz Ebu Mahfuz bize de burada Mescidi Aksa, Kudüs ve Filistin hakkında görüntülü bir konferans verdi. Ebu Mahfuz bu konularda uzman bir kişi olarak ün yaptığı gibi bu konularda bilgilendirme amacıyla biriktirdiği oldukça zengin fotoğraf, hareketli görüntü ve doküman arşivi mevcut. Onun arşivi bizim de işimize yarıyor tabii ki.

Bir araya geldiğimiz bir diğer kıymetli büyüğümüz yine Müslüman Kardeşler'in ileri gelenlerinden Prof. Dr. Hemmam Said oldu. Amman Üniversitesi Şeriat Fakültesi'nde uzun süre hadis alanında öğretim görevlisi olarak hizmet veren Hemmam Said ilmî alanda Ürdün'ün değerli otoritelerinden. Emekli olduktan sonra gönüllü olarak fıkhî alanda bilgilendirme hizmeti veriyor ve pek çok insan kendisine bu konuda müracaat ediyor. Bu sebeple cemaatin müftüsü olarak anılıyor. Onunla da uzun süreden beri tanışıklığımız var. Kendisi Türkiye'ye geldiğinde bizimle görüşmeyi ihmal etmediği gibi biz de her Ürdün seyahatimizde onu özel olarak ziyaret ederiz Allah'ın izniyle.

Görüştüğümüz bir diğer kıymetli insan, bizim için istisnaî bir yeri olan pek değerli gönül dostumuz ve büyüğümüz İbrahim Goşe oldu. Uzun yıllar HAMAS'ın resmi sözcülüğünü yapan İbrahim Goşe'nin bu görevi sürdürmesi Ürdün yönetimi tarafından engelleniyor.

Müslüman Kardeşler'in Lübnan kanadı durumundaki Cemaati İslâmiye'nin sesi olan el-Eman gazetesinin Yazı İşleri Müdürü ve kendisiyle çok önceden tanıştığımız İbrahim el-Mısrî'yle de etkinlikler vesilesiyle bir araya geldik.

Bu isimlerin yanı sıra Ürdün'deki Müslüman Kardeşler'in siyasi kanadı sayılabilecek İslâmî Çalışma Cephesi'nin eski genel başkanı Hamza Mansur, cemaatin genel murakıbı Salim Fellahat, bir önceki dönemde genel murakıplığını yapan Abdülmecid Zenibat, İslâmî Çalışma Cephesi'nin oldukça aktif ve cesur çıkışlara sahip milletvekili Ali el-Atum, Mısır'daki Müslüman Kardeşler'in ileri gelenlerinden Muhammed Amara ve Abdulmunim Ebu'l-Futuh ile de bu vesileyle bir araya gelme ve görüşme fırsatı bulduk. Tabii bunların dışında da pek çok değerli insanı saymak mümkün. Ama biz özellikle önceden irtibatlı olduğumuz isimleri zikretmeyi tercih ettik.

Ne yazık ki İmam el-Benna'nın oğlu Ahmed Seyfulislam ve üç kızı da programa katılmayı istemelerine rağmen Mısır'daki totaliter rejim tarafından Kahire'den dışarı çıkmaları engellendi.

p>