Afganistan'da Hareketlilik

9 Eylül 2006 Cumartesi, Vakit gazetesi

Lübnan'da meydana gelen savaş ve işgalci siyonist devletin büyük bir vahşet sergilemesi İslâm dünyasının diğer bölgelerindeki hareketlilikleri gölgede bıraktı. Oysa İslâm dünyasının diğer dört önemli çatışma bölgesi olan Filistin, Irak, Çeçenistan ve Afganistan'da da hareketlilik bütün hızıyla devam ediyordu.

Geçtiğimiz hafta arka arkaya iki gün yazdığımız yazılarda Irak'ta meydana gelen ama Lübnan'daki savaş sebebiyle gölgede kalan bazı gelişmeleri gündeme getirmeye çalıştık. Fakat o yazılarda daha çok Irak halkını ve direnişini zorlayan önemli sorunlar üzerinde durmaya çalıştık. Irak'taki gelişmeler tabii sadece bunlardan ibaret değildir. Bir yandan işgal güçleri de kan kaybetmeye devam etmektedirler. Bu kan kaybı ABD'nin kendi içinde de ciddi sorunlar yaşamasına sebep olmaktadır. Bu sebeple geçen hafta Bush, ABD'nin Irak'taki askeri varlığını savunma amaçlı konuşmalar yapmaya, bu konuda gerek siyasi çevreleri ve gerekse halkı ikna amaçlı açıklamalarda bulunmaya ihtiyaç duydu. Bütün bunlara ihtiyaç duyması itiraz seslerinin yeniden yükseldiğinin göstergesiydi. Bunun yanı sıra Irak'taki Amerikan işgal güçlerinin sayısının 140 bine çıkarılması yönünde de karar alındı. Bu da ABD'nin Irak'taki askeri varlığının kontrolü sağlayamadığını, işgal güçlerini kademeli bir şekilde azaltacağı yönündeki vaadinde de samimi olmadığını ortaya koyan bir gelişmeydi. Bütün bu gelişmelerle eş zamanlı olarak Amerikan işgal güçleri Irak'taki çatışmalarda önemli kayıplar da verdiler. Ancak Amerikan emperyalizminin orada zor durumda olduğunun ve sürekli kayıp verdiğinin dünya kamuoyu, özellikle de Amerikan kamuoyu tarafında bilinmesi istenmediğinden bir karartma yapılmaktadır.

Aslında ABD Irak'taki işgalin artık sırtında ciddi bir yük oluşturduğunu ve bu yükü taşımanın kendisine sürekli kayıp verdirdiğini, bu bataklıktan düzlüğe çıkmanın tek yolunun da işgale son vermek suretiyle sırtındaki yükü atmak olduğunu kabul etme noktasına gelmiştir. Tahmin ediyoruz ABD yöneticileri bunu kamuoyuna açıklamasalar da kendi aralarında kabul etmiş durumdadırlar. Fakat böyle bir işi işgalci siyonist devletin Lübnan'da ağır darbe yemesinden sonra yapmayı riskli görüyorlar. Çünkü siyonist devleti en çok sıkıntıya sokan sorun güvenlik sorunudur. ABD'nin Irak'ta, siyonist devletin Lübnan'da yenilgiyi kabul etme noktasına gelmesi işte bu güvenlik sorununun özellikle psikolojik boyutunun ciddi şekilde artmasına sebep olacaktır. Tahmin ediyoruz işte bu sebepden dolayı ABD Irak'taki yükü ağırlığına ve külfetine rağmen sırtında taşımaya devam etme ihtiyacı duymaktadır. Kuvvetli ihtimalle de onu buna Amerika'daki siyonist lobiler ve işgalci siyonist devlet zorlamaktadır.

Irak'ta bu durumla karşı karşıya olan Amerikan emperyalizmi Afganistan'da da ciddi şekilde kan kaybediyor. Gerçi medyadan, Afganistan'la ilgili olarak bol keseden Talibân militanı doğraması haberleri alıyoruz. "60 Talibân militanı öldürüldü, 100 Talibân militanı öldürüldü" türünden haberlere gözümüz ve kulağımız iyice alıştı. Ama bu haberleri, artık bu tür haberlerle kendilerine moral verilmesi istenen Amerikan kamuoyunun da inandırıcı bulmadığını sanıyoruz. Ne var ki Afganistan'dan paketlenip de Amerika'ya gönderilen işgalci asker tabutlarının inkâr edilecek bir yanı bulunmamaktadır. Her ne kadar ABD, dünyanın muhtelif noktalarında kurduğu işkence merkezlerinde sergilediği vahşeti gizlediği gibi bu tabutların birçoğunu kamuoyundan gizlemeye çalışsa da.

Son olarak Kâbil'deki ABD büyükelçiliği yakınında gerçekleştirilen bir eylemde en az 17 kişi öldürüldü. Bomba yüklü arabayla gerçekleştirildiği bildirilen eylemde öldürülenlerden 7'sinin işgalcilerden olduğu bildirildi. İtalyan Haber Ajansı olayda dört İtalyan askerinin de yaralandığını duyurdu.

Eylemi Tâlibân üstlendi ve ajansların verdiği haberlerde eylemdeki metodun Talibân'ın daha önce Amerikan işgal güçlerine karşı gerçekleştirdiği eylemlerde başvurduğu metodun aynısı olduğu vurgulandı.

ABD, Afganistan'da kayıplarını asgariye indirebilmek için askeri yükün önemli bir kısmını NATO'ya devretmişti. NATO güçleri de geçtiğimiz günlerde geniş çaplı bir kara operasyonu başlattıklarını bildirmişlerdi. NATO'nun verdiği bilgiye göre bu operasyonda en az sekiz bir kara askeri harekete geçirilmişti. Fakat gelişmeler NATO güçlerinin hâkimiyeti sağlayamadıkları gibi ağır darbelerde yine öncelikle Amerikan işgal güçlerinin hedef alındığını, dolayısıyla ABD'nin oradaki kan kaybının devam ettiğini gösteriyor.