Yetimler Buluşması

9 Haziran 2006 Cuma, Vakit gazetesi

"O seni bir yetim olarak bulup da barındırmadı mı?" (Duha, 93/6) Ümmetin önderi, büyük insan Hz. Muhammed (s.a.s.) de bir yetimdi. Yetim olarak dünyaya gelmiş ve Yüce Allah'ın istisnaî himayesiyle barındırılmış, gözetilmiş ve daha peygamberlikle görevlendirilmeden önce de topluma örnek olmasını sağlayacak terbiye almıştı.

"Sen sarp yokuşun ne olduğunu bilir misin? Bir köle azad etmektir. Yahut açlığın olduğu bir günde doyurmaktır: Yakınlığı olan bir yetimi, Yahut toprakta sürünen bir yoksulu." (Beled, 90/12-16) Yüce Allah insanı dünyada bir imtihana tabi tutmuştur. Bu imtihanı kazanmak bir sarp yokuşu aşmak gibidir. Yüce Allah bunun yollarını da öğretiyor. Vahiyle bildirdiği gerçeklerle. Yine bir yetim vasıtasıyla tebliğ edilen o gerçekler bu sarp yokuşu aşmada işe yarayacak amellerden birinin, açlığın olduğu bir günde yakınlığı olan bir yetimi yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmak olduğunu bildiriyor.

Çağdaş emperyalizm, özgür iradesini kullanmasından dolayı bir halkı toptan cezalandırırken, yine emperyalizm tarafından silahlandırılan ve korunan siyonist eşkıyaların yetim bıraktığı binlerce çocuk açlığa mahkûm edilmiştir. Bu insanlık dışı uygulamanın sebep olduğu şartları ve manzaraları sarp yokuşu aşma niyetinde olanların dikkate almaları gerekir.

Çağdaş emperyalizm kanla besleniyor. Modernizm, insan hakları ve demokrasi davullarının çalınması hiçbir anlam ifade etmiyor. Emperyalizm, hâkimiyetini sürdürmenin hâlâ tek geçer yolunun savaş olduğunu düşünüyor ve silaha milyarlar harcıyor. Basit bir savaş uçağının maliyeti 20 milyon dolar. Yani 20 bin yetimin bir yıllık geçimine yetecek para.

Savaş binlerce kadının dul ve onların bakmakla yükümlü olduğu binlerce çocuğun yetim kalmasına sebep oluyor. Tabii ki bu kadınların hem kendilerinin hem de yetim çocuklarının bakımı için bir yerlerden yardım almaları gerekir. Normalde bu yardımın BM tarafından sağlanması gerekirken bu teşkilat, gönüllü yardım yapan kuruluşlara yönelik baskılara bile sessiz kalıyor.

BM'in bir "Çocuk Hakları Sözleşmesi" var. Normalde bu haklar bütün dünya çocukları için geçerlidir. Ancak sömürülen toplumların çocukları için bu hakların kâğıt üzerinde kaldığını görüyoruz. Özellikle emperyalist amaçlar için yürütülen savaşlarda çocuk hakları diye bir şeyin dikkate alınmadığı, bu savaşları meşrulaştırma görevi yürüten BM'in de olan bitenleri görmezlikten geldiği açık bir gerçektir.

Siyonist işgal devleti Batı Yaka'daki birçok operasyonunda yetim yuvalarını basarak buralardaki yetim çocukları rehin alıp canlı kalkan olarak kullandı. Bu baskınlar ve yetimlerin canlı kalkan olarak kullanılması belgeleriyle tescil edildiği halde "Çocuk Hakları Sözleşmesi"nin sözde takipçisi BM hiçbir girişimde bulunmadı. Çünkü burada ihlalci BM'i bir meşrulaştırma mekanizması olarak kullanan emperyalizmin özel koruması altındaki işgalci siyonist devletti.

Mayıs 2004'te Rafah'ta 88 yetim çocuğun barındırıldığı yetim yuvası işgalciler tarafından günlerce kuşatma altında tutuldu. 88 yetimle 18 bakıcı günlerce mahsur kaldı. BM Güvenlik Konseyi bu olayla ilgili güya bir kınama kararı aldı, ama yetim çocukların mağduriyetlerinin önlenmesi, söz konusu vahşeti sergileyenlerin cezalandırılması için en ufak bir adım atmadı.

Bugün özellikle İslâm dünyasında bu kadar çok yetim bulunmasının en önemli sebebi emperyalist güçlerin saldırgan politikalarıdır. Emperyalistler işgal ve saldırı gerçekleştirdiklerinde öldürülenlerin sivil olup olmaması tartışılıyor. Her şeyden önce, işgal ve saldırı gayri meşrudur. Bu işgale karşı silaha sarıldıklarından dolayı öldürülenler haklarını ve vatanlarını savundukları için, diğerleri de vatanlarında kalmakta ısrar ettikleri için öldürülmektedirler. Onların tümünün geride kalan yetim çocukları mağdur ve mazlumdur.

IHH'nın öncülüğünde İstanbul'da bu hafta sonunda yeni bir yetim buluşması gerçekleştiriliyor. Yetim buluşmasına katılacak çocuklar ülkelerindeki yetimleri temsil edecekler. Böylece onlar vasıtasıyla ülkelerindeki yetimlere sahipsiz olmadıkları mesajı verilecek. Fakat onlara sahipsiz olmadıklarının hissettirilmesi için ellerinden tutulması, durumları müsait olan ailelerin her birinin bir yetimin geçimini üstlenmesi suretiyle yetimlere özel bir program uygulanması gerekir. Pek çok insanımızın sarp yokuşu aşmaya aday ve bir yetimin elinden tutmaya hazır olduğuna inanıyoruz. Görev IHH'nın öncülüğünde onlara yol gösterecek, yetimlere özel programları takip edecek insani yardım kuruluşlarında.

/p>