İmamlara Savaş

19 Ağustos 2005 Cuma, Vakit gazetesi

Londra'da meydana gelen patlamalardan sonra Avrupa'da imamlara karşı bir savaş başlatıldı. Bilindiği üzere bu konuda ilk geniş çaplı kampanya başlatmak için harekete geçen Fransa oldu. Zaten Fransa'nın özellikle son dönemde İslâm karşıtı Batı anlayışının bir diğer ifadeyle çağdaş haçlı zihniyetinin daha aktif hale getirilmesi için bayağı gayretli ve bu amaç için yürüttüğü faaliyetlerinden dolayı heyecanlı olduğu müşahede ediliyor. Ortada hiçbir geçerli sebep olmadığı halde merkezi Lübnan'da bulunan el-Menâr televizyonunun uydu yayınını durdurdu. Bunu yapmasının tek sebebi İsrail işgal devletinden aldığı talimattı. Filistin halkının mağduriyetinin hafifletilmesi amacıyla Avrupa'daki Müslümanlar arasında faaliyetler yürüten kuruluşların çalışmalarının engellenmesi konusunda Almanya'yla yardımlaşma içine girdi. Almanya İçişleri bakanı Otto Schilly'nin bu yöndeki faaliyetleri de siyonist devletten gelen talimatlara uyulmasından öte bir şey değildi.

İmamların hedefe yerleştirilmesi konusunda İngiltere de Fransa'nın izinden gitmeye başladı. İngiltere İçişleri bakanı Charles Clark yabancı imamların ihracı için geniş çaplı bir harekete hazırlandıklarını ifade etti. Clark bu ihraç işlemi hazırlıklarına imamların insanları hoş olmayan şeylere çağırdıkları iddiasını gerekçe gösterdi. Bakan, söz konusu ihraç işlemini ülkenin çıkarlarına aykırı faaliyetler yürüten bu insanlardan "kurtulma" olarak nitelendirdi. İngiltere'deki yeni düzenlemeler İçişleri bakanına bu konuda geniş yetkiler veriyor. Buna göre İçişleri bakanı ülkenin çıkarına aykırı hareket ettiğini düşündüğü bir kişinin girmesini engelleme veya daha önce girmiş olanları çıkarma yetkisine sahip. Özellikle "terör" suçlamasından yola çıkarak bu yetkisini çok daha rahatça ve daha geniş bir biçimde kullanabiliyor. Mevcut İçişleri bakanı Clark'ın ise bu yetkisini öncelikli olarak İngiltere'de görev yapan imamlar aleyhine kullanmayı planladığı anlaşılıyor.

İmamlara bu şekilde yüklenilmesinin sebebi nedir acaba? Londra'da gerçekleşen olaylarla onların herhangi bir bağlantılarını ortaya çıkaran bir delile ulaşılmış mıdır? Ne Fransa ne de İngiltere böyle bir delil gösterebilir. İşin gerçeğinde bu, imamların şahsında İslâm'a karşı yürütülen bir savaştır.

Bilindiği üzere hıristiyanlıkta din adamlarının özel bir yeri var. Onların inançlarına göre din, din adamlarının şahsında müşahhas hale gelir. Bu yüzden onların saygınlıkları dinin saygınlığıyla eş değer görülmüştür. İslâm'da böyle bir din adamları sınıfı yok. Ancak hıristiyan dünyası çoğu zaman İslâm âlemine kendi penceresinden bakmıştır. Bundan dolayı İslâm'ın din adamları sınıfı olarak değerlendirdikleri imamların saygınlıklarını yıpratmanın, onları toplumda aşağılamanın doğrudan İslâm'a verilebilecek en önemli zararlardan biri olduğunu düşünmektedirler. Bu sebeple çağdaş haçlı zihniyetinin Londra'daki olayları bahane ederek Batı'daki imamlara karşı savaş başlatması gerçekte doğrudan İslâm'a karşı besledikleri kinin yansıması ve bu dine karşı savaştır.

İslâm'da her ne kadar din adamları sınıfı yoksa da ilim adamlarının ve imamların bir saygınlığının olması gerekir. Bu, Batılıların kendi din adamlarını tabulaştırmaları gibi değildir elbette. Ama o saygınlığın ayaklar altına alınmasına da müsaade etmemek gerekir. Bu sebeple çağdaş haçlı zihniyetinin son dönemde imamlara karşı başlattığı savaşın arkasındaki niyetin iyi keşfedilmesi ve ona göre tavır belirlenmesi gerekmektedir.

"Şu ya da bu imam" veya "şu ya da bu kişi" diye müşahhas kişi üzerinde durulmak yerine "imamlar" şeklinde bir genelleme yapılması söz konusu savaşı yürüten haçlı zihniyetinin gerçek niyeti hakkında yeterince fikir vermektedir. İmamların şahsında İslâm'a savaş açan zihniyet, Guantanamo'da İslâm'ın kutsal kitabına hakaret eden zihniyetin çok uzağında değildir.