Abdullah ibnu Abdilaziz

4 Ağustos 2005 Perşembe, Vakit gazetesi

Kral öldü yaşasın yeni kral!

Tabii kimin ne kadar yaşayacağını ancak Allah bilir. Şu var ki Suudi Arabistan'ın yeni kralı ölenden sadece bir yaş küçük. Ölen kral 83 yaşında tacı tahtı bırakıp toprağın altına girdi. Yenisi de 82 yaşında ondan tacı tahtı devraldı.

Yeni kral Abdullah, bugünkü Suudi Arabistan'ın ilk şekli olan Necd ve Hicaz Krallığı'yla birlikte doğdu. Yani başına geçtiği devletle yaşıt, hatta ondan birkaç ay büyüktür. Abdülaziz, 5 Aralık 1924'te İngiltere'nin himayesinde Necd ve Hicaz kralı ilan edildiğinde, Abdullah birkaç aylık bebekti.

Abdullah, ölen kral Fehd'in üvey kardeşidir. Abdülaziz'in 45 oğlundan biridir ve bunların 30'u hâlen hayattadır.

Abdullah, tahsilini İslâmî geleneklere göre camilerde ve medreselerde yaptı. Çevresinde de okumayı seven biri olarak tanınıyor.

Aktif, zeki ve kabiliyetli biri olarak kendini gösteren Abdullah 1964'te Ulusal Savunma'nın başına geçirildi. Bu görevi esnasında orduyu kültürel yönden güçlü hâle getirmek için çeşitli faaliyetler yaptığı gibi orduya özel muhtelif hastaneler kurdurdu.

1975'te Kral Halid tarafından Bakanlar Kurulu başkanlığına getirildi. Bu arada Ulusal Savunma başkanlığı görevi de devam etti. Kral Halid'in 1982'de ölmesinden sonra yerine Fehd geçince, Abdullah da tüm kardeşlerin ittifakıyla veliaht tayin edildi. Kral Fehd onu aynı zamanda Ulusal Savunma'nın başkanlığına ve Bakanlar Kurulu başkan yardımcılığına tayin etti. Yani üç görevi birden yürütmeye başladı.

Suudi Arabistan'da kralın veliahtı aynı zamanda onun vekilidir. Onun ülke dışına çıktığı veya görevini yürütemeyecek derecede rahatsız olduğu dönemlerde, vekâleten görevini yürütür ve aynı yetkileri kullanır.

Kral Fehd, 1995'ten buyana muhtelif hastalıklarla boğuşuyordu. Bu yüzden son on yıllık süreç içinde onun görevinin başında yer aldığı zamanlar bulunamadığı zamanlardan daha azdır. Bu sebeple o tarihten buyana krallığı vekâleten de olsa yarıdan fazla Abdullah yapmıştır.

Abdullah, ülke çıkarlarını önemseyen biri olduğundan ara sıra ABD yönetimiyle ters düştüğü oluyordu. Ancak ülkenin ayaklarına geçmiş dönemlerde ABD prangası vurulmuş olduğundan Abdullah itirazlarında ve muhalif tavırlarında sadece kollarını kullanabiliyordu. Bu da pratiğe çok fazla yansımıyordu, çünkü pratiğe yansıması durumunda prangalar devreye giriyor hareket imkânı iyice kısıtlanıyordu.

Abdullah, ABD'nin İsrail'e destek vermesini eleştirmiş ve Irak'ın işgaline de karşı çıkmıştı. Bu işgale Suudi Arabistan'ın doğrudan askeri destek vermemesinde de Abdullah'ın rolü oldu. Ancak tabii ki önceden kurulmuş üsleri kapatma cesareti gösteremedi.

Şura Meclisi'nin yeniden aktif hale getirilmesi ve belediyelerde kısmen seçimin devreye sokulması gibi bazı küçük çaplı reformların gerçekleştirilmesinde de Abdullah'ın önemli rolü oldu. Gerçi bu reformların şekli ve yüzeysel olduğu söylendi. Ancak Abdullah da köklü reformlar için zamana ihtiyaç olduğunu söyledi. Şimdi şekilci olmadığını ve köklü reformlar konusunda samimi olduğunu göstermesi için daha geniş imkâna ve yetkiye sahip. Zamanı ne kadar kullanabilecek onu bilmiyoruz tabii ki!

Abdullah yaşlılık döneminde ve ülkesinin oldukça zor şartlarla karşı karşıya olduğu bir dönemde krallık görevini devraldı. Hem içeride hem de dışarıda kendisini zorlayacak muhtelif problemlerle uğraşmak zorunda kalacak.

Burada yazdıklarımız yeni kral Abdullah'ı tezkiye gibi algılanmamalı. Biz bu adam hakkında okuduklarımızın, duyduklarımızın ve bildiklerimizin bir kısmını yazmaya çalıştık. Doğru bilgileri gizleyerek ne tezkiye ne de tenkit yapılabilir. Yapılırsa her ikisi de haksızlık olur.

Abdullah'ın saydığımız özelliklerinin yanı sıra aynı zamanda Kral Fehd zamanında yapılan zulüm ve haksızlıklarda da payı olduğu inkâr edilemez. Özellikle son dönemde, Suudi Arabistan'ın paralarının ABD bankalarında bloke edilmesinden sonra Amerikan yönetiminin memnun edilmesi için "teröre karşı mücadele" başlığı altında muhalif gençlere karşı yürütülen silahlı savaşta Abdullah'ın da onayı ve hatta desteği var. Bu savaşın infazcısı ise onun öz kardeşlerinden olan İçişleri bakanı Nayif ibnu Abdilaziz'dir.

Yorumcular ve diplomatlar yeni dönemde Suudi Arabistan'da pek köklü değişiklikler olmayacağı kanaatindeler. Çünkü yukarıda da ifade ettiğimiz üzere aslında son on yılda izlenen politika Abdullah'ın gelecekte izleyeceği politikanın çizgisini ve rengini ortaya çıkarmıştı.

Abdullah'ın krallığa geçmesinden sonra veliaht emirliğe (prensliğe) onun öz kardeşi Sultan tayin edildi.

edildi.