Amerikan Çamuruyla Güven Tahrişi

3 Haziran 2005 Cuma, Vakit gazetesi

Güven unsuru Müslümanlar arasında birlik ve dayanışmanın korunması açısından en önemli etkendir. Bu sebeple güven yıpranması Müslümanların aralarına fitne sokulmasında ve birbirleriyle müspet ilişkilerinin zarar görmesinde son derece etkili olmaktadır. Emperyalist güçler geçmişte Müslümanlar arasında güven yıpranmasına sebep olmak için muhtelif yollara başvurdular. Ancak biz geçmişte yapılanlarla sözü uzatmayıp günümüzdeki bazı politikalara ve tehlikelere dikkat çekmek istiyoruz.

ABD bu sıralarda özellikle İslâmî bilinç ve duyarlılık sahibi Müslümanlar arasında güven yıpranmasına sebep olmak için "Amerikan çamuru"nu kullanıyor. "Amerikan çamuru" derken kastettiğimiz ise ABD yönetiminin veya kurumlarının herhangi bir İslâmî oluşumu veya Müslüman önderi yıpratmak, Müslümanların ona olan güvenlerini sarsmak amacıyla "ilişki", "diyalog" iddialarını kullanmasıdır.

ABD'nin İslâm coğrafyasında, İslâm adına caka satan, insanların inanç ve düşüncelerini yönlendirmeye çalışan bazı oluşumlarla ve kişilerle ilişkilerinin olduğu kesin. Ama Amerikan emperyalizmi bunlardan azami derecede istifade edebilmek için kendileriyle ilişkilerini genellikle gün yüzüne çıkarmaz. Bazı ilişkiler zorunlu olarak ortaya çıksa bile ona da muhtelif kılıflar bularak ilişkinin siyasi boyutunu gizlemeye çalışır. Ama öte yanda hedefe yerleştirdiği oluşumları ve kişileri yıpratmak amacıyla piyasaya sürdüğü iddiaların ve haberlerin üzerinde ballandıra ballandıra durur.

Gündemde olması itibariyle bir örnek üzerinde duralım. Mısır'da yıllardan beridir Amerikan çıkarlarının koruyuculuğunu ve Siyonist işgal devletinin tampon gücü görevini gören sisteme karşı Müslüman Kardeşler cemaatinin öncülüğünde bir toplumsal hareket başlatılınca ABD adına yapılan açıklamalarda bu cemaatle diyaloga geçileceği dile getirildi. Açıklamalarda "geçilecek" denildi, çünkü ortada herhangi bir irtibat ve diyalog yoktu. Ancak ilginçtir ki el altından piyasaya sürülen haberlerde sanki fiilen diyalog varmış gibi bir hava oluşturulmaya çalışıldı. Bu arada Mısır'daki hadiselerin son dönemde bayağı gündeme oturan "kadife devrim" hikâyeleriyle irtibatlandırılmasına çalışılması da söz konusu gayretleri güçlendirici etken oldu.

Bu konuda dikkat çekmek istediğimiz bir husus da ABD'nin İslâm âleminden bazı kişi, kurum ve oluşumlarla irtibat kurmak amacıyla bütçeden önemli miktarda para ayırdığına dair haberler yayılmasıdır. Bazı haberlerde 41 milyar dolar para ayırdığı iddia edildi. ABD'nin zaten bu tür ilişkiler için tahsis ettiği bir bütçesi var. Ama bu kadar büyük miktarda olduğunu sanmıyoruz. Bizim için önemli olan bu ilişkiler için ayrılan paranın miktarı değil bu ilişkilerin aleyhimize işleyen yanları ve sözünü ettiğimiz haberlerin piyasaya sürülmesinin arkasında duran niyetlerdir. Amerikan emperyalizmi ve onun güdümündeki toplum mühendisleri birilerini Amerikan çamuruyla yıpratabilmek için söz konusu haberlerle zemini oluşturuyorlar. Basite alınamayacak derecede de başarılı olabiliyorlar.

"Amerikan çamuru" için malzeme olarak kullanılan önemli unsurlardan biri de Büyük Ortadoğu Projesi'dir. Amerikan emperyalizmi bu projeyle ilgili olarak piyasaya sürdüğü haber ve iddiaları, Müslümanların işbirliği ve dayanışma çabalarının üzerine çamur atmak, böylece güven tahrişine yol açmak için değerlendiriyor.

Burada çetrefil bir durum karşımıza çıkıyor. Bir yanda gerçekten emperyalizmle işbirliği yapanlar, bir yandan böyle bir işbirliği ithamıyla yıpratılmaları istenenler. Yani bir tarafta boğazlarına kadar Amerikan çamuruna batmış olanlar var, öbür tarafta ise bu çamura bulaşmamak için paçalarını bile katladıkları halde itham edilenler veya edilmeleri muhtemel olanlar var. Çünkü haçlı - siyonist ittifakı bazı insanları cinayetler yoluyla tasfiye ederken, bazılarını da böyle üzerlerine çamur atarak hayattayken öldürmeye çalışıyor. Bu durum karşısında elbette bizim de birtakım kriterlerimiz olmalı. Müteakip yazımızda da inşallah bu kriterler üzerinde durmaya çalışacağız.

Not: Bizim burada üzerinde durduğumuz Müslümanlar arasında güven sorunu ve ABD'nin fitne oyunları karşısında bu sorunu aşabilmek için İslâm âlemindeki gelişmelere Müslümanca bakış konusunu aylık Ribat dergisinin Haziran sayısına yazdığımız yazımızda daha tafsilatlı olarak ele aldık. Orada özellikle günümüzdeki gelişmelere Müslümanca bakış konusunu geniş çerçevede ortaya koymaya çalıştık. Bu yazıyı Web sitemizde de bulabilirsiniz.