Ankara'da Başörtüsü Mitingi

24 Mayıs 2005 Salı, es-Sebil gazetesi

Türkiye'de halkın şiddetli tepkisine ve değişik zamanlarda gerçekleşen protesto eylemlerine rağmen başörtüsü yasağı yumuşamadan devam ediyor. Ne yazık ki AKP hükümeti de bu yasaktan kaynaklanan sorunu çözüme kavuşturamadı ve halkın yasağın kalkması taleplerine olumlu cevap anlamına gelecek bir adım atmayı başaramadı. Bu da tabii ki halkın bağımsız iradesiyle iş başına getirilen hükümetlerin bile devletin yönetiminde yeterince söz sahibi olamamasından kaynaklanmaktadır. Bu da Türkiye'de gerçek anlamda bir demokrasi olmamasından, demokrasinin sözde kalmasından, dizginlerin hâlâ "derin devlet" olarak nitelendirilen birtakım güçlerin elinde olmasından ileri geliyor. Bu derin güçler bazen kendilerini açığa çıkarıyorlar, ama işlerini genellikle perde arkasından yürütüyor ve halkın iradesinin sandığa yansıdığı şekliyle yönetime de yansımasına imkân tanımıyorlar. Türkiye'de bugün hâlâ başörtüsü yasağının devam ediyor olması, insanların bu yasak yüzünden öğrenim ve çalışma özgürlüğünden mahrum bırakılmaları, binlerce genç kızın öğrenim imkânlarından, ailelerine gelir temin etme zorunluluğu içinde olan binlerce bayanın çalışma imkânlarından mahrum edilerek mağduriyete uğramalarına sebep oluyor.

Son dönemde muhtelif sivil toplum kuruluşları söz konusu başörtüsü yasağından kaynaklanan zulüm ve haksızlıkların son bulması için değişik sivil eylemler düzenlemeye başladı. Bu eylemlerde Türkiye'nin ileri gelen insan hakları kuruluşlarından olan Mazlum-Der'in önemli bir gayretinin ve rolünün olduğu inkâr edilemez.

15 Mayıs 2005 Pazar günü, başörtüsü yasağının protesto edilmesi amacıyla Ankara'nın en büyük meydanlarından olan Sıhhiye Meydanı'nda, Mazlum-Der, Milli Görüş Vakfı ve Memur-Sen'in öncülüğünde "Beyaz Yürüyüş" adı verilen büyük bir miting gerçekleştirildi. Mitinge zikredilen kuruluşların yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu destek verdi.

Miting meydanını sabahın erken saatlerinden itibaren Ankara'nın dışından otobüslerle bu şehre akın edenler doldurmaya başladı. Başörtüsü yasağını ve bu anlamsız yasak sebebiyle binlerce inançlı bayanın mağdur edilmesini protesto etmek amacıyla Türkiye'nin dört bir yanından binlerce insan başkent Ankara'ya akın etmişti. Türkiye'nin en doğusunda, İran hududunda bulunan Van'dan bile otobüslerle bu şehre gelenler vardı. İstanbul'dan 150, Bursa'dan 80, Konya'dan 40 otobüs dolusu insan, başörtülü hanımların inançlarından dolayı mağdur edilmelerine sebep olan yasağı protesto amacıyla Ankara'ya koşmuştu. Hatta diyebiliriz ki Sıhhiye Meydanı'na toplananların çoğunluğunu Ankara dışından akın edenler oluşturuyordu.

Yapılan tahminlere göre, "Beyaz Yürüyüş" adı verilen başörtüsü mitingine katılmak için yaklaşık 100 bin kişi Ankara'nın merkezindeki Sıhhiye Meydanı'na toplanmıştı.

Mitingde başörtüsü yasağına tepki içerikli birçok konuşma yapıldı. İlk konuşmayı yapan Mazlum-Der genel başkanı Ayhan Bilgen, başörtüsü yasağının bir tür faşizm olduğunu vurguladı. Bilgen, böyle bir yasağın insanlık adına bir utanç olduğuna dikkat çekerek: "Kimse kimsenin kılık kıyafeti üzerinde oy kullanamaz" dedi.

Konuşma yapanlardan biri de başörtüsü yasağından dolayı mağdur edilen bayanların kurduğu bir dernek olan Akder'in temsilcisi Havva Kaplan'dı. İnançlarına göre yaşamak isteyen hanımların toplumun dışına itilmesine çalışıldığına dikkat çeken Havva Kaplan: "Bu meydanda, Türkiye'nin gerçek sahipleri olarak inançlarımıza saygı istiyoruz. Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz" dedi.

Konuşmacılardan Hak-İş Sendikalar Konfederasyonu Genel Başkan Vekili ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan da hükümetin bu anlamsız yasağı kaldırma konusundaki acziyetine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: "Yıllardır bu ülkede iktidar olanlar muktedir olamamışlardır. Bu hükümet bu yasağı kaldırarak muktedir olduğunu göstersin. Bu ülkede halka rağmen bir şey yapılamayacağını herkesin bilmesi gerekir. Biz ihsan istemiyoruz, ulufe istemiyoruz, haklarımız için buradayız."

Milli Gençlik Vakfı başkanı İlyas Töngüş de hükümete çağrı yaparak bu problemi çözememesi durumunda halkın gözünden düşeceğini ve arkasındaki desteği kaybedeceğini hatırlattı. Töngüş hükümet yetkililerine şu şekilde seslendi: "Daha önceki seçimlerde yüzde 22 oyla gelenler yüzde 1 oyla gittiler. Bu sorunu çözün, çözmezseniz bu millet sizi çözecektir."

Mitinge eski başbakan Prof. Necmettin Erbakan da bir mesaj gönderdi. Erbakan'ın mesajının okunması katılanların yakın ilgilerine ve tezahüratlarına vesile oldu.

Miting meydanında sembolik olarak 240 m2'lik bir beyaz başörtüsü açıldı.

Ankara'daki "Beyaz Yürüyüş" mitinginden sonra değişik kurumlar, İslâmî yayın organları ve aydınlar tarafından hükümet yetkililerine çağrı yapılarak halkın Sıhhiye Meydanı'nda tavrını ortaya koyduğu, bundan sonra artık görevin hükümette ve Meclis'te olduğu, bu anlamsız yasağın mutlaka kaldırılması, mağduriyetlere son verilmesi gerektiği hatırlatıldı. Ancak şu ana kadar hükümet ve parlamento tarafından bu konuda müşahhas bir adım atılmış değil.

Ankara'daki mitingi organize eden sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri bu davanın peşini bırakmayacaklarını ve yasağın kaldırılması için bütün kapıları zorlayacaklarını dile getirdiler.