ABD'nin Kara Listesi

2 Mayıs 2000 Salı

Amerika meşhur "Terör Listesi"ni yeniden yayınladı. Biz de bugünkü yazımızda bu listenin genel bir değerlendirmesini yapmaya çalışacağız.

ABD Dışişleri bakanlığı tarafından hazırlanan ve her yıl yayınlanan bu listede "uluslararası terör" konusu çeşitli kategorilerde ele alınmaktadır. "Uluslararası terör örgütleri", "uluslararası terörü destekleyen ülkeler", "uluslararası teröre karşı mücadelede zayıf kalan ülkeler" ve "uluslararası teröre karşı mücadelede etkili ülkeler" şeklinde muhtelif listeler oluşturuluyor.

ABD, bu listeyi çoğunlukla kendi dümen suyuna girmeyen ülkeleri karalamak ve zora sokmak için kullanmaktadır. Listelerin hazırlanmasında "terör" kavramı tamamen çağdaş sömürgeci anlayışa göre ele alındığından "terör örgütleri" listesi bu anlayış doğrultusunda şekillendirilmektedir. Örneğin 1954-62 bağımsızlık mücadelesi esnasında Cezayir'deki direnişi yürüten oluşumlar Fransa'nın nazarında terördü. Fransa'yla çıkar ilişkileri içinde olan ülkeler de çıkarları icabı, Cezayir'deki bağımsızlık mücadelesine terör olarak bakıyorlardı. Oysa o insanlar yurtlarını haksız bir şekilde işgal etmiş ve insanlarına zulmeden işgal kuvvetlerini topraklarından çıkarmak için mücadele ediyorlardı. Aynı şey bugün Filistin'de, Güney Lübnan'da, Çeçenistan'da, Keşmir'de verilen mücadeleler için de söz konusudur. Ama Amerika örneğin Filistin ve Güney Lübnan'da verilen mücadeleye İsrail'in gözlüğüyle baktığından buralardaki meşru mücadeleyi terör olarak nitelemektedir. Oysa İsrail'in, en azından, Güney Lübnan, Gazze, Batı Yaka ve Doğu Kudüs'teki varlığının işgal olduğu bizzat BM kararlarıyla da tescil edilmiştir. Bize göre ise tüm Filistin topraklarındaki varlığı işgaldir. Fakat ABD hadiseye en azından BM kararlarının ortaya koyduğu hususlara göre yaklaşsa bile söz konusu bölgelerdeki işgale son verilmesi için yürütülen mücadelenin terör olarak nitelenemeyeceğini kabul eder. Çünkü buradaki işgal silah gücüyle ve şiddetle devam etmektedir. Silah gücüyle ve şiddetle devam eden gayri meşru bir işgal ve gasp karşısında şiddet yoluyla direnmek ve mücadele etmek ise meşru hak haline gelmektedir. Eğer şiddet yoluyla gerçekleştirilen gayri meşru gasp ve işgal karşısında şiddete başvurulması meşru bir hak olmasaydı bugün dünya ülkelerinin askeri güçlerinin herhangi bir varlık sebebi olamazdı.

Öte yandan ABD, terörü destekleyen ülkeler listesini hazırlarken de haklı gerekçelere dayanmamakta kendisiyle problemi olan, kendi dümen suyuna girmeyen ülkeleri hedef seçmektedir. Sudan ve İran'ın bu listeye konulmasının sebebi İslami bir tercih yapmış ve Amerikan emperyalizmine karşı bağımsız bir çizgiyi benimsemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu ülkelerin İslami açıdan gidişatlarının tahlili ayrı bir konudur. Ama tercihleri ABD tarafından baskıya maruz kalmaları için yeterli sebep olmaktadır. Suriye'nin listeye alınmasının birinci sebebi İsrail işgal rejimiyle onun istediği şartlarla anlaşma imzalamamış olmasıdır. Hatta bazı haber kaynaklarında ifade edildiğine göre ABD bu yıl Suriye yönetimine İsrail'le anlaşması halinde ülkelerinin kara listeden çıkarılacağını bildirmişti. Ancak İsrail işgal rejimi ABD'nin kara listesinden çıkarılmayı Suriye'ye bir hayli pahalıya getirmek istediğinden Suriye-İsrail görüşmelerinden herhangi bir sonuç çıkmamıştı. (Son Suriye - İsrail gerginliği hakkında ayrıntılı bilgileri Cuma dergisinin bu haftaki sayısında yayınlanacak yazımızda bulabilirsiniz. Bkz. İsrail'in Suriye'ye Karşı Savaş Tehditleri) Küba ve Kuzey Kore'nin listeye alınmasının sebebi ise terörü desteklemelerinden çok Amerikan emperyalizmine karşı komünist kimlikli de olsa bağımsız bir çizgi izlemeleridir. Buna karşılık terörü desteklediklerinin bilinmesine rağmen ABD'nin çıkar hesaplarına hizmet eden ülkelerin listeye alınmaması dikkat çekmektedir.

İsrail işgal devletinin teröre karşı mücadelede zayıf kalan ülkeler listesine alınmasındaki amaç ise bu devletin töhmet altına sokulması değil bu devletin uyguladığı şiddeti ve devlet terörünü artırması için gerekçe oluşturulmasıdır.

Sonuç itibariyle ABD'nin bu yılki kara listesinin de geçmiş yıllarda yayınlanan listeler gibi emperyalist planlara hizmet amacına yönelik bir içerik taşıdığını görüyoruz. Öte yandan Amerika'nın bizzat kendisinin de birçok terör örgütünü desteklediği bilinmektedir. Bunların başta geleni ise Güney Sudan'daki ayrılıkçı terör örgütü Sudan Halk Kurtuluş Ordusu (SPLA)'dur. Allah izin verirse "ABD ve Terör" konusuna daha sonra daha ayrıntılı bir şekilde yer vermeye çalışacağız.