Abdullah Öcalan'a İdam Onaylandı

27 Kasım 1999 Cumartesi

PKK lideri Abdullah Öcalan hakkında verilen idam kararı Yargıtay tarafından oy birliğiyle onaylandı. Öcalan'ın avukatlarının tüm itiraz gerekçeleri reddedildi ve kararın yerinde olduğu bildirildi. Ancak kararın Yargıtay tarafından onaylanması hemen infaz edileceği anlamına gelmiyor. Öcalan'ın şimdilik bir karar düzeltme müracaatı yapma hakkı var. Bu hakkını kullanır ve isteği reddedilirse idam kararı Meclis'e sevk edilecek. Meclis tarafından onaylanması durumunda cumhurbaşkanının onayına sunulacak ve cumhurbaşkanının da onaylaması halinde infaz edilecek.

Öte yandan Abdullah Öcalan'ın avukatları idam kararının infaz edilmemesi için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuracaklarını bildirdiler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin idam kararının infaz edilmemesini istemesi mümkün. Bu isteğinin Türkiye tarafından kabul edilmemesi durumunda ise Avrupa'nın Türkiye'ye karşı birtakım ekonomik yaptırımlara başvurması söz konusu olabilir. Ancak şimdilik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bu konuda nasıl bir tavır alacağı hususunda kesin bir şey yok.

Türkiye'de Yargıtay kararının Avrupa Birliği'nin Helsinki Zirvesi'nden hemen önce alınmasının sebep olduğu bir sıkıntı da var. Çünkü Helsinki Zirvesi'nde Türkiye'nin adaylığı konusu gündeme gelecek. Bazı AB üyesi ülkelerin Öcalan'ın idam edilmesine karşı çıktıklarından bu kararı Türkiye'nin adaylık başvurusunun reddedilmesi için gerekçe olarak kullanmaları ihtimali var. Hatta Almanya Dışişleri bakanlığından bir yetkili birkaç gün önce Türkiye'ye yaptığı ziyaret esnasında: "Eğer Öcalan idam edilirse AB adaylığını unutun" ifadesini kullanmıştı. Yargıtay kararının açıklanmasından sonra da yine Almanya'dan bir yetkili idam cezasını kaldırmamış bir Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine kabul edilmesi ihtimalinin olmadığını söyledi.

Türkiye'de bazı hükümet yetkilileri, Öcalan hakkında verilen idam kararını Meclis'e sevk etme işini geciktirme haklarının olduğunu ifade ederek en azından Helsinki Zirvesi öncesinde bunu yapabileceklerini söylediler. Ancak bu konuda da iki önemli sorun söz konusu: Birinci olarak, hükümet Helsinki Zirvesi öncesinde idam kararını Meclis'e sevk etmese bile idam kararının kesinleşmiş olduğunu gizlemesi mümkün değil. AB üyesi ülkeler de geciktirme işinin bir siyasi oyun olduğunu düşünerek meseleye daha bir tereddütle yaklaşacaklardır. İkinci olarak da mevcut koalisyon ortaklarından Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) böyle bir şeye karşı çıkıyor ve Öcalan'a bir ayrıcalık tanınmasını kabul etmeyeceklerini söylüyor. Yani konu üzerinde hükümet ortakları arasında bir ittifak sağlanmış değil.

Öcalan hakkındaki idam kararının infazı meselesi Türkiye'nin yargı bağımsızlığı meselesini de gündeme getirdi. DYP lideri Tansu Çiller, yargı bağımsızlığının bir ülkenin vazgeçilmez unsurları arasında yer aldığına dikkat çekerek Öcalan hakkındaki kararın infazı konusunda dışarıdan kimsenin dayatmada bulunamayacağını söyledi. Çiller bu açıklamasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararının Türkiye'deki yargı mekanizmasına müdahale hakkının olamayacağını, Türkiye yasalarının gerektirmesi durumunda Öcalan'ı rahatça idam edebilme hakkının olması gerektiğini dile getirmeye çalıştı. Çiller'in dışında da bazı siyasiler benzer sözler sarf ederek herhangi bir dış gücün Türkiye'nin yargı bağımsızlığına müdahale etme yetkisinin olamayacağını dile getirdiler. Fakat buna rağmen Türkiye'deki yönetim, gerek Avrupa Birliği üyeliği konusunda karşılaşılacak pürüzler ve gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin alacağı bir kararın getireceği ekonomik ve siyasi yaptırımlar konusunda duyduğu endişeler sebebiyle mahkemenin idam kararını infaz etme konusunda çekingen bir tavır içinde. Bu durum yargı bağımsızlığı konusunda siyasilerin söylediği sözlerle, hükümetin takındığı tavrın ortaya koyduğu manzara arasında bir çelişki olduğunu gözler önüne seriyor.

Öte yandan Abdullah Öcalan, Yargıtay'ın kararından sonra avukatları vasıtasıyla yaptığı açıklamada kendisinin ABD, İsrail, Yunanistan, Almanya ve Rusya tarafından oyuna getirildiğini söyledi. Öcalan açıklamasında, kendisine karşı düzenlenen komploda ABD ve İsrail'in önemli rolü olduğunu ifade etti. Öcalan açıklamasının İsrail'le ilgili bölümünde şunları söyledi: "Kenya'daki durumum hakkında İsrail'in de rolünün olabileceğini düşünüyorum. İsrail'in bu konuyla ilgili sorumlu kişisi İstihbarat şefi David Irvin'dir. Bana karşı geliştirilen komployu, ABD'den Sandy Berger'le birlikte yürüttüler."

Şimdi Türkiye'de Öcalan hakkındaki idam kararının infaz edilip edilmeyeceği konusunda yoğun tartışmalar var. Bazıları Türkiye'deki yönetimin Avrupa'ya bu kararı infaz etmeme sözü verdiğini iddia ederek asılması ihtimalinin zayıf olduğunu söylüyorlar. Bazıları da Türkiye'ye baskı yoluyla kimsenin bir şeyi kabul ettiremeyeceğini söyleyerek bu kararın infazı meselesinin Türkiye'nin kendi iç mekanizmasıyla alakalı olduğunu söylüyorlar. Yani mesele henüz yeterince netlik kazanmış değil.