Amerika Sudan'daki Şifa İlaç Fabrikasının Vurulmasının Hatalı Olduğunu Kabullendi

18 Mayıs 1999 Salı

Bilindiği üzere Amerika, Kenya ve Tanzanya'daki büyükelçiliklerinin bombalanması üzerine hiçbir araştırma yapmadan, Afganistan'da yaşayan Suudi Arabistan'lı iş adamı Usame bin Ladin'le, Sudan yönetimini suçlu ilan etmiş ve 20 Ağustos 1998 tarihinde, Bin Ladin'den intikam almak için Afganistan'a, Sudan'dan intikam almak için de bu ülkenin başkenti Hartum yakınlarındaki bir ilaç fabrikasına bomba yağdırmıştı. Amerika bu fabrikayı bombalarken de buranın kimyasal silahların üretildiği bir fabrika olduğu iddiasında bulunmuştu. Oysa buranın bir ilaç fabrikası olduğu herkes tarafından biliniyordu. Üstelik Sudan'ın Kenya ve Tanzanya'daki bombalama eylemleriyle uzaktan yakından bir ilişkisi yoktu. Amerika'nın yapmak istediği, kendisine kafa tutan ülkeler arasında yer alan ve İslami kimliğini pekiştirmekte ısrarlı davranan Sudan'ı cezalandırmak, bu arada Sudan'ın Afrika ilaç piyasasına girmesini de önlemekti. Çünkü bombalanan Şifa İlaç Fabrikası'nda üretilen ilaçlarla Sudan halkının bazı ilaç ihtiyaçları karşılandığı gibi birtakım Afrika ülkelerine de ilaç ihraç edilmeye başlanmıştı. Amerika ise bunu kendi çıkar hesapları açısından tehlikeli bir gelişme olarak görüyordu.

ABD Adalet bakanlığı, Sudan'daki Şifa ilaç fabrikasının sahibi iş adamı Salahuddin Ahmed İdris'in Amerikan bankalarındaki hesaplarını dondurma kararını ilga ettiğini açıkladı. Bu açıklama, Şifa ilaç fabrikasının vurulmasının hatalı olduğunun da zımnen kabul edilmesi anlamına geliyor.

Sudan asıllı bir Suudi Arabistan vatandaşı olan Salahuddin Ahmed İdris, Amerikan bankalarındaki 24 milyon dolarlık hesaplarının dondurulması üzerine Amerikan mahkemelerinde dava açarak, bombalanan fabrikası hakkındaki iddiaların tamamen asılsız olduğunu bildirdi. İdris'in avukatları yürüttükleri hukuk mücadelesinde bombalamada gerekçe olarak kullanılan iddiaların asılsız olduğunu ispat ettiler. Böylece Amerikan Adalet bakanlığı "bombalama işleminin yeterli araştırma yapılmadan ve hatalı bilgilere dayalı olarak gerçekleştirildiğini" açıklamak ve iş adamı İdris'in banka hesaplarının dondurulmasına dair kararı ilga etmek zorunda kaldı. Karar, Salahuddin İdris'in Usame bin Ladin'le ilişkilerinin olduğuna dair iddiaların da asılsız olduğunun itirafı anlamına geliyor.

Bu olay Amerika'nın saldırgan tavrında bir "ormanlar kralı" havası estirmeye çalıştığını, birtakım stratejik hesapları gereği "önce öldür sonra yargıla" anlayışını benimsediğini gösteriyor.