Azzam Temimi'yle Birlikte

Azzam Sultan Temimi aslen Filistin'in el-Halil şehrinden olan ve hâlen İngiltere'nin başkenti Londra'da çeşitli faaliyetler yürüten bir siyaset bilimcisidir. Orada Liberty adlı bir gönüllü insan hakları kuruluşunun müdürlüğünü yapıyor. Bu kuruluş zaman zaman özellikle İslâm ülkelerindeki insan hakları ihlalleriyle ilgili raporlar hazırlayarak basın yayın organlarına ve İslâm dünyasındaki gelişmelerle ilgilenen yazarlara, ilim adamlarına, gönüllü kuruluşlara vs. dağıtıyor. Bize de daha önce birçok İslâm ülkesindeki insan hakları ihlalleriyle ilgili raporları ulaşmış ve istifade etmiştik. Liberty zaman zaman bu konuda raporların yanı sıra bildiriler de dağıtarak tavır koymaya ve etkili olabilecek uluslararası organların tavır koymasını sağlamaya çalışıyor. Bu kuruluşun şimdiye kadar hazırladığı raporların ve yayınladığı bildirilerin inkâr edilemez bir etkinliğinin olduğunu söyleyebiliriz.

Azzam Temimi, Liberty vasıtasıyla yürüttüğü çalışmaların yanı sıra dünyadaki İslâmi oluşumların kritiğiyle ilgili yazılar da yazıyor. Bu itibarla İslâmi hareketlerdeki gelişmeleri yakından tanımaya çalışıyor.

Geçtiğimiz Pazar akşamı (22 Aralık 1996 tarihinde) Hukukçular Derneği'nin Hidiv Köşkü'nde düzenlemiş olduğu bir yemekli toplantıda Azzam Temimi'yle birlikteydik. Oldukça verimli geçtiğine inandığımız sohbette Temimi ağırlıklı olarak İslâmi hareketlerin özellikle son dönemdeki ilerleyişlerinin arzulanan başarıyı elde edemeyişinin sebepleri üzerinde durdu. Burada Afganistan'daki cihadda elde edilen zaferin iç kavgayla heba edildiğine, Cezayir'deki siyâsi başarının önünün kesildiğine, Filistin'de çeşitli hile yollarıyla işbaşına getirilen sözde özerk yönetim vasıtasıyla intifadanın başarıya ulaşmasının engellendiğine, Tunus'ta büyük halk desteğini elde eden en-Nahda'nın bir anda silinip atıldığına, İran'da devleti ele geçirmeyi başaran hareketin savaşlarla ve ablukalarla yıpratıldığına, Sudan'daki İslâmi uygulamanın her yönden ablukaya alındığına dikkat çekti. Bunlar hepimizin bildiği gerçekler. Ancak biz genellikle bunların sebeplerini dışarıda aramaktayız. Azzam Temimi ise dışardan kaynaklanan sebeplerin önemli ve inkâr edilemeyecek rollerinin olmasına rağmen bazı iç sebeplerin de etkili olduğuna dikkat çekti. En çok üzerinde durduğu sebep ise İslâmi hareketlerde öz eleştirinin olmaması ve zamanı gelmemiş meyvenin koparılmaya kalkışılmasıydı. Bilhassa Cezayir ve Tunus'ta bu yanlışlığın ciddi bir şekilde yapıldığını, bu yüzden dış güçlerin çok çabuk telaşa kapıldıklarını ve İslâmi gelişmelerin derhal ve şiddete başvurarak önünü kestiklerini dile getirdi. Bu açıdan hedefe ulaşma konusunda tedriciliği savundu.

Kendisinin Müslüman Kardeşler'in bir ferdi olduğunu yakından bildiğimiz Temimi, öz eleştirinin eksikliği konusunda bu cemaati de eleştirdi. Ancak onun bu eleştirisi ve Mısır ve Ürdün'de Müslüman Kardeşler'den bazı kişilerin yönetime yönelik tenkitlerinden verdiği örnekler bu cemaatte öz eleştiriye az veya çok yer verildiğini gösteriyordu.

Azzam Temimi, bugünkü başarısızlıklarla ilgili değerlendirmelerini yaptıktan sonra bunların beşer mantığıyla belirlenmiş metotlar olduğuna, dolayısıyla başarılı olabilmesinin de başarısız olmasının da söz konusu olabileceğine ancak vahiyle bildirilen ilâhi nizamın her zaman üstünlüğünü koruduğuna, belirtilen başarısızlıklardan dolayı ilâhi nizamın yıpranmasının söz konusu olamayacağına dikkat çekti. Bu itibarla ilâhi nizamın hâkimiyetinin herhangi bir nesille sağlanamayışının gelecekte de sağlanamayacağı anlamına gelmeyeceğini, bilakis Allah'ın izniyle bu nizamı uygulamaya lâyık neslin yetişmesi halinde ilâhi nizamın hâkimiyetinin de sağlanacağını dile getirdi ve bu noktada Yüce Allah'ın şu âyeti kerimesine dikkat çekti: "Eğer yüz çevirirseniz yerinize başka bir toplum getirir de sonra onlar sizin gibi olmazlar." (Muhammed, 47/38)