Siyon liderlerinin protokollerinde: "Günlük ekmek ihtiyacı yahudi olmayanları sakin kalmaya zorlar ve onları bizim aciz hizmetkarlarımız yapar" deniyor. Son yüzyılda özellikle İslam dünyasında halkın büyük bir çoğunluğunun gelir düzeyinin düşük tutulmasını, tamamen bu ülkelerin "geri kalmış"lıklarına bağlamak yanlıştır. Burada en önemli etken İslam dünyasını sürekli kontrollerinde tutmak isteyen dış güçlerin çıkarlarını korumakla görevlendirilen yöneticilerin maksatlı politikalarıdır.
Ani şekillerde gelen ve üstelik akla, mantığa sığmayan fiyat zamlarını sadece devletin bütçesine gelir kazandırmakla veya enflasyonla izah etmek yanlıştır. Bu uygulamayla insanların satın alma güçlerinin azaltılması ve geçim sıkıntılarının artırılması da hedeflenmektedir.
Geri kalmış ülkelerde enflasyonu artırıcı politikaların teşvik edilmesi fakirleştirme politikasının bir yönüdür. IMF'in kendine mahkum gördüğü ülkelere kredi açarken ileri sürdüğü şartlar genellikle enflasyon ve devalüasyonu artırma, fertlerin gelir düzeylerini düşürme amaçlı olmaktadır. 1988'de Ürdün, IMF'le bir kredi anlaşması yaptı. Bu kredi Ürdün'ün yaralarına merhem olmadığı halde parası ABD doları karşısında yüzde elli oranında düşürüldü. Daha önce 3 dolar olan bir Ürdün dinarı bu anlaşmadan sonra 1,5 dolara düştü.
Enflasyon üreticinin yahut çalışan kesimin cebinden sürekli bir şeyler çalmaktadır. Enflasyon dolayısıyla nakit olarak elde bulunan tasarruflar sürekli değer kaybeder. Ayrıca çalışan kesimin geliri enflasyon oranında artmaz. Bu da onların her gün biraz daha gelir düzeylerinin düşmesi sonucunu doğurur ki bu da onları sürekli fazla çalışmaya, geçim sıkıntılarını bertaraf edebilmek için yeni kazanç kapıları bulmaya zorlar. Enflasyon canavarının altında ezilenler ya fazla mesai yaparak yahut kendilerine ikinci bir iş bularak enflasyonun getirdiği yükü üzerlerinden atmaya çalışırlar. Birçokları için bu da yeterli olmaz, eşlerini ve çocuklarını da çalıştırma zorunluluğu duyarlar.
İnsanlar zamanlarının çoğunu ekmek parası kazanmak için harcayınca öğrenmeye ve ciddi meselelerle ilgilenmeye vakitleri olmaz. Bu da insanların hem inançlarının gereğini hakkıyla öğrenmelerini, hem de ülke meselelerine bilinçli bir şekilde yaklaşmalarını önleme amacına yönelik "cahilleştirme politikası"nın daha da etkili olmasını sağlar. Ayrıca insanlar ikinci işte çalışma zorunluluğu duyduklarından ülkede işsizlik problemi ortaya çıkar. Bu durumda işten atılma korkusu daha etkili olur. Dolayısıyla vatandaşı "etliye sütlüye karışmama"ya zorlayan uygulamalar biraz daha etkili olur.
Mısır'a gittiğimde karşılaştığım manzaralar oldukça dikkatimi çekmişti. Çok sayıda insan fakirlik yüzünden sokaklarda veya mezarlıklarda yatıyordu. Bunun yanı sıra bir posta şubesine gidiyorsunuz, bir kişinin yapabileceği işe on kişinin alındığını görüyorsunuz. Ama bu on kişiye verilen toplam ücret sadece bir kişinin geçimine yetecek kadar. Öte yandan devletin baskı politikası halkın üzerinde son derece etkili. İnsanlar devlet yönetiminin izlediği politikaları soruşturmaktan korkuyorlar. Çünkü birinin devlet yönetiminin aleyhinde konuşması veya İslami oluşumlara meylettiğini açıkça dile getirmesi işten atılması için yeterli sebep olabiliyor. İşten atılmak ise sokakta veya mezarlıkta yaşayan insanlarla aynı hayat şartlarını paylaşma sonucunu doğurabilir. Devlet bir bakıma o insanları da bir ibret vesikası olarak sokakta veya mezarlıkta yaşamaya zorluyor gibi. Böylece evlerde ikamet edenlere de: "Etliye sütlüye karışmayın aksi takdirde siz de aynı hayata mahkum olabilirsiniz!" mesajı vermeye çalışıyor.
Bu uygulama sadece Mısır'a has değil. Bir taraftan kalabalık kitleleri etkileyecek ezici zamları peş peşe uygulamaya geçirirken diğer yandan para babalarına trilyonluk peşkeşler çekilmesinin birincisini "bütçeyi denkleştirme" ikincisini "teşvik" olarak izah etmek ikna edici olamaz. Bu olsa olsa fakirleştirme politikasının bir parçası olabilir.
"Fakirleştirme politikası"nın önemli bir örneği de bu sıralarda Rusya'da görülmektedir. Bu konuyu da Cuma dergisinin bu haftaki sayısına yazacağız inşallah. Cuma dergisini takip edenler oradan okuyabilirler.