Abdullah Öcalan Mahkeme Önünde

Ayrılıkçı terör örgütü PKK'nın lideri Abdullah Öcalan, geçtiğimiz haftanın başından (31 Mayıs 1999 Pazartesi gününden) itibaren mahkeme önüne çıkarılmaya başlandı. Davanın iddianamesini hazırlayan savcılar, Öcalan'ın vatana ihanet ve azmettirme yoluyla insanların öldürülmesine sebep olma gibi suçlardan idam edilmesini talep ediyorlar.

Genellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde bir tür gerilla savaşı yürütmeye çalışan PKK (Kürdistan İşçi Partisi) adlı terör örgütünün lideri olarak bilinen ve bir süre önce Türkiye - ABD - İsrail işbirliği sonucunda yakalanarak Türkiye'ye getirilen Abdullah Öcalan, Ege Denizi'ndeki İmralı adasında özel olarak kurulan bir mahkeme binasında yargılanıyor. Yargılamayı ise Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi yapıyor. Abdullah Öcalan, mahkemede kendisi için özel olarak yaptırılan bir cam kafes içinde ifade veriyor. Yetkililer bu kafesin güvenlik gerekçesiyle yaptırıldığını ve Öcalan'ın herhangi bir aşırılığa karşı can güvenliğinin sağlanabilmesi için bu kafes içinde ifade vermesinin sağlandığını söylüyorlar.

Duruşmalara mahkeme heyetinin yanı sıra, Öcalan'ın avukatları, müdahil avukatlar ve geneli PKK'nın silahlı eylemlerinde öldürülenlerin aileleri olmak üzere bazı sivil vatandaşlar katılıyor. Müdahil avukatlar savcıların Öcalan hakkındaki idam taleplerini destekliyorlar. PKK eylemlerinde öldürülenlerin ailelerinin mahkemenin kurulduğu İmralı adasına gidiş dönüşlerinin ve orada ikametlerinin giderleri devlet kurumları tarafından karşılanıyor.

Ankara DGM savcılarının hazırladığı iddianamede Abdullah Öcalan'ın yönettiği terör örgütünün 15 Ağustos 1984 tarihinde silahlı baskınlar ve muhtelif terör eylemleri başlattığını ve bu tarihten 22 Şubat 1999 tarihine kadarki süre içinde 4.472 sivil, 3.874 asker, 247 polis, 1.225 köy korucusu olmak üzere toplam 9.818 kişiyi öldürdüğü, 16.362 kişiyi de yaraladığı dile getiriliyor.

Davanın en ilginç yönünü Abdullah Öcalan'ın mahkemede verdiği ifadeler oluşturuyor. Şimdi bu ifadelerden önemli gördüğümüz bazı notları aktaralım:

* Öcalan mahkemeye ilk çıkarıldığı gün olan 31 Mayıs 1999 Pazartesi günü verdiği ifadede demokratik cumhuriyet ekseninde barış ve kardeşlik için çalışma isteğinde olduğunu söyledi. Öcalan, soruşturma esnasında kendisine herhangi bir baskı yapılmadığını, devletin kendisine saygılı davrandığını kendisinin de bunun karşılığı olarak devlete hizmet etmek istediğini ifade etti. Öcalan bu konuyla ilgili açıklamasında ayrıca şunları söyledi: "Bundan sonra barış ve kardeşlik için yaşayacağımı, Türkiye Cumhuriyeti'ne bu amaçla hizmet edeceğimi belirtmek istiyorum. Barış ve kardeşlik için yaşamam gerektiğini düşünüyorum. Akıtılan bu kanın durması ve barış için çalışacağıma söz veriyorum."

* PKK lideri Öcalan mahkemedeki ilk duruşmasında yönettiği örgütün silahlı saldırılarında öldürülenlerin ailelerinden de özür diledi. Öcalan bu konudaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Saygıdeğer şehid yakınlarına da bir açıklama yapmak istiyorum. Üzüntülerini ve acılarını yürekten paylaşıyorum. Özür diliyorum. Bir toplumsal yaradan kaynaklanan bu kanın durması ve barış için elimden gelen her türlü çabayı göstereceğim sözünü veriyorum. Saygılarımla"

* Öcalan, Yunanistan'dan silah yardımı aldığını, bunun yanı sıra bazı kilise teşkilatlarından da para yardımı aldıklarını söyledi. Yunanistan'ın PKK mensuplarını bomba eğitimi dahil her konuda eğittiğini, eylem için gerekli bütün malzemeleri de Türkiye'ye gönderdiğini; ayrıca Hollanda'da eğitim kamplarının bulunduğunu ifade etti. Suriye'yle ilgili açıklamalarında ise: "Suriye bizimle resmi bir ilişki kurmadı. Ancak herhangi bir engellemede de bulunmadı" şeklinde konuştu.

Öcalan davasını Avrupa da yakından izliyor. Bundan dolayı dünyaca ünlü birçok yayın organının muhabiri davayı günü gününe takip ediyor. Bu yayın organlarında davayla ilgili muhtelif yorumlar yapılıyor. Bazıları Öcalan'ın tutulduğu hapishanedeki yetkililerin ona uyuşturucu vererek bu şekilde konuşmasını sağladıklarını iddia ediyorlar. Bazı yayın organları da Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gözünde "delilsiz karar vermiş" gibi görünmemeye çalıştığını ileri sürüyorlar.

Mahkeme duruşmaların, kesin kararın çıkmasına kadar kesintisiz bir şekilde devam edeceğini açıkladı. Bazı müdahil avukatlar ise kararın önümüzdeki Cuma günü (11 Haziran 1999 tarihinde) çıkabileceğini söylüyorlar. Kararın nasıl olacağı hakkında şu an için kesin bir şey söylemek zor. Ancak idam kararının çıkması kuvvetli ihtimal. Böyle bir karar verilse bile, Öcalan'ın davayı Yargıtay nezdinde temyiz etme hakkı var. Yargıtay kararı onaylasa bile, idam kararının infaz edilebilmesi için Meclis'te onaylanması gerekiyor. Bu sürecin nasıl bir hızla işleyeceği ve nasıl bir sonuca varılacağı ise önümüzdeki haftalarda netlik kazanacak. Ülke içinde özellikle PKK'nın terör eylemlerinden zarar görmüş vatandaşlar sonucun idam olması için ısrarla talepte bulunurken bazı Avrupalı yetkililer Öcalan'ın idam edilmesinin Türkiye'nin Avrupa'yla ilişkilerini olumsuz yönde etkileyeceğini iddia ediyorlar.