Amerikan Vahşetinin Gerekçeleri

Daha önce Kenya ve Tanzanya'da gerçekleştirilen bombalama eylemleriyle ilgili yazımızda bu eylemlerin arkasında Amerika'nın olabileceğine işaret etmiştik. Amerika'nın olaylarla ilgili elle tutulur herhangi bir gerekçe ortaya çıkarılmadan, soruşturmaların sonuçlarını beklemeden hemen Sudan'a ve Afganistan'a saldırması bizim iddiamızı haklı çıkarmaktadır. Çünkü ABD'nin bu saldırılarıyla hedefin önceden belirlenmiş olduğu açık bir şekilde ortaya çıktı.

Amerika'nın soruşturmaların sonuçlarını veya belgelerin ortaya çıkarılmasını beklemeden saldırıda bulunmasının bizce birkaç sebebi var. Bunların başta gelenleri ise şunlar:

Birinci olarak: Hadisenin uçkurgate skandalıyla alakası olduğu birçoklarının ortak görüşü. Bu itibarla bu skandalla ilgili ayrıntıların kamuoyunda tartışılmasına fırsat verilmeden kamuoyunun böyle bir gelişmeyle meşgul edilmesine ihtiyaç vardı.

İkinci olarak: Olayların sıcaklığı devam ederken saldırıda bulunulması özellikle Amerikan kamuoyunun duygularının istismar edilmesinde daha çok işe yarayacaktı. Çünkü herhangi bir olayın sarsıntısının etkisinden kendini kurtaramamış bir kişi veya kitlenin düşüncesi genellikle hissi olur. Ayrıca olayların sıcaklığının devam ettiği esnada gerçekleştirilecek bir saldırı hakkındaki "misilleme" gerekçesi biraz daha etkili olur.

Üçüncü olarak: "Suçlu" önceden belirlenmiş olduğundan dolayı "suç"un onun üzerinde kalması için saldırının bir an önce yapılması gerekiyordu. Aksi takdirde suçlanması amaçlanan tarafların yani Sudan'ın ve Usame bin Ladin'in olaylarla ilgisinin olmadığının ortaya çıkması durumunda önceden belirlenen hedef gerçekleşmemiş olacaktı. Şimdi saldırıyla birlikte uluslararası etkinliğe sahip ama ABD'nin ve siyonizmin çıkarlarına hizmet eden birtakım basın yayın organlarının da kullanılması suretiyle saldırıya maruz kalanlar artık resmen töhmet altına sokulmuş oldular. Bu merhaleden sonra soruşturmaların sonuçları bu ithamı haklı çıkarmasa da çamurun izi kalacaktır.

Dördüncü olarak: Körfez krizinin artık iyice kokması ve gına getirmesi sebebiyle Amerika'nın gündem değiştirme operasyonlarında kullanacağı yeni bir kriz cephesine ihtiyacı vardı. Sudan'la da Amerika'nın uzun süreden beridir problemi olduğundan Kenya ve Tanzanya olayları onun için altın fırsat oldu. Bu altın fırsatı zamanında kullanmaması Amerika'nın felsefesine ve mantığına aykırı olurdu. İşin gerçeğinde bu altın fırsatın Amerika'nın önüne kendiliğinden geldiğini düşünmek de bize pek isabetli bir yorum olarak görünmediğinden Kenya ve Tanzanya'daki patlamaların arkasında CIA'nin olabileceği ihtimalini daha kuvvetli bir ihtimal olarak görüyoruz.