Hırvat-Boşnak-Sırp Denklemi

Bosna-Hersek'teki iç savaşın başlamasından önce Saraybosna'yı ziyaret ettiğimde Bosna-Hersek Hırvatlarını temsil eden bir partinin şehrin önemli caddelerine astığı ilanlar dikkatimi çekmişti. Bu ilanlar Müslümanları Sırplara karşı birlik ve dayanışmaya çağırıyordu. Müslümanlara bu çağrı hakkındaki kanaatlerini sorduğumda ise Hırvatlara pek güvenmedikleri intibaı edinmiştim. Ancak buna rağmen yine de irtibatı tamamen kesmek ve çağrıyı ellerinin tersiyle geri çevirmek de istemiyorlardı.

Son gelişmelerle birlikte bu Hırvat-Boşnak işbirliği konusu yeniden gündeme geldi. Hatta Hırvatların Sırplar karşısındaki askeri başarıları Müslüman kamuoyunu hayli sevindirdi. Ancak Hırvatların bu başarılarının konuşulduğu günlerde İngiltere'de yayınlanan The Times gazetesinin yazdığı bir haber kafaları karıştırdı. Habere göre Hırvatistan devlet başkanı Tudjman'la Sırbistan devlet başkanı Miloşeviç Bosna-Hersek'i aralarında paylaşmak için anlaşmış ve hatta bu konuda bir plan bile hazırlamışlardı. Bunun yanısıra Hırvat operasyonunun arkasında ABD parmağının olması da çeşitli tereddütlere yolaçtı.

İşin aslına bakılırsa Hırvatların Müslümanlarla işbirliği içine girme çabaları sadece pragmatist ve makyavelist bir düşüncenin ürünüydü. Yani Hırvatlar kendi ulusal çıkarlarını korumada hangi işbirliğini yararlı görürlerse o yöne yönelirler. Müslümanların onlara pek fazla güvenmemeleri de bu yüzdendi. Ancak daha önceki ziyaretimden Hırvatların Sırpları hiç sevmedikleri Müslümanlarla işbirliğine daha fazla önem verdikleri kanaatine varmıştım. Çünkü onlar Sırplara hiç güvenmiyor ve her an gadr edebileceklerinden korkuyorlardı. Aynı dine mensup olmaları çok fazla bir şey ifade etmiyordu. Aralarındaki mezhep farklılığı ve ulusal kimliklerine verdikleri önem onları birbirlerinden tamamen ayırmıştı. Savaş ortamlarında mezhep farklılıkları bazen din farklılığı kadar öne çıkabiliyor. Bu yüzdendir ki anladığımız kadarıyla, bugün Hırvatlar Sırplara farklı bir dinin mensupları gibi bakıyorlar.

Bununla birlikte Hırvatların Müslümanlarla olan ilişkilerine her zaman çekince koydukları müşahade ediliyor. İşlerine geldiğinde Müslümanlara karşı Sırplarla işbirliği içine girmeleri uzak bir ihtimal değildir. Ancak ben The Times gazetesinde çıkan haberin pek doğruluk tarafının olmadığını sanıyorum. Çünkü böyle bir işbirliği mevcut şartlarda Hırvatların lehine değildir. Krajina Sırplarına karşı Hırvatların kazandığı zaferin de bir ortak planın ürünü olduğu iddialarının geçerlilik yanı yoktur. Krajina'daki Hırvat zaferi Sırpların birkaç cephede savaşmak zorunda olmalarından, yıpranmışlıklarından ve yorgun düşmelerinden ileri geliyor. Yoksa Sırplar direnme gücüne sahip olsalardı kesinlikle Hırvatlar karşısında taviz vermezlerdi.

Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum: Boşnak - Hırvat işbirliği yerine göre hem Müslümanların hem de Hırvatların lehine olabilir. Müslümanların bu tür işbirliklerinde oldukça dikkatli davranacaklarından hiç şüphe etmiyorum. Onlar Hırvatları bizden daha iyi tanıyor ve ne işler çevirebileceklerini bizden daha iyi biliyorlar. Ne de olsa komşuları! Mevcut şartlar ortak düşman durumundaki Sırp canavarının zayıf düşürülmesini ve Sırp vahşetine son verilmesini gerektiriyor. Ancak bu işbirliği bir dostluk ilişkisi olarak telakki edilmemelidir. Hırvatlar mevcut kimlikleriyle asla Müslümanların dostu olamazlar.