Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan altı İslam cumhuriyetinden halkı Türk olmayan tek cumhuriyet durumundaki Tacikistan 1992 yılı içinde önemli gelişmelere sahne oldu. Bu ülkede hayli güçlü olan İslâmi muhalefetin komünist rejimin bütün izlerini silmek ve yerine İslâmi uygulamaları getirmek amacıyla Mart ayı başlarında başlattığı hareketlere karşı devlet başkanı Rahman Nabiyev'e parlamento tarafından olağanüstü yetkiler verilmesi olaylara ivme kazandırdı. İslâmi muhalefetin yönlendirdiği halk parlamentonun bu kararına karşı Mayıs ayı başlarında başkent Duşanbe'de büyük yürüyüşler gerçekleştirdi.
Olayların halk tabanına yayılması ile daha da güçlenen İslâmi muhalefet, Demokrat Parti taraftarları ile de işbirliği yaparak 4 Mayıs 1992'te gerçekleştirdiği bir hareketle cumhurbaşkanlığı sarayını kuşatmaya aldı. Muhalif gruplar daha sonra eylemlerini daha da genişleterek başkent Duşanbe'de önemli merkezleri ele geçirdiler. Bu olaylar üzerine devlet başkanı Nabiyev muhalif liderlerle anlaşarak bir koalisyon hükümeti kurmayı kararlaştırdı. Ancak Nabiyev böyle bir anlaşma ile durumunu sağlama almaya çalışırken diğer taraftan Ağustos ayı sonunda Bağımsız Devletler Topluluğu Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Yevgeni Şapoşnikov ile ülkesine asker gönderilmesi üzere anlaşma yaptı.
Öte yandan eylemlerini sürdüren muhalif gruplar Eylül ayı başlarında ülkenin önemli bir kısmında kontrolü ele geçirdiler. Pek çok resmi kuruluşu da kendi hakimiyetlerine aldılar. Bu gelişmeler sonunda devlet başkanı Nabiyev de görevini bırakmak zorunda kaldı. Ancak çok geçmeden Bağımsız Devletler Topluluğu'na bağlı askeri birlikler ülkenin çeşitli bölgelerine yerleştirildiler. Bu askerlerin bir kısmı daha sonra güvenlik gerekçesi ile geri çekildi ise de daha sonra yeniden takviye birlikler gönderildi. Bu birliklerin de desteği ile harekete geçen Nabiyev taraftarları daha önce başkent Duşanbe'de kontrolü ele geçirmiş olan İslâmi demokratik koalisyona karşı başarı sağlayarak, Ekim ayı sonlarına doğru devlet başkanlığı sarayını ve radyo binasını ele geçirdiler. Nabiyev taraftarlarının harekete geçmesi ülkedeki çatışmaların daha da şiddetlenmesine sebep oldu. Bunun üzerine Bağımsız Devletler Topluluğu tarafından takviye askeri birlikler gönderildi ve 1992'nin sonuna gelindiğinde BDT askerleri tarafından desteklenen Nabiyev taraftarları ile İslâmi-demokratik koalisyonun oluşturduğu gruplar arasındaki iktidar mücadelesi devam ediyordu.
Ülkedeki iç savaş çok sayıda insanı yurdunu terk ederek komşu ülkelere iltica etmeye zorladı.