Âlimlerden Direnişe Destek

21 Kasım 2004 Pazar, Vakit gazetesi

Çağımızda ilim adamlarına büyük görevler düşmektedir. Çünkü günümüzde İslâm âlemi iki ayrı cepheden saldırı ile karşı karşıyadır. Bu saldırının bir cephesini askeri güçler diğer cephesini de medya oluşturmaktadır. Medya cephesi dünya kamuoyunu çoğu asılsız ya da doğru olsa bile veriliş tarzı yanıltma mahiyeti taşıyan haberler ve yorumlar üreterek Müslüman kitleler hakkında kötü bir imajın oluşturulmasını sağlamak, böylece askeri cephenin işini kolaylaştırmak, onun önünü açmak için çalışıyor. "Terör" kavramının adeta Müslüman kimliğiyle özdeşleştirilmesi için yıllardan beridir yürütülen çalışmalar bunun en bariz örneğini teşkil etmektedir.

Bu durum karşısında bazıları savunma konumuna geçerek, haklarına tecavüz edilen, yurtları işgal edilen, mukaddes değerleri kirletilen mazlum insanların verdiği haklı ve meşru mücadeleleri bile reddetme yönüne gitmektedirler. Çünkü bu tür mücadeleler çağdaş emperyalizmin ve onun himayesindeki saldırgan güçlerin işlerini zorlaştırdığından, planlarının önünde en önemli engeli oluşturduğundan bunlar da terör olarak nitelendirilmektedir. Medya organları tarafından da bu mücadeleler aleyhine "terör" nitelemesine dayalı yoğun bir anti-propaganda yapılmaktadır. Bu anti-propagandanın etkisinde kalan bazı ilim erbabı söz konusu mücadelelerin haklılık ve meşruiyet gerekçelerini incelemekten, dolayısıyla onlara sahip çıkmaktan son derece çekinmekte, bunun yerine "bizim bu tür işlerle ilgimiz olamaz" düşüncesine dayalı savunma yapmaktadırlar. Oysa bu tür savunmalar saldıranların işlerini daha da kolaylaştırmakta, onların en önemli cephelerini oluşturan medyanın yürüttüğü propagandanın amacına ulaşmasına sebep olmaktadır.

Haklı ve meşru mücadelelere sahip çıkma konusunda çekingen davranan ilim sahiplerine, Dünya Müslüman Âlimler Birliği'nin 19 Kasım Cuma günü yayınladığı bildirinin yol göstermesini ve kendilerine cesaret kazandırmasını umuyoruz. Başkanlığını İslâm âleminin medarı iftiharı olmaya lâyık ilim adamlarından Prof. Yusuf el-Kardavi'nin yaptığı Dünya Müslüman Alimler Birliği, Irak'taki direnişin, bu ülkenin içinde veya dışında bulunup da gücü yeten herkesin destek vermesi şer'i bir görev olan cihad olduğunu bildirdi. Yapılan açıklamada bir Müslümanın Irak halkının ve onun şerefli direnişinin aleyhine işgalcilere herhangi bir yardım sunmasının kesinlikle caiz olmadığı vurgulandı. Şartların zorlaması sebebiyle Irak ordusunda veya polis teşkilatında görev alanlardan da vatandaşlarına zarar getirecek görevlerde bulunmaktan kesinlikle uzak durmaları istendi. Direnişçilerden de işgalcilere karşı gerçekleştirdikleri eylemlerinde şer'i ölçüleri gözetmeleri, bu ölçülere uymayacak faaliyetler yapmaktan kaçınmaları istendi.

Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta düzenlenen ve çok sayıda ilim adamının iştirak ettiği iki günlük toplantıdan sonra yapılan açıklamada gücü yeten herkesin Filistin'deki intifadaya da yardımcı olması ve destek vermesi gerektiği vurgulandı.

Toplantıda Sudan ve Afganistan'daki gelişmeler başta olmak üzere İslâm dünyasındaki diğer bazı gelişmeler de ele alındı.