ABD'nin Irak'taki Hedefi Fitne

22 Eylül 2004 Çarşamba, Vakit gazetesi

Katliam, insanları kitleler halinde imha etmek ABD işgal güçleri için başlı başına bir hedeftir. Gerek Afganistan'da gerekse Irak'ta düğün alaylarının, törenlerin ve daha başka toplantıların hiçbir sebep yokken vurulması ve bu yolla yüzlerce insanın öldürülmesi bunu belgeleyen gelişmelerdir.

İnsanları kitleler halinde imha etmeyi strateji haline getiren ABD ve onunla işbirliği içindeki Siyonistlerin bu konuda en çok yararlandıkları metot ise fitne, yani toplumun değişik kesimlerini birbirine kırdırmak için şartları oluşturmaktır. Lübnan toplumu, oldukça farklı etnik ve dini unsurların bir bileşkesi olduğundan Siyonistlerin 1978'de başlattıkları ve on yıl süren fitne yüzünden maddi ve beşeri yönden çok büyük kayıplar verdi. Şimdi o tecrübenin acılarını sararken yaşananlardan da ders almış görünüyor. Bu yüzden Lübnan toplumundaki tüm dini ve siyasi akımların ileri gelenlerinin kaynaşmaya, karşılıklı müsamahaya önem verdiklerini görüyoruz.

Benzer bir çeşitlilik Irak toplumunda da var. İşgalci güçlerin ve onların himayesi altında kendilerini gizleyerek sızan Siyonist fitne makinelerinin bu çeşitliliği kendi çirkin emelleri için değerlendirmek amacıyla yoğun çaba sarf ettiklerini görüyoruz. Planlanan tarzda bir fitnenin ülkeyi kuşatması durumunda ülkedeki toplumun farklı kanatlarının birbirlerini kırmakla meşgul olacaklarını, işgalcilerin ise yandan seyretme zevkini çıkaracaklarını, üstelik kavga halindeki bu unsurların, silahı ve gücü elinde bulunduran işgalcilere yanaşma, onlardan destek alma ihtiyacı duyacaklarını, böylece dayatmaların daha kolay kabul ettirileceğini düşünüyorlar.

Gerek basın vasıtasıyla ve gerekse Irak'tan gelen yahut orada yakınları bulunan insanlar vasıtasıyla işgalcilerin fitne alevini çakmak için çok ilginç oyunlar oynadıklarına dair haberler alıyoruz. Örneğin ülkedeki Sünni Alimler Birliği'ne üye Muhammed Cedva' ve Hazim ez-Zeydi adlı iki ilim adamının kaçırılıp öldürülmesi, sonra da bunların Şiiler tarafından öldürüldüğüne dair iddialar ortaya atılması bu oyunun bir parçasıdır. Ancak Allah'ın izniyle Sünni cemaatin ileri gelenleri oyunun farkında olduklarından cinayeti işleyenlerin işgalciler olduğuna dair açıklamalar yaparak fitnenin önünü kesmeye çalıştılar. Ne kadar ilginçtir ki söz konusu cinayetlerin üzerinden 24 saat geçmeden işgalciler, Bağdat'ta Şiilere ait Şeriat ve Fıkıh Fakültesi'nin öğrencilerini taşıyan araçlara saldırarak 4 kişinin ölümüne, 7 kişinin de yaralanmasına sebep oldular.

Fitne çabalarının hepsi bu kadar değil. Onun için bu konuya devam etmek istiyoruz. Ayrıca geçtiğimiz Pazar gecesi Irak'taki İslâmi Parti'nin ileri gelenlerinden Dr. Muhsin Abdulhamid'in sohbetini dinledik. Önemli hususları dile getiren Dr. Abdulhamid'in verdiği bilgilerden bazılarını sizlere de aktarmak istiyoruz. Bu sebeple istisnai bir gelişme olmazsa bu haftaki yazılarımızı, inşallah Irak'taki gidişata ayıracağız.