Allavi Kimin Adamı?

5 Haziran 2004 Cumartesi, Vakit gazetesi

Irak'ta göstermelik egemenlik devri için hazırlanan kadroda öne çıkan ikinci isim başbakanlığa getirilen Iyad Allavi. Aslında onun konumu Yaver'in konumundan önemli. Çünkü yeni sistemde cumhurbaşkanına sadece "şeref payesi (!)" verilmesi ve yetkilerinin kısıtlanması planlanıyor. Bu durumda cumhurbaşkanı muhtemelen noterlik yapacak, asıl icraatı yürütecek ve en geniş yetkileri elinde tutacak kişi başbakan olacak.

ABD'nin tanınmış gazetelerinden USA Today Allavi'nin Irak hükümetinde aktif rol alabilmek ve kendisini Washington yönetimine kabul ettirebilmek için Ekim 2003'ten buyana yürüttüğü lobi faaliyetlerinde 340 bin dolar civarında harcama yaptığını ileri sürdü. ABD medyası büyük ölçüde güvenilirliğini kaybettiğinden bu iddianın ne derece doğru olduğunu bilmiyoruz. "Yıpratma" amaçlı ortaya atılmış olması da mümkündür. Fakat Allavi'nin ABD'ye yakın durması ve onun nezdinde "güven kazanması" doğruluk ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Ayrıca onun uzun süreden beridir CIA ile yakın ilişki içinde olduğu bilinmektedir.

Biz burada onun kimliği hakkında özet bilgiler vermek istiyoruz:

Iyad Allavi, tıp tahsilini İngiltere'de yapmış bir doktordur. Irak'ın Şii Caferi cemaatine mensup olan Allavi, Irak Ulusal Uzlaşma Hareketi'nin başkanıdır. Mensubiyet olarak Caferidir, ama düşünce olarak Batı tesirinde kalmış laik biridir. Gayet zengindir. Önceden Saddam'ın Baas Partisi içinde çalışıyordu. Fakat Saddam'la aralarına ihtilaf girince Irak'ı terk etmek zorunda kaldı. Sürgünde olduğu sırada Kuveyt ve Suudi Arabistan'ın desteğiyle mezkur Irak Ulusal Uzlaşma Hareketi'ni kurdu. Ancak kendisi Londra'ya yerleşerek çalışmalarını oradan yürüttü. Saddam yönetiminin düşmesinden sonra ülkesine tekrar döndü. ABD tarafından oluşturulan ve gayri meşru işgale meşruiyet kazandırmada araç olarak kullanılan Geçici Yönetim Kurulu içinde yer aldı.

Allavi, Saddam Hüseyin'in işgal güçleri tarafından yakalanmasından sonra onun işgalcilere yaptığı itiraflarla ilgili olarak medyaya açıklamalarda bulunuyordu. Bu da onun işgal güçleriyle, diğer GYK üyelerine nispetle biraz daha yakın irtibat içinde olduğunu gösteriyordu.

ABD'nin Irak'ın yeni geçici yönetimini oluştururken icraatta çok fazla yetkisi olmayacak cumhurbaşkanlığı makamı için arkasında aşiret desteği olan el-Yaver'i tercih ettiğini, ama icraatı yürütecek başbakanlık makamına CIA'nin uzun süredir kendisiyle doğrudan ilgilendiği ve hazırladığı Allavi'yi oturttuğunu görüyoruz. Allavi'nin şimdiye kadar izlediği çizgiyi ve düşünce yapısını incelediğiniz zaman, kendisine verilen payenin hatırına ABD'nin çıkarlarına hizmet etmekten, ülkesinin geleceğini sömürgeci güçlere rehin vermekten çekinmeyecek biri olduğunu çok rahat anlarsınız.

Allavi'nin geçici yönetimin başbakanı seçilmesi karşısında BM yetkilileri de memnuniyetlerini dile getirdiler. Bu memnuniyet muhtemelen BM ile ABD'nin bazı ortak duyarlılıklarından ve kesişen menfaat alanlarından ileri gelmektedir.