"İslamcı" Kimliğiyle Yıpratma

30 Ocak 2001

"Yıpratma Politikası"nın hedefi belli bir oluşum veya düşünceyi halk nazarında istenmeyen, kötülenen bir hale getirmektir. Son zamanlarda İslam aleminde İslami kimliği öne çıkaran oluşumların etkinliği arttığından bu tür oluşumlara karşı "yıpratma politikası"na etkin bir şekilde başvurulmaktadır. Bu politikanın çeşitli metotları bulunmaktadır. Biz en başta güncelliği itibariyle başlıkta da öne çıkardığımız "İslamcı" kimliğiyle yıpratma politikasından söz etmek istiyoruz.

Aylık Ribat dergisinin Şubat-2001 sayısı için yazdığımız "İslami Oluşumların Sorunları" başlıklı yazımızda şunları dile getirdik:

"Önemli bir sorun da İslam adına ortaya çıkan her şeyi sahiplenmekten kaynaklanmaktadır. Oysa İslami oluşumları yıpratmayı amaçlayanlar bazen sahiplenilmesi ve benimsenmesi mümkün olmayan birtakım fiilleri yaptırmak amacıyla "İslami kimlikli" oluşumlar ortaya çıkarmaktadırlar. Bu tür oluşumların çoğunlukla reddiyeci, tekfirci ve şiddete öncelik veren oluşumlar olması dikkat çekmektedir. Örneğin Cezayir'de cuntanın oluşturduğu karanlık havada ortaya çıkan GIA etrafında oluşan tereddütler, Mısır ve Sudan'da çok az sayıda bir taraftar grubuyla da olsa varlığını sürdüren Tekfir ve Hicret cemaatinin faaliyetleri bu konuda düşündürücüdür. Bu açıdan sahiplenme ve reddetme konusunda ölçü her zaman İslam olmalıdır. Fakat bu konuda da oldukça dikkatli olunması ve gelen haberlerin iyi tahlil edilmesi gerekiyor. Çünkü çağdaş medyaya hakim güçler çoğu zaman İslami oluşumlar hakkında asılsız haberler yayabilmekte, yahut ispat edilmemiş iddiaları gerçek gibi yansıtabilmektedirler."

"İslamcı" kimliğiyle yıpratma politikasının hedefi İslami kimliği benimseyen tüm kesimleri yıpratmak olduğundan dolayı belli amaçlar doğrultusundan ve kontrollü bir şekilde söz konusu kimlikle piyasaya sürülenlere atfedilen fiillerin tüm İslami camiaya mal edilmesi için yoğun bir medya propagandası yürütülmektedir. Çünkü zaten bu gibi oluşumların şekillendirilmesindeki, onlara İslam'ın benimsemesi mümkün olmayan birtakım fiillerin yaptırılmasındaki veya onlara atfen bu tür fiillerin işlenmesindeki ana hedef budur. Dolayısıyla o gibi oluşumlara atfen çirkin bir fiilin işlenmesi durumunda artık fırsat yakalanmış demektir ve yoğun bir medya savaşının başlatılması için şartlar hazırdır. Artık o fiillerin arka planlarının tetkik edilmesine ihtiyaç duyulmaz.

Bu tür oluşumların sadece belli bir bölgede değil İslam coğrafyasının değişik bölgelerinde ortaya çıkması ve birbirine benzer özellikler taşımaları bu konuda izlenen politikanın uluslararası bir boyutunun olduğunu ortaya çıkarmaktadır.

Bu meselenin Kur'an'ı veya İslami kaynakları yanlış anlamakla ilgisi yoktur. Çünkü bu tür oluşumların stratejilerini şekillendirenler genellikle onların da dışında bulunanlardır. Onlarsa İslami kimliği karşılarına aldıklarından, Kur'an'ı ya da herhangi bir İslami kaynağı doğru ya da yanlış anlama gibi meseleleri yoktur. Onlar için önemli olan "İslamcı" kimliğiyle İslami kimliği, İslami oluşumları yıpratmak, onları toplum nazarında "istenmeyen" konumuna düşürmektir.

İslami kimliği yıpratmada daha başka metotlara da başvurulmaktadır. Ancak bu metotların her birinden ayrıntılı olarak söz etme imkanımız olmadığından sadece kısa başlıklar halinde söz etmekle yetineceğiz:

-Bir hareketin yükselişini önleyemeyince o hareketi çok zor şartlarda veya halkın tasvip etmeyeceği bir yapı içerisinde iş başına getirmek.

-Aralarında bazı ihtilaflar bulunan İslami oluşumlar arasındaki muhalefeti kökleştirmek suretiyle birbirleriyle uğraşmalarına sebep olmak.

-Halk nazarında etkili olan ve İslami anlayış sahibi fertleri, tasvip etmeyecekleri fiilleri yapmaya zorlamak.

-Halkın İslami oluşumlara meylediş sebeplerini çok iyi inceleyerek bu sebepleri ortadan kaldırmak.

-Baskı uygulamalarının sürekli gündemde tutulmasını sağlamak suretiyle İslami alanda birtakım adımlar atmak isteyenlerin kendilerini devamlı bir murakabe altında hissetmelerine yol açmak suretiyle psikolojik yönden yıpratmak vs.

Bütün bu metotların uygulanmasında tecrübe edilmiş, sonuç alınmış stratejiler bulunmaktadır. Bu stratejilerin tanınması bu metotlar karşısında takınılacak tavrı belirlemeyi de kolaylaştırır.