ABD Yalnızlığa Gidiyor

11 Haziran 2001 Pazartesi

Amerikan emperyalizmi günden güne yalnızlığa doğru sürükleniyor. Daha önce ABD'nin özellikle globalleşme politikalarına karşı değişik gösteriler gerçekleştirildi. Bu politikanın aslında Amerikan emperyalizmini tüm dünyaya hakim kılma politikası olduğu bilinmektedir. Dünya kamuoyu sadece globalleşme konusunda değil, tüm dünya halklarını köleleştirmeyi ve bütün dünya ülkelerini ABD'ne mahkum hale getirmeyi amaçlayan politikaları yüzünden de bu ülkeye karşı tepkili. İşte bu tepki her fırsatta dışa yansıyor. Son olarak da ABD başkanı Bush'un İspanya ziyareti münasebetiyle tepkiler dışa yansıdı. Biz bu yazıyı yazdığımızda Bush'un İspanya ziyareti henüz gerçekleşmemişti. Ancak siz okurken gerçekleşmiş olacak. Dolayısıyla biz sadece Bush'un ziyareti öncesinde gerçekleştirilen gösterilere bakarak değerlendirmemizi yapıyoruz. Daha ziyaret öncesinde bütün dünya gündemine yansıyan gösteriler düzenlenmesi ve tepkilerin dışa yansıtılması ABD emperyalizminin artık Avrupa halkları da dahil tüm dünya halklarını rahatsız ettiğini gösteriyor. Ziyaret öncesinde bu gösteriler gerçekleştirildiğine göre kuvvetli bir ihtimalle ziyaret esnasında daha büyük gösteriler olacaktır.

Fakat ne yazık ki ABD yönetimi, "yollar yürümekle aşınmaz" anlayışına sahip bir yönetimdir. Bu yüzden kendisine yönelen kamuoyu tepkilerini çok fazla ciddiye almaz. Onun için önemli olan işi kitabına uydurmak da değildir. Çünkü o kitabı kendi işine uydurmakta da zorluk çekmemektedir. Bu yüzden onun için önemli olan istediğini yaptırabilmektir. Günümüz şartlarında özellikle Doğu bloğunun dağılmasından sonra oluşturulan dengeler Amerika'nın yayılmacı ve emperyalist politikalarının önünü açtığından pek çok ülkenin yönetimi kendini ABD'ne mahkum hissetmektedir. Dolayısıyla ABD'nin onlara istediğini yaptırması hiç de zor olmamaktadır.

Bu durum karşısında ABD'ni dize getirmek için kitlesel tepkileri etkin hale getirmeye ihtiyaç var. Bunların başında ise ekonomik boykotlar gelmektedir. İsrail işgal devletinin son saldırıları yüzünden Arap dünyasında başlatılan İsrail'in ve ona destek veren ABD'nin ürünlerini boykot uygulaması zaman içinde epey yayıldı. Bu boykotu daha da yaygınlaştırmak ve etkin hale getirmek mümkündür. Böyle bir şeyin gerçekleşmesi için kitle örgütlerinin harekete geçmesine ve kendi aralarında işbirliği yapmalarına ihtiyaç var. Kitle örgütleri sadece ulusal platformda değil uluslararası platformda da benzer örgütlerle işbirliğine giderek ABD'nin emperyalist amaçlara dayanan yayılmacı politikasına karşı mücadele içine girebilirler. Kitle örgütlerinin yanı sıra ekonomik kuruluşların da bu mücadeleye katılmaları ve ABD ürünlerine karşı alternatif ürünler geliştirmeleri gerekir. Gerçi bu tür ürünlerin geliştirilmesinin engellenmesinde ABD tarafından kumanda edilen politikaların önemli rol oynadığını biliyoruz. Ama bu engellerin zamanla aşılması mümkündür. Aşılabilmesi için de işbirliğine, dayanışmaya ihtiyaç var. Ekonomik kurumlar tüketicinin taleplerini karşılama konusunda rekabet içinde olsalar da hepsinin birden karşılarına çıkan engelleri aşmak için işbirliği içine girmeleri, ortak tavır sergilemeleri zorunludur.

ABD'nin kontrolünde yürütülen BM ambargosu yüzünden Irak yıllardan beridir perişan haldedir. Eğer ki uluslararası kuruluşlar ve dünya ülkeleri ABD sultasından kurtulamazsa dün Libya'nın, bugün Irak'ın başına gelen yarın herhangi bir ülkenin başına gelebilir. Şunu da hatırlatalım ki ABD'nin ambargolarının amacı suçluları cezalandırmak ve uluslararası alanlarda suçları engellemek değil doğrudan kendisinin yayılmacı politikalarının önünü açmaktır.

Aslında ABD'nin yayılmacı ve emperyalist tabanlı politikaları günden güne bariz bir şekilde kendini gösteriyor. Dünya halklarının onun politikalarına yönelik tepkilerinin günden güne artması da bu yüzden. İşte ABD'yi yalnızlığa sürükleyecek ve kendi emperyalist hesaplarıyla baş başa bırakacak en önemli etken de bu tepkilerdir. Ama bu tepkilerin mutlaka pratiğe yansıması, sadece sokaklara yansıyan gösterilerden ibaret kalmaması gerekir. Çünkü ABD şimdiye kadar sokaklara yansıyan tepkilerin hiçbirini ciddiye almadı. Bununla birlikte tepkilerin sokağa yansıması da küçümsenmemesi gereken bir gelişmedir. Çünkü bu, kitlelerdeki tepkinin açığa çıkmasını ve ortak tavırlar sergilenmesini sağlamaktadır.