ABD Seçimlerinin Sonuçları İsrail'i Nasıl Etkileyecek?

4 Aralık 2000 Pazartesi

ABD başkanlık seçimlerinde yahudi lobisinin büyük bir hararetle desteklediği Al Gore seçimleri sandıkta kesin olarak kaybetti. Fakat yine de sonuca razı olmak istemedi. Bunun üzerine mahkeme yoluyla kazanabilmek için yoğun bir çaba sarf etti. Başvurduğu mahkemelerin heyetlerinde Demokrat Parti eğilimlilerin fazla olması onu biraz ümitlendiriyordu. Ancak sayımların tekrar tekrar Bush lehine çıkması mahkeme heyetinin işini zorlaştırmış olmalı ki Florida Yüksek Mahkemesi, Palm Beach ilçesindeki tartışmalı oyların anayasaya uygun olduğuna karar vererek seçimlerin yenilenmesi talebini reddetti. Mahkeme aynı zamanda Demokrat Parti'nin eyaletteki tartışmalı oyların elle yeniden sayılması yönündeki talebini de reddetti. Bu durum Al Gore'un artık seçimi mahkeme sürecinde de kaybetmenin eşiğine kadar geldiğini gösteriyor. Florida Yüksek Mahkemesi kararlarının temyiz edilmesi imkanı var. Kuvvetli bir ihtimalle Al Gore bu hakkını da kullanma yoluna gidecektir. Çünkü onun izlediği tutum yenilgiyi kabul etmeye yanaşmadığını, başkanlık savaşını son noktasına kadar götürmekte direnme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Ama temyiz hakkını kullanmasının ona çok fazla bir şey kazandırmayacağını ve sonuçta kenara çekilmek zorunda kalacağını sanıyoruz.

Aslında Amerika'daki son başkanlık seçimlerini kaybeden Al Gore değil yahudi lobisi olmuştur. Bu yenilgiyi kabul etmeyerek direnen de Al Gore'dan çok yahudi lobisidir. Hatta seçim sonuçları ilk açıklandığında Al Gore, Bush'u telefonla arayarak tebrik bile etmişti. Ama çok geçmeden biri birden tavır değiştirip tebriğini geri aldı. Bizim kanaatimize göre onun böyle hızlı tavır değiştirmesinde, arkasında duran yahudi lobisinin telkinlerinin büyük rolü olmuştur.

Amerika'daki yahudi lobisi bundan önceki başkanlık seçimlerinde belli bir kişiye destek verse de yine ikili oynamaya, dengeyi muhafaza etmeye çalışırdı. Ama son seçimlerde her ne kadar bazı kamuoyu yoklamalarında yahudilerin % 65'inin Al Gore'u, % 35'inin Bush'u desteklediği ileri sürüldüyse de yahudi lobisi çok açık ve tavizsiz bir şekilde Al Gore'u desteklemiştir. Seçimleri kaybedince de Bush'u tamamen karşısına aldı ve ona karşı bir seçim savaşı başlattı. İşte bu yüzden sonucun onun lehine olmasını istemiyor. Çünkü gerek seçim sürecinde ve gerekse seçimlerden sonra izlediği tutum yüzünden Bush'un içinde yahudi lobisine karşı bir tepkinin oluşmuş olabileceğinden ve bunun da onun politikalarına yansıyabileceğinden endişe ediyor. Ayrıca Al Gore başkanlığa geçecek olsa kendisini yahudi lobisi önünde eli mahkum ve başı eğik hissedecek bu yüzden de onun isteklerini yerine getirmekte tereddüt etmeyecektir. Bush ise bu lobiden destek değil köstek gördüğünden dolayı kendini eli mahkum olarak görmeyecek, dolayısıyla kararlarında daha rahat hareket edecektir.

İsrail işgal devleti kendi ayakları üstüne durabilen bir devlet olmadığından, özellikle ABD'nin yardım ve desteğine büyük ihtiyaç duyduğundan Amerika'daki yahudi lobisi bu ülkedeki başkanlık seçimlerine büyük önem veriyor. Özellikle İsrail'in Aksa İntifadası münasebetiyle içine düştüğü durum ABD'nin İsrail'e yapacağı yardıma daha büyük bir ehemmiyet kazandırdı. İşte bu şartlarda yahudi lobisi Bush'un zaferini bir türlü kabullenmek istemiyor.

Peki Bush'un başkanlık koltuğuna oturması İsrail'i ne kadar etkileyecek? Bu konuda öncelikle şunu ifade edelim ki ABD, Ortadoğu olarak adlandırılan bölgeye yönelik siyaseti ve genel stratejisi açısından İsrail'e sahip çıkmayı ve ona destek olmayı zorunlu görüyor. Bu yüzden bu ülkede başkanlık koltuğuna kim oturursa otursun ülkenin İsrail'le ilgili politikasında köklü bir değişiklik olması beklenemez. Zaten Bush da seçim döneminde yaptığı açıklamalarında bu hususu dile getirmişti. Ama belirttiğimiz sebeplerden dolayı İsrail belki her istediğini şartsız ve zahmetsiz bir şekilde kabul ettirmekte zorlanabilir. Bazı konularda İsrail işgal devleti de birtakım tavizlere, geri adımlar atmaya zorlanabilir.