Ahmed Sahnun

12 Aralık 2003 Cuma, Vakit gazetesi

Cezayir'deki İslami mücadelenin sembolik isimlerinden ve önderlerinden Şeyh Ahmed Sahnun, birkaç yıldır maruz olduğu şeker hastalığı sebebiyle 8 Aralık 2003 akşamı, 96 yaşında vefat etti.

Sahnun, Ramazan bayramında şekerinin yükselmesi sebebiyle hastaneye kaldırılmıştı.

İslam'a Davet Birliği'nin başkanlığını yapan Sahnun, bir asra yaklaşan ömrünü İslami faaliyetlere adamıştı. Çok küçük yaşlarından itibaren bu faaliyetlere giren ve dini ilimlerde kendini yetiştiren Ahmed Sahnun, işgal döneminde işgalcilerin Fransız ve Batı kültürünü hakim kılma çabalarına karşı ciddi mücadele veren Müslüman Alimler Cemiyeti'nin üyelerindendi. Bu cemiyetin kurucuları arasında yer alan ve o dönemde Cezayir'deki İslami mücadeleyle ismi özdeşleşen ünlü ilim adamı Abdulhamid bin Badis'in öğrencilerindendi. Kendisi de bu cemiyet bünyesinde Cezayir'in Müslüman halkının İslami kimliğinin değiştirilmesi ve Fransız kültürünün hakim kılınması için yürütülen çalışmalara karşı mücadele verdi. Fransız işgaline karşı verilen bağımsızlık mücadelesinde de halkı teşvik ve yönlendirmede büyük rol oynayan ilim adamlarının başında gelenlerindendi.

Ne yazık ki işgal altında faaliyet yürütebilen Müslüman Alimler Cemiyeti, 1962'de ülkenin bağımsız olmasından sonra iş başına gelen kukla rejim tarafından kapatıldı. İşgalciler kendi elleriyle başaramadıklarını kuklaları vasıtasıyla başarabilmişlerdi ki bu, son yüzyılda İslam aleminin genel bir problemidir. Ahmed Sahnun bu cemiyetin kapatılması üzerine Değerler Cemiyeti bünyesinde faaliyete başladı. Meşhur FIS'in lideri Abbasi Medeni de bu cemiyette yetişenlerdendir.

Sürekli davet ve İslami eğitim çalışmalarına ağırlık veren, bu çalışmalarıyla çok sayıda insanı yetiştirip davetçi ve önder olarak topluma kazandıran Sahnun, 1982'de İslami hareket mensuplarının başkentteki Merkezi Üniversite'de aleni bir protesto toplantısı düzenlemeleri üzerine, dikta rejimi tarafından mecburi ikamete tabi tutuldu. Rejimin adamları onun toplumdaki etkisini, 1988 olaylarının yatıştırılmasındaki rolünü müşahede edince yakından gördüler. Ancak rejimin adamları o zaman ülkede serbest seçim düzenine geçme, anayasayı kökten yenileme ve siyasi hürriyetleri genişletme konusunda büyük vaadlerde bulunmuşlardı. Ne var ki başlangıçta bu vaadlerini yerine getirdilerse de daha sonra askeri müdahaleyle rafa kaldırdılar.

Şubat 1989'da çıkarılan yeni anayasayla teşkilatlanma ve siyasi parti kurma hakkının tanınması üzerine Ahmed Sahnun aynı yıl ülkenin ileri gelen ilim adamlarıyla birlikte İslam'a Davet Birliği'ni kurdu. Bu cemiyetin kurucuları arasında FIS'in iki meşhur lideri Abbasi Medeni ile Ali Belhac, Müslüman Kardeşler'in bu ülkedeki kanadının lideri Mahfuz Nahnah, en-Nahda Partisi'nin lideri Abdullah Cabullah gibi ülkenin ileri gelen şahsiyetleri de vardı. Siyasi bir parti olmayan bu cemiyet ülkedeki dini eğitim, camilerin sorunlarının giderilmesi, İslami davet gibi faaliyetlere öncülük etti ve Şeyh Ahmed Sahnun da son hastalığına kadar başkanlığını yaptı. Yüce Allah'tan kendisine rahmet ve mağfiret diliyoruz.