Amerika Yine Karıştırıyor

25 Ekim 2003 Cumartesi, Vakit gazetesi

Güney Sudan meselesi, Sudan'ın yıllardan beridir başını ağrıtmaktadır. İslam coğrafyasındaki bu tür meseleler emperyalizmin geriye bıraktığı ve hem insan varlığını hem de ekonomik servetleri yiyip tüketen problemlerdir. Güney Sudan meselesi de böyledir ve başlangıcı emperyalizmin oyunlarıyla olduğu gibi devam etmesi için de sürekli emperyalist güçler tarafından gaz verilmiştir. Çözüme kavuşturulması da sürekli onlar tarafından engellenir. Ne zaman çözüm noktasına gelinse hemen burunlarını sokarak mutlaka bir pürüz çıkarılmasına sebep olur ve meselenin kaldığı yerden devam etmesini sağlarlar. Nitekim geçmişte Güney Sudan meselesinin çözümüyle ilgili ne zaman bir formül üretildiyse mutlaka ABD, Dışişleri bakanını görüşmelerin ev sahipliğini yapan Kenya'ya göndererek işe su katmasını sağladı. Clinton döneminin Dışişleri bakanı ve Amerika'daki Siyonist lobilerin elemanlarından Yahudi kökenli bayan Albright sırf bu amaç için görevi döneminde birkaç kez Kenya'yı ziyaret etti.

Güney Sudan meselesinin çözümü için son dönemde önemli mesafe katedildi. Biz daha önce biri görüşmelerle diğeri yapılan anlaşmayla ilgili iki ayrı yazı yazdık. (Bkz. Güney Sudan Görüşmeleri; Güney Sudan Anlaşması) O yazılarımızda Amerika'nın Irak meselesiyle uğraşmak zorunda kalmasının onu Güney Sudan meselesini ihmale zorladığı için bu meseleyle ilgili görüşmelerde başarı sağlandığına dair kanaat belirtmiştik. Ne var ki gelişmeler onun bu meseleyi ihmal etme ve çözüme kavuşturulmasına bigane kalma niyetinde olmadığını gösteriyor.

ABD Dışişleri bakanı Colin Powell, Güney Sudan meselesiyle ilgili görüşmelere müdahale amacıyla 21 Ekim 2003 Salı günü Kenya'nın başkenti Nairobi'ye gitti. Ama o, görüşmelerin başarıya ulaşmasını ve barışın gerçekleşmesini sağlamak amacıyla gittiğini söylüyordu. Oysa şimdiye kadar ki tecrübelerden biliniyor ki Amerika'nın burnunu soktuğu tüm görüşmeler çıkmaza girmiş, onun müdahale etmediği görüşmeler ise olumlu ilerlemiştir. Üstelik son dönemde bu meseleyle ilgili barış sağlandı ve bir çerçeve anlaşması imzalandı. Şimdi bu anlaşmasın ayrıntılarına dair meseleler görüşülüyor ve Amerika'nın müdahalesine ihtiyaç yok. Belli ki Amerika'nın niyeti Powell'in iddia ettiği gibi zaten tahakkuk etmiş olan "barış"ı sağlamak değil bu barışı bozmak ve işin içine su katmak.

İşin bir riskli yanı da görüşmelere Kenya'nın ev sahipliği yapması. Ama ne yazık ki Güney'deki ayrılıkçılar uluslar arası güçlerin destek ve ilgisinden uzak kalmamak, pazarlıktaki yaptırım ve baskı güçlerini korumak için özellikle Kenya'yı tercih ediyorlar. Kenya ise ABD ve İsrail'in Orta Afrika'daki üssüdür. Bu ülkede CIA ve MOSSAD elemanları ulusal güvenlik merkezlerinde soruşturmalar yapabilmektedirler. Hal böyleyken hem Güney Sudan hem de Somali ile ilgili görüşmelere Kenya ev sahipliği yapıyor.