2021’de İslam Âlemi

Ocak 2022, Ribat

Bu ayki yazımızda İslam dünyasında yaşananların öne çıkanlarından olduğunu düşündüğümüz bazı gelişmeler hakkında özet bilgiler vermeye ve kısa değerlendirmelerde bulunmaya çalışacağız.

Afganistan’da Taliban’ın Hakimiyeti Ele Geçirmesi

ABD ile Taliban arasında, Amerikan askerlerinin çekilmesi konusunda 29 Şubat 2020 tarihinde anlaşma imzalanmıştı. Bu anlaşmaya göre çekilme işleminin Nisan 2021’in sonuna kadar tamamlanması gerekiyordu. Ancak Biden’ın başa geçmesinden sonra çekilme işleminin 11 Eylül’e kadar ertelenmesi kararlaştırıldı.

Biden’ın erteleme kararının sebebi Afganistan’da bir iç uzlaşmanın sağlanamamasıydı. Çünkü işgal güçlerinin çekilmesi durumunda Kabil’deki hükümetin tutunmasının kolay olmayacağını biliyordu. Ancak sonrasında da bir uzlaşma sağlanamaması sebebiyle işi uzatmanın ABD’ye daha fazla yük yükleyeceğini ve istediğini de sağlayamayacağını anlayan Biden sonra 31 Ağustos’a kadar bütün güçlerini çekeceğini duyurdu.

Bu durum karşısında hükümet güçleri Taliban karşısında ciddi bir direniş göstermeyerek vilayet merkezlerini teslim etmeyi tercih ettiler. Bu sebeple Taliban güçleri hızlı bir şekilde ilerleyerek tahmin edilenden çok daha kısa bir süre içinde Kabil’i ele geçirmeyi başardılar.

Taliban daha sonra Molla Muhammed Hasan Ahund’un başbakan olduğu bir hükümet kurdu.

İşgal Rejiminin Gazze’yle Yeniden Savaşı

Siyonist işgal güçlerinin Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinlilerin evlerine el koyma girişimi, ardından da yine işgal rejimi tarafından himaye edilen yahudi yerleşimcilerin Mescidi Aksa’ya yönelik komploları Filistin halkının bütün kesimlerinin büyük tepkisine neden oldu. Bu tepkilerini ortaya kaymak için Mescidi Aksa’ya toplanan halka işgalci askerlerin şiddetle saldırması sebebiyle 500’den fazla insanın yaralanması üzerine Gazze’deki Filistin direnişi de işgal rejiminin Kudüs’ün batı kesiminde yer alan hükümet binalarını hedef alan füze saldırıları gerçekleştirdi. İşgal rejiminin de direnişe karşılık vermesiyle olaylar bir savaşa dönüştü. Ancak direnişçilerin kararlı mücadeleleri işgal rejimini zorladı ve Mısır’ın arabuluculuğuyla ateşkesi kabul etmek zorunda kaldı. Bu savaş aynı zamanda Netanyahu’nun siyasi iktidarı kaybetmesine de neden oldu.

İşgal Rejimiyle İlişkileri Normalleştirme Yarışı

Filistin direnişinin işgal rejimine karşı kararlı mücadelesine rağmen ne yazık ki Arap dünyasındaki ihanet rejimleri ABD’den aldıkları talimatları yerine getirmek amacıyla İsrail işgal rejimiyle ilişkileri normalleştirme yarışlarını 2021 yılı içinde de sürdürdüler.

Uzun yıllar işgal rejimiyle ilişki içine girmeyen Sudan ne yazık ki yarı cunta yönetiminin hüküm sürdüğü dönemde, 2021 yılına işgal rejimiyle ilişkileri başlatma konusunda anlaşma imzalayarak girdi.

Ardından Fas da işgal rejimiyle diplomatik ilişkileri yeniden başlatma anlaşması imzaladı.

2020 yılı içinde işgal rejimiyle ilişkileri başlatmış olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Bahreyn de ekonomik alanda yeni anlaşmalar imzalayarak işbirliklerini daha da güçlendirdiler.

Etiyopya’da Tigray Meselesi

Doğu Afrika ülkelerinden olan Etiyopya, özellikle Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’nin Adis Ababa hükümetine karşı bir gerilla savaşı başlatmasından dolayı 2021 yılını oldukça gergin geçirdi. Etiyopya ordusunun Tigray militanları karşısında zorlanması ve bu yüzden gerillaların hızlı bir ilerleme kaydetmesi üzerine, Başbakan Abiy Ahmed işlerini geçici olarak yardımcısına devredip doğrudan cepheye gitmeyi ve ordunun başına geçmeyi tercih etti. Onun ordunun başına geçmesi askerlerin toparlanmasını ve Tigray Cephesi’nin ilerleyişini durdurmalarını sağladı. Ordu karşısında zorlanmaya başlayan gerilla güçleri Tigray bölgesinin dışında kalan alanlardan çekilerek bu bölgenin sınırları içine çekilmeyi tercih ettiler.

Tunus’ta Kays Said’in Sivil Darbesi

Arap Baharı sürecinin başladığı yer olan Tunus’ta daha önce darbe yoluyla amaçlarını gerçekleştirme fırsatı bulamayan dikta rejimleri ve küresel güçler, halkın güvenini istismar ederek kişiliğini pazara çıkaran Kays Said yoluyla amaçlarına ulaşabildiler. Said, halkın küçük çaplı bazı protesto eylemlerini bahane ederek, 25 Temmuz 2021 tarihinde, Anayasanın 80. maddesinin kendisine verdiği yetkileri kullandığı iddiasıyla hükümeti görevden alarak ve Meclis’in çalışmalarını dondurarak siyasi darbe gerçekleştirdi. Aslında sözünü ettiği Anayasa maddesi kendisine bu yetkiyi vermiyordu. Bunun kendisi de farkında olduğu için sonra Anayasayı da askıya alarak tek kişi diktatörlüğü inşa etmek için aşama aşama ilerlemeye devam etti.

Cezayir’de Seçimler

Cezayir’de, iki meclisli parlamentonun alt meclisi niteliğindeki, 407 sandalyeli Ulusal Halk Meclisi’nin yeni üyelerinin belirlenmesi için 12 Haziran 2021 tarihinde seçimler yapıldı.

Ulusal Kurtuluş Cephesi 105 sandalye kazanarak seçimlerden yine birinci çıktı. Ama kazandığı sandalye sayısı hükümet kurmak için gerekli 204 sandalyeden çok azdı.

Seçime katılım %30.2 oranında kaldı. Bu da bazı muhalif partilerin seçimlerin boykot edilmesi çağrısının yankı bulduğunu ve halkın henüz ülkede seçimlere yeterince güvenmediğini ortaya koydu.

İran’da Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

İran’da, 18 Haziran 2021’de cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı. Ancak bu kez seçimlerde İmam Ali Hamaney’in desteklediği adayın yani İbrahim Reisi’nin kazanmasının kesinleştirilmesi için önceden bütün tedbirler alındı. O yüzden bu kez adayların belirlenmesi aşamasında Yargı Erki Başkanı Reisi’ye rakip olabileceklerinden endişe edilenlerin tümü elendi. Böylece seçimlerin sonuçları baştan belirlenmiş oldu ve bu kez İmam’ın adayı İbrahim Reisi seçimlerden yapay bir “zaferle (!)” çıktı.

Baas Diktatörünün Kendini Seçtirmesi

Suriye’de de on yıldan beri kendi halkıyla savaş halinde olan Baas diktatörü Beşşar Esed, 26 Mayıs 2021 tarihinde güya cumhurbaşkanlığı seçimi yaptırdı. Halkının üçte ikiden fazlasının yurdunu terk ettiği veya kendi bölgesinden başka bölgeye göç etmek zorunda kaldığı dolayısıyla oy kullanma imkanının bulunmadığı bir ülkede bu şartlarda yapılan seçimlerin hiçbir şekilde halk iradesini yansıtmayacağı gibi zaten diktatörün kontrolündeki bölgelerde yaşayanların da kendi özgür iradeleriyle tercih yapmaları imkanı yoktu. Diktatör Esed’e rakip olabileceklerin aday olmasına da imkan verilmemişti. Muhalif adaylar sadece vitrin süsünden ibaretti.

İran’la Yeniden “Nükleer Teknoloji” Pazarlığı

2015’te P5+1 ülkeleriyle İran arasında imzalanan ve ABD’nin eski başkanı Donald Trump’ın çekilmesiyle bozulan nükleer teknolojinin kullanılmasıyla ilgili anlaşmanın yenilenmesi için Joe Biden’ın başkanlığa geçmesinden sonra tekrar bir ümit oluştuğu düşünülerek Viyana’da görüşmeler başlatıldı. Uzun süren görüşmelerden sonra İran, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) ile anlaşma sağlandığını söyledi. Ancak sağlanan anlaşmaya ABD’nin nasıl yaklaştığı ve detaylarının ne olduğu tam ortaya çıkmış değil. Fiili olarak bir anlaşmanın başlatılabilmesi için ABD’nin kabullenmesi gerekiyor. ABD ile İran arasındaki ihtilafın temel konusunu ise anlaşmanın kaldığı yerden başlatılarak yaptırımların bir kerede mi kaldırılacağı yoksa sıfır noktasından başlatılarak aşamalı bir şekilde mi sonlandırılacağı konusu oluşturuyor. ABD sıfırdan başlatılmasını ve yaptırımların aşamalı kaldırılmasını istiyor.

Nil Sularının Paylaşılması Pazarlığı

Nil sularının paylaşımı konusunda 3-5 Nisan 2021 tarihlerinde Afrika Birliği’nin aracılığıyla Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin başkenti Kinşasa’da, Mısır, Sudan ve Etiyopya’nın iştirak ettiği görüşmeler yapıldı. Ancak görüşmelerde bir anlaşmaya varılamadı. Mısır, Nil sularının paylaşımı konusunda Sudan’la 1959’da yapmış olduğu anlaşmanın esas alınmasını isterken Etiyopya kendisinin bu anlaşmada taraf olmadığını dile getirerek, paylaşımın yeni şartlara göre yeniden düzenlenmesi konusunda ısrar ediyor.

Libya’da Seçimler Belirlenen Tarihte Yapılamadı

Libya’da geçiş süreci konusunda yapılan anlaşmada 24 Aralık 2021 tarihinde cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılması kararlaştırılmıştı. Ancak siyasi, hukuki ve toplumsal şartların oluşmaması sebebiyle belirlenen tarihte seçimler gerçekleştirilemedi. Ülkede Halife Hafter fitnesinden kaynaklanan güvensizlik sorunu, dürüst ve güvenilir bir seçimler yapılabileceği konusunda ciddi tereddütlere neden oluyor.

Katar Ablukasının Kaldırılması

Suudi Arabistan liderliğindeki diktatörler çetesi, Katar’a yaptırım yoluyla istediğini yaptıramayacağını anlayınca bu ülkeye uyguladığı ablukayı kaldırma kararı verdi. Böylece Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve Bahreyn’den oluşan dörtlü çetenin 5 Haziran 2017’de Katar’ı sıkıştırmak amacıyla başlatmış olduğu abluka 4 Ocak 2021 tarihinde sonlandırıldı. Dörtlü çetenin abluka yoluyla Katar’ı sıkıştırmakta başarılı olamamasında Türkiye’nin Katar’a verdiği desteğin önemli bir payı olduğu söylenebilir.

Sudan’da Darbe İçi Darbe

39 aylık geçiş sürecinin şartlarına, askeri kanadın riayet etmemesi ve Ulusal Egemenlik Konseyi’nin askerlerden olacağı 21 aylık sürenin dolmasına rağmen başkanlığın sivillere devredilmemesi ülkede tepkilere neden oldu. Bunun üzerine askeri kanadın başını çekenler hükümeti görevden alarak yeni bir darbe gerçekleştirdiler. Ama gelen tepkiler üzerine Başbakan Abdullah Hamduk’la tekrar uzlaşıp onu görevine iade etmek zorunda kaldılar. Bununla birlikte sular yine de tam durulmuş sayılmaz.

Lübnan’da Ekonomik Kriz ve Yeni Hükümetin Kurulması

Lübnan’da ekonomik problemlerden dolayı zaten halkın tepkileriyle karşı karşıya olan Hasan Diyab hükümetinin, 4 Ağustos 2020 tarihinde Beyrut limanında meydana gelen büyük patlama sebebiyle sert eleştirilere maruz kalması yüzünden 10 Ağustos 2020’de istifa etmesinden uzun bir süre sonra Necib Mikati başkanlığında kurulan hükümet 20 Eylül 2021 tarihinde parlamentodan güvenoyu aldı.

Irak’ta Tartışmalı Seçimler

Irak’ta 10 Ekim 2021 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde başarılı olamayan İran güdümlü ittifak sonuca bir türlü razı olmak istemedi. Oyların yeniden ve elle sayılmasının da sonucu değiştirmemesi üzerine birtakım siyasi karışıklıklar çıkararak siyasi hakimiyeti kontrol altında tutma savaşı vermeye devam ettiler.

Fas Seçimleri ve İslami Kesimin Oy Kaybı

Fas’ta 8 Eylül 2021 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde en çok öne çıkan gelişme, İslami çizgideki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin büyük bir oy kaybı yaşamasıydı. 2016 seçimlerinde 125 milletvekili çıkarmayı başaran AKP, bu kez sadece 13 milletvekili çıkarabildi. Partiler sıralamasında ise sekizinci sırada yer alabildi. Bunda bu partinin işgal rejimiyle ilişkilerin normalleştirilmesini kabullenmesinin büyük payı olduğu tahmin ediliyor. Partinin tabanı böyle bir tutumu onaylamadı.