Mahmud İzzet'in tutuklanması

29 Ağustos 2020 Cumartesi, Yeni Akit

Mısır'daki gayrimeşru cunta silahın gücünü kullanarak zorla boyun eğdirdiği halkın özgür iradesine ve onun özgürlük mücadelesine öncülük edenlere karşı savaşmaya devam ediyor. Gayrimeşru cuntayı reddeden halkın özgürlük mücadelesine öncülük etmeye çalışanların izlerini takip etme işini sürdürüyor.

11-12 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen Senato seçimleri birinci turunda 62 milyon civarında kayıtlı seçmenden 54 milyon kişinin oy kullanmaması sebebiyle kendini sorgulama, bu insanların neden sandık başına gitmediklerini, neden cuntanın gerçekleştirdiği seçimlere güvenmediklerini ve seçimleri boykot ettiklerini sorma, bu boykotun arkasında duran halkın cuntayı kesin bir şekilde reddettiğini görme ihtiyacı duymazken oylarını kullanmayanları mahkemeye sevketme kararı vermiş.

Cunta rejimine bağlı İçişleri Bakanlığı'nın dün yani 28 Ağustos Cuma günü yaptığı açıklamada da Müslüman Kardeşler cemaatinin genel mürşidinin işlerini yürüten yani onun vekilliğini yapan Mahmud İzzet'in Yeni Kahire'nin Beşinci Yerleşim Bölgesi'ndeki bir dairede yakalandığı ve tutuklandığı duyuruldu. Cunta Mahmud İzzet'in telefonunda cemaat mensuplarının aralarında haberleşmek için kullandıkları şifreli programlar bulunduğunu iddia etti.

Arap dünyasındaki dikta rejimleri tarafından beslenen ve harekete geçirilen Abdülfettah Sisi'nin meşru yönetime karşı darbe gerçekleştirmesinden sonra halkın bu cuntayı tanımaması, cuntacıların gitmesi ve meşru yönetimin geri gelmesi için Rabia Meydanı'nda gösteriler düzenlemesi üzerine cuntacılar göstericilere gösterilerine son vermeleri, aksi takdirde silahlı güçler tarafından müdahalede bulunulacağı uyarısı yapmışlardı. Göstericilerin protesto eylemlerine devam etmeleri üzerine 14 Ağustos 2013 tarihinde adeta bir ülkeye müdahale etmiş orduya saldırır gibi sivil göstericilere saldırmış ve korkunç bir katliam gerçekleştirmişlerdi. Bu korkunç katliamdan sonra da katliamı gerçekleştirenleri kahraman ilan ederken halkın sivil gösterilerine öncülük edenleri de tutuklamışlardı. İşte bu tutuklama kampanyasında Müslüman Kardeşler'in Genel Mürşidi Muhammed Bed'i'i de tutukladılar. Cemaat cuntanın onu hapse atmasına tepki gösterirken esaretine rağmen onun yine cemaat mensupları arasında Genel Mürşid olarak kabul edildiğini ortaya koymak için yerine başka birini geçirmedi. Bunun yerine Genel Mürşid'in işlerini yürütecek bir isim belirledi. O da cemaatin ileri gelenlerinden ve dava önderlerinden 1944 doğumlu Mahmud İzzet'ti.

Cunta rejimi onun böyle bir göreve getirilmesinden sonra peşine düştü ve kendisini ele geçirmek için her yerde aramaya başladı. 28 Ağustos 2020 tarihinde de ele geçirildiğini ve tutuklandığını duyurdu. Biz de kendisine, ailesine, bütün Müslüman Kardeşler cemaatine geçmiş olsun diyor; Yüce Allah'ın Mısır halkını en kısa zamanda cunta zulmünden kurtarmasını, cuntanın esaretindeki bütün mazlumları, mağdurları en kısa zamanda özgürlüklerine kavuşturmasını diliyoruz.

1944 doğumlu yani 76 yaşındaki Mahmud İzzet, Müslüman Kardeşler'le 1953'te tanışmış ve 1962'de de bu cemaatin saflarına katılmıştı. Eski diktatör Cemal Abdünnasır döneminde 1965 yılında hapse atıldı ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 1974'te serbest bırakıldı. 1981'de Müslüman Kardeşler'in en üst kademedeki idari mekanizması niteliği taşıyan İrşad Bürosu'nun üyeliğine seçildi.

Mısır'daki dikta rejimi 1993 yılında onu yeniden tutukladı ve Müslüman Kardeşler davasından yargıladı. İki yıl süren yargılamanın ardından cemaatin Şura Meclisi seçimlerine katılmasından ve İrşad Bürosu üyeliğine seçilmesinden dolayı onu 5 yıl hapis cezasına mahkum etti. 2000 yılında hapisten çıktı.

Cunta rejimi şimdi onu bilinen klasik suçlamalarından yola çıkarak, savcı Hişam Berekat'ın öldürülmesi olayıyla irtibatlandırarak "teröre karışma" suçlamasıyla suçluyor. Bunların tamamen iftira olduğu ve gerek Müslüman Kardeşler, gerekse Mahmud İzzet'in şahsına yöneltilen ithamların tamamen iftira olduğu biliniyor. Cunta rejiminin asıl amacı bu hareketin zulüm rejimine karşı sürdürdüğü hak ve özgürlük mücadelesini etkisiz hale getirmektir.