Beyrut'taki patlama

6 Ağustos 2020 Perşembe, Yeni Akit

Lübnan haftalardan beri ekonomik sıkıntılardan dolayı aralıklı olarak gösterilere ve eylemlere sahne oluyordu. Başbakan Hasan Diyab tepkilerden dolayı görevinden istifa etmeyeceğini bildirmişti. Bu arada tüm dünyayı saran ve izlenen yanlış politikalar sebebiyle tüm dünyada ciddi ekonomik krizlere neden olan koronavirüs sorunu Lübnan'ı da etkisi altına almış durumda.

Bir yandan bu sorunların devam ettiği Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta 4 Ağustos Salı günü yerel saatle 18.00'de Beyrut limanındaki depolardan birinde çok büyük bir patlama meydana geldi. Patlamanın önce bir silah üretim merkezinde meydana geldiği söylentileri çıktı ama çok kısa süre içinde öyle olmadığı anlaşıldı.

Resmi ağızlardan yapılan açıklamalardan anlaşıldığına göre patlama Beyrut limanındaki 12 numaralı depoda meydana gelmiş. Depoda ihraç edilmek üzere bekletildiği söylenen ve miktarının 2750 ton olduğu ifade edilen amonyum nitratın alev alması büyük patlamaya neden olmuş.

Verilen bilgilere göre, gübre, patlayıcı, antibiyotik ve bunun dışında değişik maddelerin üretiminde kullanılan amonyum nitrat Beyrut limanındaki söz konusu depoda 2014'ten beri yani altı yıldan bu yana bekletiliyor. Söylendiğine göre daha önce bu maddenin patlama riskinden dolayı şehrin dışında bir yere nakledilmesi teklif ediliyor. Ancak yetkililer bunu pek nazarı dikkate almıyorlar.

Beyrut limanı şehrin merkezinde bulunuyor. Çok sayıda önemli resmi kuruluş hatta diplomatik temsilcilikler buraya yakın. Dolayısıyla limandaki tehlikeli madde şehrin en önemli binaları açısından da tehlike oluşturuyor.

Görgü tanıklarının verdiği bilgilere göre limanda önce bir yangın çıktığı görülüyor ve hemen ardından da büyük patlama gerçekleşiyor. Yani patlamaya amonyum nitratın tutulduğu deponun yanıbaşında çıkan yangın sebep oluyor. İşte bu yangının bir kaza sonucu mu meydana geldiği yoksa bir sabotajdan mı kaynaklandığı konusunda kesin bir şey söylemek için henüz yeterli bilgi mevcut değil. Bazıları sabotaj ihtimaline kesin gözüyle bakıyor. Sabotaj ihtimalinden söz edilirken de gözler İsrail'e ve IŞİD'e çevriliyor. Şüphe uyandırdığı söylenen bazı şeylerden söz edilse de şimdilik kesin bir şey söylemek için yeterli bilgi mevcut değil. İsrail, kendisinin olayla ilgisinin olmadığını açıkladı.

Ama ortada bir gerçek var. Tehlikeli olduğu bilinen bu kadar büyük miktarda amonyum nitratın Beyrut limanında altı yıldan beridir bekletiliyor olması. Bunda bir ihmal ve dikkatsizliğin olduğu açık. Buna belki ülkede tam istikrarlı bir idari mekanizmanın oturmamış olması yol açmıştır denilebilir.

Patlamaya neden olan maddenin miktarının çok olması patlamanın da gerçekten çok büyük boyutlarda olmasına neden oldu. Beyrut'taki Kızılhaç teşkilatının verdiği en son bilgilerde en az 100 kişinin öldüğünün 4000 kişinin de yaralandığının tespit edildiği dile getiriliyordu. Tabii patlamadan dolayı yıkılan binalar ve bunların enkazı altında kalan insanlar var. Dolayısıyla ölü ve yaralı sayısının artacağı da tahmin ediliyordu. O yüzden siz bu yazıyı okuduğunuzda açıklanan rakamlar bizim burada zikrettiğimiz rakamların üstüne çıkmış olacaktır. Ayrıca patlayan maddenin havaya zehirli gaz yaymasından dolayı da olay bir tehlike arz ediyor.

Yaralıların sayısının çok olması ve liman çevresindeki bazı hastanelerin de devredışı kalması sebebiyle Beyrut ve çevresindeki hastaneler yaralıların tümüne hizmet vermede yeterli olmadı. O yüzden bazı ülkeler hızlı bir şekilde sahra hastaneleri gönderdiler. Tedavileri zaman alacak yaralıların da bir kısmının başka ülkelere nakledilip oralarda tedavi edilmeleri gerekecek. Tabii bu arada patlamadan dolayı ülke maddi yönden de büyük hasar gördü ve zararın telafi edilmesi için yardıma ihtiyacı olacak.

Biz de Lübnanlılara başsağlığı diliyor ve geçmiş olsun diyoruz. Temennimiz en kısa zamanda yaralarının sarılması. Allah tüm insanlığı bu tür felaketlerden korusun.