Nil üzerinde hakimiyet kavgası

11 Temmuz 2020 Cumartesi, Yeni Akit

Nil, ismi zikredilmese de Kur'an-ı Kerim'de sözü edilen bir ırmaktır. Hz. Musa'ya şöyle dendiği bildiriliyor: "Hani annene vahyolunanı vahyetmiştik: "Onu sandığa koyup suya bırak, su onu sahile bıraksın. Benim de düşmanım onun da düşmanı olan kişi (Firavun) onu alacaktır." Gözümün önünde yetiştirilmen için tarafımdan sana bir sevgi bıraktım." (Taha, 20/38-39) Bir başka yerde de şöyle buyurulur: "Musa'nın annesine: "Onu emzir. Başına bir şey gelmesinden korkacak olursan onu denize bırak. Korkma ve üzülme. Çünkü biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden yapacağız" diye vahyettik." (Kasas, 28/7)

Bu ayetlerin mealinde su veya deniz olarak tercüme edilen ibarenin aslı Kur'an'da "yemm" olarak geçmektedir. Bu kelime ise Arapçada hem deniz hem de büyük ırmak için kullanılan bir kelimedir. O yüzden, tefsirlerde de belirtildiği üzere bu kelimeyle bu ayetlerde kastedilen Nil Irmağı'dır.

Nil aynı zamanda 6700 km'ye yakın uzunluğuyla dünyanın en uzun ırmağı ve Doğu Afrika'nın önemli bir bölümüne hayat veren su kaynağıdır. Tabii bu ırmak Mısır açısından da büyük önem taşır. Çünkü bu ülkenin en verimli tarım arazileri bu ırmağın havzasındadır ve başta pirinç olmak üzere Mısır halkını besleyen birçok tarım ürünü bu havzada yetişir. Ayrıca başta başkent Kahire olmak üzere birçok şehir ve kasabanın şebeke suyu da bu ırmağın suyu arıtılarak verilmekte ve oralarda oturan insanların büyük çoğunluğu bu suyu içmektedir. Mısır'da şişe suyu içebilenlerin sayısı çok azdır.

Büyük Nil Irmağı, iki büyük kaynağın birleşmesiyle oluşur. Biri Uganda, Kenya ve Tanzanya arasında yer alan Viktorya Gölü'nden taşan suların oluşturduğu Beyaz Nil'dir. Bu göle farklı ırmaklar aktığı gibi aynı zamanda gölün dibinden de su çıkmakta ve bu sulardan da Beyaz Nil oluşmaktadır. Diğeri ise Etiyopya topraklarından çıkan Mavi Nil'dir. Bu ikisi Sudan'ın başkenti Hartum'un kenarında birleşmekte ve tek bir ırmak halinde Mısır topraklarına doğru ilerleyerek Akdeniz'e akmaktadır. Bazı araştırmacılar; "Eğer Mavi Nil, Beyaz Nil'e karışmasaydı sadece Beyaz Nil'in suları kuvvetli ihtimalle Mısır topraklarına ulaşmayıp çölde kaybolurdu" diyerek bu iki ırmağın birleşmesinin Mısır'ın temel su kaynağının oluşması açısından önemine dikkat çekiyorlar.

Etiyopya, Mavi Nil üzerine 2011'den bu yana Hedasi, Diriliş, Rönesans veya Nahda Barajı diye zikredilen bir baraj inşa ediyor. Tamamlandığı zaman Afrika'nın en büyük barajı olacak. Etiyopya bu barajla ülkesinin kalan elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyor. Böyle bir barajın doldurulması ve Mavi Nil'in Etiyopya tarafından kullanılacak payının artırılması tabii ki Sudan ve Mısır'ın su kaynaklarının azalmasına neden olacak.

Mısır, Nil'in sularının paylaşılması konusunda Sudan ile Mısır arasında 1959'da imzalanan ve Mısır'ın payının 55.5 milyar metreküp olmasını hükme bağlayan anlaşmanın esas alınmasını, bu doğrultuda Etiyopya'dan da 1902, 1929 ve 1959'da imzalanan anlaşmaları kabul etmesini istiyor. Ancak Etiyopya kendisinin bu anlaşmalarda taraf olmadığını söyleyerek düzenlemenin mevcut şartlara göre yeniden yapılmasını talep ediyor.

Bu meselenin çözümü için Mısır ile Etiyopya arasında altı yıldan beri pazarlık sürüyor. Ama bir neticeye varılamadı. Etiyopya bu arada baraj gölünü doldurmaya başlamak için hazırlık çalışmalarını hızla yürütüyor.

Libya'da Hafter'in sıkışması karşısında hemen müdahale tehdidinde bulunan Sisi cuntası Nil konusundaki problemden dolayı da zaman zaman kabadayılık yapıyorsa da bu sıralarda meseleyi askeri güç kullanarak çözmeye kalkışmanın kendisi için çok ağıra oturacağının da farkında. O yüzden BM Güvenlik Konseyi'ne şikayette bulunarak müdahale istedi. BM ise sadece Etiyopya, Sudan ve Mısır'a Nil sularının paylaşılmasıyla ilgili sorunu aralarında barış yoluyla halletmeleri çağrısında bulunmakla yetindi. Afrika Birliği'nin aracılığı ile yapılan görüşmelerden de henüz bir sonuç elde edilemedi.