BM Libya'da görevini yapmıyor

26 Haziran 2020 Cuma, Yeni Akit

Libya'da Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH)'ne bağlı askeri birlikler, darbeci general Halife Hafter'e bağlı fitne örgütünden kurtardıkları bölgelerde çok korkunç manzaralarla karşılaştılar.

Her şeyden önce bu bölgelerde birçok yerde toplu mezarlar ortaya çıkarıldı. Bu mezarlara gömülenlerin tamamına yakınının sivil olduğu tespit edildi. Aynı zamanda yapılan tespitler bu insanların çok vahşi bir şekilde ve tamamen kasıtlı olarak katledildiklerini gösteriyordu. Birçoğu kafalarına ve göğüslerine kurşun sıkılarak öldürülmüşlerdi. Bu da fitne örgütüne mensup militanların bu insanları kasten idam ettiklerini ve sonra da eşilen kuyulara toplu halde doldurduklarını gözler önüne seriyordu.

Fitneci Hafter örgütü muhtemelen bu bölgelerin bir daha ellerinden çıkmayacağını ve kendilerinin sonuçta Trablus'u ele geçireceklerini dolayısıyla gerçekleştirdikleri bu korkunç cinayetlerin ve katliamların da üzerinin örtüleceğini tahmin ediyorlardı.

UMH, ortaya çıkarılan toplu mezarların incelenmesi ve yapılan katliamların, gerçekleştirilen vahşi cinayetlerin araştırılması için Birleşmiş Milletler'e çağrıda bulundu. Sadece UMH'den değil dünyadaki muhtelif insan hakları kuruluşlarından da bu yönde çağrılar yapıldı. Fakat ne yazık ki BM şu ana kadar bu toplu mezarların incelenmesi ve katliamların araştırılması için harekete geçmedi.

Eğer toplu mezarlar gereği gibi incelenir ve yapılan katliamlar hakkıyla araştırılırsa, Fransa'nın, Rusya'nın ve Arap dünyasındaki ihanetçi dikta rejimlerinin desteklediği Hafter örgütünün önemli savaş suçları işleyen vahşi bir terör örgütü olduğu açığa çıkacaktır. Bu durumda Mısır'daki cunta rejiminin lideri Sisi'nin de kim adına ve ne için Libya'ya operasyon düzenleme tehditlerinde bulunduğu da açıklık kazanacaktır.

Normalde Hafter örgütünün herhangi bir meşruiyeti zaten yoktur ve bu örgüt tam anlamıyla bir terör örgütüdür. Fakat kontrol altına aldığı bölgelerde kazmış olduğu toplu mezarlar ve yaptığı katliamlar incelenirse alelade bir terör örgütü olmadığı, aynı zamanda vahşi bir terör örgütü olduğu, çok ciddi savaş suçları işlediği iyice açıklık kazanacaktır. Bu sebeple onu destekleyen ülkelerin aslında siyasi çıkarları ve kirli hesapları için böylesi korkunç ve vahşi bir terör örgütüne destek verdikleri de tam olarak netleşecektir.

Fakat ne yazık ki BM, Libya konusunda görevini yerine getirmiyor. Söz konusu toplu mezarların incelenmesi, bu mezarlara doldurulan cesetlerin teşhis edilmesi, bu insanların ne şekilde öldürüldüklerinin ortaya çıkarılması için herhangi bir risk söz konusu değil. Buralar şu anda UMH'ye bağlı birliklerin kontrolünde ve bu mezarların araştırılmasını da bizzat UMH istiyor. Çünkü bu mezarların araştırılması, karşısındaki düşmanın siyasi açıdan hiçbir meşruiyetinin olmadığını ve onun bir savaş suçlusu olduğunu, ona destek verenlerin de korkunç savaş suçları işleyen terör örgütüne destek verdiklerini ortaya çıkaracaktır. Dolayısıyla UMH, BM'nin göndereceği elemanların görevlerini yapabilmeleri için gereken güvenliği sağlamak amacıyla bütün imkanlarını seferber edecektir.

Hafter militanlarının geriye bıraktığı sadece söz konusu toplu mezarlar değil. Aynı zamanda açık alanlara mayınlar döşüyorlar. Sivil insanların evlerine çocuk oyuncaklarına yerleştirilmiş patlayıcı tuzaklar koyuyorlar. Türkiye'nin gönderdiği ve bu konuda uzman askerler bu mayınları ve patlayıcıları temizlemek için yoğun bir çalışma yapıyorlar. Ancak askerlerin gerekli temizliği yapmasından önce evlerine dönmeye çalışanlardan şimdiye kadar onlarca kişi bu mayınlar ve tuzaklar yüzünden hayatını kaybetti.

Hafter militanlarına bu patlayıcıları ve mayınları temin edenler ise arkasında duran yani teröre açıktan ve doğrudan destek veren ülkeler. Hatta kuvvetli ihtimalle militanları bu mayınların döşenmesi ve patlayıcıların bulunduğu tuzakların yerleştirilmesi konusunda da eğitime tabi tutuyorlar. Bu devletlerin terör örgütlerinden ne farkı var?