Sisi cuntasından koronavirüs soygunu

23 Mayıs 2020 Cumartesi, Yeni Akit

Mısır'daki Abdülfettah Sisi cuntasına bağlı hükümet gerek devlet sektöründe ve gerekse özel sektörde çalışan maaşlıların ve emeklilerin maaşlarından koronavirüsle mücadele iddiasıyla bir kesinti yapılmasına dair yasa tasarısını kabul etti. Yasa şeklen Meclis'in onayına da sunulacak ve kabul edilirse uygulamaya geçirilecek. Ancak Mısır'da parlamentonun cuntanın bir meşrulaştırma organı olduğu, cunta hükümetinden gelen bir teklifi reddetmesi beklenmediği için tasarının hükümet tarafından kabul edilmesi Meclis'ten geçmesi için gereken talimatın da verilmesi anlamına geliyor. Eğer cunta hükümeti halktan gelen tepkileri nazarı dikkate almaz ve yasa tasarısını Meclis'e gönderme kararından vazgeçmezse kabul edilmesi ve uygulamaya geçerilmesi kesin olarak görülmektedir.

Tasarıya göre çalışanların maaşlarından %1, emeklilerin maaşlarından ise %0.5 oranında kesinti yapılacak. Kesintiler önümüzdeki temmuz ayından itibaren başlayacak ve 12 ay süreyle devam edecek. Maaşları 2000 cuneyhin yani yaklaşık olarak 860 liranın altında olanlardan kesinti yapılmayacak. Ayrıca yasa tasarısı hükümete, salgından zarar gören sektör çalışanlarını bu tasarıdan muaf tutma yetkisi veriyor.

Yapılan kesintiler güya koronavirüsten dolayı zarar gören kurum, şirket ve proje çalışanlarına mali destek amacıyla kullanılacak. Ancak kimlere yardım yapılacağını cunta lideri diktatör Sisi belirleyecek. Sisi ise ekonomik alanda da dürüst biri olarak bilinmediğinden kesintilerin harcanması konusunda keyfi birtakım uygulamalara başvurmayacağından kimse emin değil.

İlk bakışta belki; "Fazla bir şey değilmiş; çalışanlardan yüzde bir, emeklilerden yarım oranında, bu kadarlık kesinti de pek dokunmaz. Yönetim belki bu kesintilerle, salgından birinci derecede zarar görmüş olanları düzlüğe çıkarmak ve böylece bir sosyal dayanışma gerçekleştirmek istiyordur" diye düşünülebilir. Ama Mısır halkı açısından nazarı dikkate alınması gereken üç önemli husus var.

Bunların birincisi bu ülkede maaşların çok düşük olduğu ve birçoklarının aldıkları maaşlarla kıt kanaat geçinerek bir ayı çıkarabildikleri, zaten maaşlarının kendilerine yetmesi için birçok şeyden kesinti yaptıkları, bazı normal ihtiyaçlarını temin etmekte bile zorlandıkları, o yüzden sıkıntı çektikleri bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla bu insanların maaşlarından yüzde bir oranında da olsa kesinti yapılması onları daha fazla kemer sıkmaya ve zorunlu ihtiyaç maddelerinden bile bazılarını temin etmekten vazgeçmeye zorlayacaktır. Çünkü bu insanların aylık gelirleri aylık ihtiyaçlarını zaten karşılamıyor. Dolayısıyla ekonomik alanda nefes almakta zorlanan bu insanların maaşlarından biraz daha kesinti biraz daha boğazlarını sıkmak anlamına gelir.

İkinci olarak bu insanlardan çeşitli şekilde zaten vergiler alınıyor. Zulüm rejimi kafası estiğinde bir vergi uygulaması getiriyor ve bu, maaşlara kesinti şeklinde yansıtılıyor. Dolayısıyla brüt maaşlarının önemli bir kısmı vergilere gidiyor ve ellerine net olarak az bir gelir geçiyor. Şimdi koronavirüs bahanesiyle bu kesintiyi yapan cuntanın yarın başka bir şeyi bahane ederek yeni bir kesinti uygulaması başlatmayacağından kimse emin değil. O yüzden hükümetin salgın hastalığı bahane ederek böyle maaşlarda eksiltme yapması fakirleştirme politikasının devam etmesi anlamına geldiği için de ayrıca endişe verici. Mısır'da zulüm rejiminin saltanatını sürdürebilmesinin en önemli araçlarından biri de halkı böyle yoksulluğa ve düşük gelirle çalışmaya mahkum etmiş olmasıdır.

Üçüncü husus ise cunta yönetiminin bu sıralarda, cumhurbaşkanlığı ve devlet kurumları için oldukça görkemli saraylardan, lüks binalardan oluşan yeni bir başkent inşa ediyor olmasına rağmen kendi masraflarında herhangi bir kesintiye gitmezken koronavirüsle mücadelenin kaynağını temin etmek için bile zaten yoksul olan insanların maaşlarından kesinti yapmasıdır. O yüzden insanlar twitter mesajlarında Sisi insanların maaşlarından kesinti yapacağına kendi saraylarını satsın, diyorlar.