Hafter'in kendi bölgesinde darbesi

1 Mayıs 2020 Cuma, Yeni Akit

Darbeci General Halife Hafter'in kendi milis güçlerinin kontrolünde olan bölgede darbe gerçekleştirerek yönetime el koyduğunu, devletin başına geçtiğini iddia etmesi ve kendini devlet başkanı ilan etmesi hırsızlık hastalığına müptela olan birinin başkalarından mal çalma imkanı bulamayınca kendi evinin bir odasından mal çalıp diğer odasına götürmesine benziyor.

Hafter, Trablus'ta yönetimi ele geçirmek için daha önce değişik zamanlarda darbe girişimlerinde bulundu. Bu darbe girişimlerinin hepsinde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır başta olmak üzere Arap dünyasındaki dikta rejimleri sürekli onun arkasında durdular.

11 Şubat 2014 tarihinde gerçekleştirilen ilk darbe girişiminin hemen ardından Suudi Arabistan'ın El-Arabiyye kanalı çok hızlı bir şekilde zafer ilan etmiş ve Hafter'in güdümündeki Devrimi Koruma Yüksek Konseyi'nin ülkede yönetime el koyduğunu, bu konseyin o zaman ülkenin parlamentosu konumunda olan ve Milli Genel Kongre adı verilen meclisi dağıttığını haber vermişti. Ancak çok geçmeden Hafter'in adamlarının onları çok erken heyecanlandırdıkları, aslında darbe girişiminin başarısız olduğu ortaya çıktı. Bunun sonucunda El-Arabiyye tv kanalı da çok erken gaza gelmekten dolayı ciddi bir şekilde seyircilerini yanılttığını gördü. O yüzden Hafter'in sonraki darbe girişimlerinde de her ne kadar onu desteklediyse de yönetime el koyduğu yönünde haberler yayınlamaktan çekinmeyi tercih etti.

Hafter'in adamları son dönemde özellikle Trablus çevresindeki bölgelerde önemli kayıplar verdiler ve bazı stratejik noktalar ellerinden çıktı. Çünkü Hafter'in milislerinin büyük çoğunluğunu Afrika ülkelerinden toplanan paralı militanlar oluşturmaktadır. Onlar herhangi bir ideal için değil tamamen paranın hatırına savaşıyorlar. O yüzden kendilerini sağlama aldıklarını düşündükleri zaman saldırıyorlar. Ama hayatlarının tehlikeye girdiğini tahmin ettikleri zaman, para hayatın bizzat kendisinden daha kıymetli olmadığı için kaçmayı ve canlarını kurtarmanın yolunu aramayı tercih ediyorlar.

Hafter tabii karada verdiği kayıpların intikamını almak için yine, BAE'nin temin ettiği hava gücünü kullanarak sivil hedeflere yönelik saldırılar düzenledi. Saldırılarında birinci derecede hastaneleri hedef almaları ise Trablus'taki yönetimi sağlık hizmetleri konusunda zor durumda bırakma amaçlıdır. Ancak BAE'nin temin ettiği hava gücü karşısında Türkiye'nin temin ettiği savunma mekanizması ve SİHA'lar Trablus'taki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH)'nin bileğini güçlendirdi.

Hafter'in hava saldırılarına karşı UMH'ye bağlı güçler de onun karadaki milislerini hedef alan hava saldırıları gerçekleştirdiler. Bu saldırılar karşısında sıkışan paralı milisler daha fazla geri çekilmek ve bazı önemli noktaları terk etmek zorunda kaldılar. İşte bu gelişmeler karşısında sıkışan ve sinirlenen Hafter bu kez, kontrol altında tuttuğu bölgelerde bazı gençleri meydanlara sürerek güya gösteriler yaptırdı. Güdümündeki medya organlarına, kendisini yönetime el koymaya çağıran yayınlar yaptırdı. Sonuçta halkın kendisinin yönetime el koymasını istediğini iddia ederek güya yönetime el koydu ve kendini Libya'nın devlet başkanı ilan etti.

Bunların tümü tabii kendi çalıp kendi oynamaktı. Yani çalanlar da oynayanlar da aynı çatının altında toplanan ve aynı oyunun içinde rol almış kişilerdi. Bu oyun gerçeği değiştirmeyecektir ve ümit ediyoruz ki onun paralı milisleri UMH'ye bağlı güçlerin kararlı mücadelesi karşısında daha da zorlanacaktır. Aslında 77 yaşındaki Hafter'in artık kişisel olarak büyük emeller peşinde olacağını sanmıyoruz. Ama Arap dünyasındaki dikta rejimlerinin, Libya halkının kendi siyasi düzenini kurmasına fırsat vermemek için oynadıkları oyunda üstlendiği rolü bırakamıyor veya belki bırakmak istemiyor.