Irak'ta hükümet krizinden çıkma çabaları

17 Nisan 2020 Cuma, Yeni Akit

Irak'ta ekonomik problemlerin gittikçe büyümesinin Ekim ayının başından itibaren geniş çaplı gösterilere neden olması henüz başbakanlık görevine gelmesinin üzerinden bir yıl bile geçmemiş olan Adil Abdülmehdi'yi bayağı zor durumda bırakmıştı. İran'daki benzin zammı karşısında polis şiddetinin sınırsız bir şekilde kullanılması sonucu olayların bastırıldığını gören Abdülmehdi, Irak'ta da İran'ın metodunu uygulayarak şiddete başvurmuştu. Ancak şartların Irak'ta farklı olması sebebiyle burada devlet şiddeti başarılı olamamış ve olayların önüne geçilememişti.

Gösteriler karşısında çok fazla direnemeyen Abdülmehdi 30 Kasım 2019 tarihinde istifa etmek zorunda kaldı. Ancak onun istifasından sonra da ülkede bir hükümet krizi başgösterdi.

Cumhurbaşkanı Berhem Salih, hükümeti kurma görevini önce eski İletişim Bakanı Muhammed Tevfik Allavi'ye verdi. Fakat Meclis'te güvenoyu toplantılarının gerçekleşmemesi sebebiyle o, hükümeti kurma işini başaramadı ve görevi cumhurbaşkanına iade etmek zorunda kaldı. Bunun üzerine cumhurbaşkanı Salih hükümeti kurma görevini eski Necef Valisi Adnan Ez-Zurfi'ye verdi. Fakat Zurfi'nin hükümeti kurmakta başarılı olabileceği konusunda tereddütler vardı. Sonuçta o da bazı iç ve dış sebepleri gerekçe göstererek, çok fazla ayrıntı vermeden görevi iade etti. Bunun üzerine cumhurbaşkanı Salih, geçtiğimiz Perşembe günü yani 9 Nisan tarihinde, Ulusal İstihbarat Dairesi Başkanı Mustafa El-Kazımi'yi hükümeti kurmakla görevlendirdi.

Kazımi, Adil Abdülmehdi'nin istifasından sonra hükümeti kurmakla görevlendirilen üçüncü kişi oldu. Ancak onun etrafında biraz geniş çaplı bir ulusal ittifak oluştuğu söylendiğinden hükümeti kurmasının ve Meclis'ten güvenoyu almasının mümkün olabileceği, hakkındaki yorumlarda dile getirildi.

Kazımi, 14 Nisan Salı akşamı Bağdat'ta, hükümet kurma çalışmalarıyla ve iktidara gelmeleri halinde öncelik verecekleri konularla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda kuracağı hükümetin bakanlar kurulu listesini oluşturduğunu ancak liste üzerinde bir muvafakat sağlamak için değişik siyasi kesimlerin liderleriyle görüşmeler yapacağını çünkü yaptıkları çalışmanın farklı siyasi kesimler arasında bir ulusal diyalog sağlanılmasını gerektirdiğini dile getirdi. Dolayısıyla liste üzerinde bir muvafakat sağlanmasından ve farklı kesimlerin desteğinin alınmasından sonra güvenoyu için Meclis'e sunulacağını belirtti.

Kazımi, Bakanlar Kurulu listesini hazırlarken daha çok dürüstlüğe ve ehliyete öncelik verdiklerini iddia etti.

Ülkesinin gerek petrol fiyatlarının sert bir şekilde düşmesinden dolayı ve gerekse koronavirüsün yol açtığı kriz sebebiyle ekonomik yönden zor bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Kazımi, dolayısıyla bu zor dönemi atlatmak ve krizden düzlüğe çıkmak için politikalar geliştirmek zorunda olduklarını, bu yönde çalışmalar yapacaklarını dile getirdi. Bu arada koronavirüse karşı mücadelelerini sürdürürken bir yandan da mümkün olan en kısa sürede ülkeyi seçim aşamasına getirmek için gereken çalışmaları yapmak zorunda olduklarını belirtti.

Bir yandan içeride değişik siyasi çevrelerle ulusal diyaloğu güçlendirmek için çalışırken bir yandan da bölgedeki diğer ülkelerle, İslam dünyasıyla, Arap dünyasıyla ve özellikle sınır komşusu ülkelerle ilişkilerini geliştirmek zorunda olduklarına dikkat çeken Kazımi, ABD ile de diyaloğu geliştirmeye çalışmaları gerektiğini ifade ederken; "Irak'ın kimsenin kendi hesaplarını kapatması için kullanacağı bir alan olmadığını" vurguladı.

Hukuk Fakültesi mezunu olan Mustafa El-Kazımi 1967 Bağdat doğumlu. Saddam Hüseyin döneminde yönetime muhalif tutumundan dolayı 1985'te İran'a kaçmış, oradan Almanya'ya geçmiş ve uzun süre Avrupa ülkelerinde yaşamıştı.