Ramazan ertelenebilir mi?

16 Nisan 2020 Perşembe, Yeni Akit

Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor:

"Ramazan ayı, içerisinde insanlar için hidayet rehberi, doğruyu gösteren açık belgeleri kapsayan ve hak ile bâtılı birbirinden ayıran kitap olarak Kur'an'ın indirilmiş olduğu aydır. Sizden kim bu aya erişirse onda oruç tutsun. Kim de hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günlerin sayısınca başka günlerde tutar. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bu, belirlenen sayıyı tamamlamanız, sizi doğru yola eriştirdiğinden Allah'ı yüceltmeniz için ve olur ki şükredersiniz diyedir." (Bakara, 2/185)

Ayın yeri değiştirelemez. Ayların belli bir düzeni vardır ve o düzene göre devam eder. Yüce Allah şöyle buyurur:

"Gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre Allah katında ayların sayısı on ikidir." (Tevbe, 9/36)

Ayların sırası da belirlenmiştir ve bu sıraya göre her yıl tekrar eder. Bir ayın yerini başka bir ayla değiştirmeye kalkışmak cahiliye Araplarının yaptığı nesi' gibidir. Bu konuda da Yüce Allah şöyle buyurur:

"Nesi' (haram ayları başka aylara ertelemek) küfürde ileri gitmektir. Bu uygulamayla inkâr edenler saptırılırlar. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uydurmak için bir ayı bir yıl helal ve bir yıl haram sayıyorlar. Böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılıyorlar. Onlara kötü işleri güzel gösterildi. Allah kâfirler topluluğunu doğru yola erdirmez." (Tevbe, 9/37)

Ramazan ayının vakti bellidir ve ertelenemez. Ama mazereti olanların oruçlarını ertelemelerine imkân verilmiştir. Bu hususta yukarıda verdiğimiz ayeti kerimede bilgi verildiği gibi ondan önceki ayetlerde de bilgi vardır. O âyetlerde de şöyle deniyor:

"Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, (fenalıklardan) sakınırsınız diye oruç sizin üzerinize de farz kılındı. Sayılı günlerde. Sizden kim (bu günlerde) hasta veya yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Güç yetirebilenler bir yoksulu doyuracak kadar fidye verirler. Kim gönülden fazlaca bir iyilik yaparsa o kendisi için hayırlı olur. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır." (Bakara, 2/183-184)

Oruç, Cuma namazı gibi topluca yapılan bir ibadet değildir. Ferdi bir ibadettir. İmkanı olan tutar. Mazereti olanların da Ramazan'da değil başka zamanda tutmalarına izin verilmiştir. Oruç ayını ertelemek gibi bir karar alınamaz. Diyelim ki yüz kişilik bir toplulukta 99 kişinin mazereti olsa hepsi erteler, bir kişinin mazereti yoksa o da zamanında tutar. Oruçta Cuma namazındaki gibi toplumsal mazeret söz konusu değildir.

Ramazan ayı ise her yıl aynı aydır. Diyelim ki bir yıl Ramazan ayı 29 gün sürse ve bir kişi o dönemde bütün ay boyunca orucunu tutamazsa kaza olarak 29 gün oruç tutması gerekir. Ama Ramazan ayı 30 gün sürerse kazasının da 30 gün olması gerekir. Aynı şekilde eksik tuttuğu günleri de o yılın Ramazan ayının gün sayısına tamamlayarak kaza eder. Dolayısıyla ay düzeninin yerinde durması gerekir ki kaza edecek olanlar da kaç gün kaza orucu tutacaklarını bilsinler.

Teravih namazları zaten farz değildir. Nafile bir ibadettir. İsteyen evinde nafile ibadet yapabilir. Bunun önünde herhangi bir engel yok. Bir kimse nafile ibadeti yapamadığında da farz olan orucunu ertelemesi için mazeret oluşmaz. Orucu erteleyebilmek için oruç tutmaya engel bir mazeretin olması gerekir. O da toplumsal değil ferdi bir ibadet olduğu için herkes kendi durumuna göre karar verir. Bir kimsenin hasta olması veya oruç tutması halinde hasta olacağı konusunda güçlü ihtimal bulunması orucu ertelemek için mazerettir.

Bir kimse mazeretinden dolayı oruç tutamasa bile Ramazan'ın bereketinden istifade etmek için o ayda yapabileceği nafile ibadetlerini artırırsa bunun da ayrıca sevabı vardır. Bu bereketten istifade edilebilmesi için ay düzeninin korunması gerekir. Dolayısıyla ay ertelenemez.