Yemen ateşkesi korona hatırına mı?

10 Nisan 2020 Cuma, Yeni Akit

Yemen'de Husi örgütüyle savaşan ancak bu örgütün attığı füzeler karşısında iyice zorlanmaya başlayan Suudi Arabistan'ın liderliğindeki Körfez Koalisyonu ile Husi örgütü dün geceden itibaren geçerli olmak üzere on beş günlük bir ateşkes sağladı.

Suudi yetkililer, ateşkesin Husileri Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğündeki barış görüşmeleri için müzakere masasına getirmeyi ve koronavirüsün Yemen'de yayılmasını engellemeyi amaçladığını bildirdi.

Suud rejimi acaba bunda, yani ateşkese gitmekle koronavirüsün Yemen'de yayılmasını önlemeyi amaçladığı iddiasında gerçekçi ve samimi midir?

Her şeyden önce Yemen halkının her yönden mağdur edildiği ve bu halkla bir ilgisi olmayan savaşta İran'ın bölgeyle ilgili politikasının uygulayıcısı durumundaki Husi örgütüyle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)'nin başı çektiği Körfez Koalisyonu karşı karşıyadır. Yemen halkı savaşın hiçbir tarafında yer almamaktadır ve sadece haksızlığa uğratılan durumundadır.

Bu halk söz konusu kirli savaş yüzünden 2016'dan beri etkisini gösteren kolera salgınıyla karşı karşıyadır. Şimdiye kadar bu salgının ülkede iki milyondan fazla insana bulaştığı ve binlerce kişinin de bu hastalık yüzünden hayatını kaybettiği biliniyor. Gerek Husi örgütü ve gerekse onun karşısında savaşan Körfez Koalisyonu, kolera salgınının yayılmasını önlemek, halkın bu salgından kurtulması için gerekli tıbbi tedbirlerin alınmasına, hastaların tedavisi için hizmetlerin genişletilmesine imkan vermek amacıyla ateşkese yanaşmadı. Hatta sağlık hizmetlerini engelleyen insanlık dışı uygulamalara başvurdular.

Libya halkının da koronavirüs tehdidiyle karşı karşıya olmasına ve buradaki meşru hükümetin yani Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH)'nin bir yandan koronavirüse karşı mücadele etmek zorunda olduğu sırada diğer yandan BM Genel Sekreteri Guterres'in ateşkes çağrılarına kulak tıkayan Halife Haftar virüsüne karşı savaşmak zorunda kalmasına rağmen Suud rejimi ve onunla işbirliği içindeki BAE buradaki maşaları olan Hafter'in ateşkesi kabul etmesi böylece Libya'da koronanın yayılmasının önlenmesi için hiçbir girişimde bulunmadı. Aksine Hafter'in saldırılarını sürdürebilmesi için silah ve teçhizat göndermeye, finansman sağlamaya devam ediyorlar.

Öte yandan Suriye'deki mülteci kamplarında koronavirüsün yayılmaya başlamasının ciddi bir tehlike arz ettiğinin bilinmesine rağmen, Yemen'de savaşan Korfez Koalisyonu'nun Suud rejiminden sonraki en güçlü ortağı BAE'nin veliaht prensi Muhammed bin Zayed'in Baas rejiminin lideri Beşşar Esed'e ateşkesi bozması için para teklif ettiği haberlerde dile getirildi.

Koronavirüs tehlikesi sebebiyle Suudi Arabistan'a yapılan cezaevlerinin boşaltılması, özellikle herhangi bir suçları olmadığı halde sırf düşüncelerini açıklamalarından dolayı hapse atılan düşünce mahkumlarının serbest bırakılması çağrısına Suud rejimi olumlu karşılık vermediği gibi yeni tutuklamalar gerçekleştirdi.

Peki, Libya'da ve Suriye'de koronavirüs tehdidi karşısında hiç insafa gelmeyen, buralarda bu salgının yayılmasını önlemek için bir girişimde bulunmayan, cezaevlerinin boşaltılması çağrılarına karşılık vermeyen Suud ve BAE rejimleri acaba neden Yemen'de böyle bir tehlikeyi dikkate alma ve ateşkese gitme ihtiyacı duymuştur? Çünkü Yemen'de artık iyice sıkışmış ve özellikle son dönemde Husi örgütünün füzeleri karşısında zorlanmış durumdadırlar. Aslında Suudi Arabistan'ın veliaht prensi Muhammed bin Selman, Yemen'de bir ateşkes sağlanması için Husi örgütüyle uzlaşmaya hazır olduğunu son dönemde sergilediği tavırlarla da belli etmişti. Koronavirüsün yayılmasını önleme iddiası ise mecburen kabul edilen ateşkesi dünya kamuoyuna biraz "insancıl" olarak pazarlamak amacıyla kullanılan bir malzemedir.