Suudi Arabistan mı Suudi İsrail mi?

12 Mart 2020 Perşembe, Yeni Akit

Suudi Arabistan yönetimi bundan yaklaşık bir yıl önce bazı Filistinlileri sinsi bir şekilde gözaltına almıştı. Bunların içinde Hamas'ın Suudi Arabistan ile irtibatını takip eden ve bu hareketin ileri gelenlerinden olan 81 yaşındaki Dr. Muhammed Salih El-Hudari de vardı. Hamas, onun özgürlüğüne kavuşturulmasını sağlamak için resmi düzeyde bazı girişimlerde bulunduğundan 9 Eylül 2019 tarihine kadar onunla ilgili haberleri gündeme getirmedi. Yaptığı girişimlerin sonuç vermesini ve Hudari'yle birlikte diğer Filistinlilerin de özgürlüklerine kavuşmalarını umuyordu. Ama maalesef yaptığı girişimlerden sonuç alamayınca belirtilen tarihte konuyla ilgili açıklama yaptı ve olayı medya gündemine taşıdı. Hamas'ın o tarihte yaptığı açıklamada otuz yıldan beridir Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde oturan Dr. Muhammed El-Hudari'nin beş aydan beri tutuklu olduğu dile getirildi. Buna göre 81yaşındaki Hudari'nin tutuklanmasının üzerinden bugün on bir aydan fazla zaman geçmiş durumda.

Suud yönetimi bir yıla yakın bir süre sorgusuz ve sualsiz bir şekilde hapiste tuttuğu, Filistin davasıyla irtibatlı 68 kişiyi yargılamaya geçtiğimiz Pazar günü yani 8 Mart 2020 tarihinde başladı. Mahkeme önüne çıkarılanların arasında Ürdünlüler de var. Ancak hepsine yöneltilen suçlama Filistin'deki direnişe yardımcı olmak.

Şu an Suud rejiminin Filistin'deki hak ve özgürlük mücadelesine bakışı İsrail işgal rejiminin bakışı ile aynı. İşgal edilmiş topraklarını kurtarmak, gasp edilmiş haklarını geri almak, yurtlarından çıkarılan insanlarının geri dönmelerini sağlamak amacıyla mücadele edenlerin bu mücadelelerini terör olarak nitelendiriyor. Dolayısıyla onlara her ne şekilde olursa olsun yardımcı olunmasını, destek verilmesini, onların mücadelelerini savunan yayınlar yapılmasını teröre destek olarak nitelendiriyor. İşgalci siyonist rejimi meşru kabul etmek için her gün yeni bir adım atan ve perde arkasında bu rejimle ilişkileri fiilen sürdüren Suud rejiminin Filistin direnişi karşısındaki tavrı İsrail'in tavrından belki biraz daha katı. Bu durum karşısında bugün Hicaz topraklarına hükmeden yönetimin gerçekte Suudi Arabistan mı yoksa Suudi İsrail mi olduğunu sorma hakkımızın olduğunu düşünüyorum.

Yargılananlardan birinin oğlunun verdiği bilgilere göre Suud mahkemesi, Filistin direnişine destek vermekten ve yardımcı olmaktan yargılananların ailelerinin ve avukatlarının mahkemedeki duruşmaya katılmalarına izin vermedi.

Savcının yargılanan kişilere yönelttiği değişik suçlamalar var. Ama bunların bazıları tamamen göstermelik. Bilgi çarpıtması vs. Asıl yönelttiği suçlama "teröre destek vermek, terör örgütüyle birlikte çalışmak ve ona maddi yardımda bulunmak."

Savcının böyle bir suçlama yapmasının dayanağı ise Suud yönetiminin Filistin İslami Direniş Hareketi (Hamas)'ı terör listesine almış olması.

Mahkemenin gerçekte bu kişilerin yasaya aykırı bir faaliyet yaptıklarını ispat etmesine yarayacak bir dayanağı yok. Bu insanların destekleri de kendi halklarının bağımsızlık ve özgürlük mücadelelerine arka çıkmaktan, onların mücadelelerinin haklı, işgalin gayrimeşru olduğunu söylemekten ve mağdur durumda olan insanlarının sıkıntılarını hafifletmek için onlara insani yardımda bulunmaktan başka bir şey değil. Ancak Suud rejiminin gayri meşru işgale karşı verilen haklı ve meşru mücadeleyi terör olarak nitelendirmesi bu mücadelenin savunduğu halktan herhangi bir kişiye insanî yardım yapılmasını bile teröre yardım ve destek olarak nitelendirmesi için yeterli oluyor. Oysa bunu siyonist işgal rejimi bile yapmıyor. Dediğimiz gibi Suud rejimi Filistin halkına karşı tavır alma, bu halka yönelik insani yardımların önüne geçme konusunda işgalci siyonist rejimi bayağı sollamış durumda.

Mahkeme, yargılanan Filistinliler ve Ürdünlüler için üç yıl ile yirmi yıl arasında değişen hapis cezaları istedi. Bir sonraki duruşmanın Ramazan ayının ortasında gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.