İran'da koronavirüslü seçimler

27 Şubat 2020 Perşembe, Yeni Akit

İran'da 21 Şubat Cuma günü 11. dönem milletvekili seçimleri ve Uzmanlar Meclisi ara seçimleri yapıldı. Şimdiye kadar açıklanan sonuçlar muhafazakârların çok büyük bir farkla önde gittiğini gösteriyor. Reformistler ise belirlenen sonuçlara göre çok az sayıda sandalye kazanabildiler.

Reformistlerin Meclis'te çok az sayıda sandalye kazanmalarında tabii ki çok sayıda reformist aday adayının başvurusunun reddedilmesi sebebiyle İran dışında yaşayan ve hakim sisteme karşı olan kesimlerin seçimlerin boykot edilmesi çağrılarının yankı bulmasının önemli etkisi oldu. Çünkü bu seçimlerde reformistlere oy vermesi beklenen kesimin büyük çoğunluğu tavrını sandık başına gitmeyerek, oyunu kullanmayarak, yani seçimleri reddederek ortaya koymaya çalıştı.

İran dışında yaşayan rejim karşıtları, seçimlerin halkın iradesinin yönetime yansımasına imkan vermediğini vurgulayarak boykot edilmesi yönünde yoğun propaganda ve çağrılar yapmıştı. Çıkan sonuçlar bu propagandanın ve çağrıların büyük etkisi olduğunu gösteriyor.

21 Şubat'taki seçimlerde oy verme süresinin önce 17.30'dan 19.30'a kadar iki saat süreyle sonra da gece saat 24.00'e kadar, iki kez uzatılmasına rağmen oy kullanma oranı çok düşük oldu. Yapılan resmi açıklamalara göre oy kullanma oranı %42.57'de kaldı. Bu oran ise 1979 devriminden bu yana yapılan seçimlerdeki katılım oranlarının en düşük olanıydı. Gerçek katılım oranı belki daha azdır.

Muhaliflerin seçimlerin boykot edilmesi çağrılarına karşılık devletin başındakiler ve özellikle de dini lider olarak tanımlanan Ali Hamaney sandık başına gidilmesi ve oy kullanılması için arka arkaya çağrılar yaptı. Oy kullanılmasının dini bir görev ve aynı zamanda İran'ın ulusal çıkarları için yerine getirilmesi gereken sorumluluk olduğunu hatırlattı. Fakat seçimlerden çıkan sonuçlar, onun ve diğer devlet yöneticilerinin çağrılarının etkili olmadığını bilakis boykot çağrılarının daha etkili olduğunu ve katılım oranının 1979'dan beriki en düşük seviyesine düştüğünü ortaya koydu.

Ali Hamaney kişisel twitter hesabından Pazar sabahı yayınladığı mesajında halkın seçime ilgisinden övgüyle söz etmiş ve İranlıların Meclis seçimlerine katılarak düşmanların komplolarını, onların İran halkının seçimlere katılmaması için yürüttükleri propagandalarıyla oynamak istedikleri oyunlarını boşa çıkardıklarını dile getirdi. Ama bu sözler biraz protokol gereği söylenmişti ve gerçeği yansıtmıyordu. Tam aksine boykot çağrıları sonuç vermişti.

Bu gerçeğin gündeme gelmesi karşısında da seçime katılım oranının düşük olmasında koronavirüs sebebiyle oluşturulan endişenin etkili olduğu iddia edildi. Hamaney bu konudaki açıklamasında; "Yabancı basın virüsü bahane ederek halkı seçimlere katılmaktan vazgeçirmeye çalıştı. Bunu fırsata dönüştürmekten geri kalmadılar" ifadesini kullandı. Ancak tabii mesajının sonunda yine İran halkının düşmanın propagandasını ve fırsatçılığını boşa çıkardığını da iddia etti.

Yapılan açıklamalara göre seçime katılımın düşük olmasının sebebi koronavirüs etrafında oluşturulan endişeydi. Boykot çağrılarının etkisini ve muhalif kesimin seçimlerden bir şey beklemediğini görmek istemeyen İran yönetimi böyle bir izah bulmak suretiyle yine İran'a komplo kuranları suçlu ilan etti. İran'daki hakim sistemin hatalarının ve bu hatalar karşısında halkta oluşan muhalefetin ise ona göre hiçbir rolü yoktu.

Bilindiği üzere İran bir sorun yaşadığında izahını bulmak kolaydır. Mutlaka düşmanlar, ABD ve İsrail komplo kurmuştur. Çünkü İran'daki otorite yanlış yapmaz. Zaten petrol zammı karşısında halkın meydanlara çıkması ve gösteriler yapması da bu tür bir komplodan kaynaklanmıştı. Yönetimin herhangi bir hatası olmamıştı. Belki Ukrayna Havayolları uçağının düşürülmesi de benzer bir komplodan kaynaklanmıştır. İran savunma sisteminde görevli elemanların böyle ciddi bir hata yapması beklenemez.