Taliban-ABD görüşmeleri

15 Şubat 2020 Cumartesi, Yeni Akit

ABD, 11 Eylül 2001'de gerçekleştirilen saldırıları bahane ederek Afganistan ve Irak'a müdahalede bulunmuştu. O müdahaleden beri, yani 18 yıldan fazla süredir Afganistan'da fiili olarak işgal gücü bulunduruyor. Ancak Afganistan'da askeri işgali sürdürmek ABD'ye de artık iyice pahalıya mal oluyor ve işgalci askerler de kendilerini sürekli tehdit altında hissediyorlar. O yüzden artık Afganistan konusunda Taliban'la bir anlaşmaya vararak askerlerini çekmeye istekli. Ama askerlerini çekerken oradaki siyasi çıkar hesaplarını da güvenceye almak, en azından orada kendisinin çıkarlarının bekçiliğini yapacakların tamamen sahadan çekilmek zorunda kalmayacakları bir formül oluşturmak istiyor.

Trump, ABD'nin sırtına artık iyice yük olmaya başlayan Afganistan meselesini bir sonuca bağlaması durumunda bunun 3 Kasım 2020 tarihinde ABD'de gerçekleştirilecek başkanlık seçimlerini de kendi hesabına olumlu yönde etkileyebileceğini düşünüyor. Trump en azından ABD'deki söz konusu seçimlerden önce Afganistan bataklığından çıkmış olma arzusunda.

Trump, Taliban'la masaya oturmayı kabul ettiği sırada Amerika'nın 18 yıldan beri Afganistan'da asker bulundurmasının gülünç bir durum olduğunu ifade etmişti. Yani ABD kendisinin Afganistan'da içine düştüğü duruma şimdi gülüyor. Gülüyor ama bir yandan da ağlıyor. Çünkü Afganistan bataklığına girmek ona epey bir külfet yükledi.

Aralık 2018'de başlatılan barış görüşmelerinde önemli bir mesafe katedilmesine rağmen 5 Eylül 2019 tarihinde Amerikan askerlerini hedef alan ve Taliban'ın üstlendiği bir bombalı saldırı üzerine kesilmişti. Ancak daha sonra Taliban'ın rehin tuttuğu iki ABD vatandaşını serbest bırakmasından sonra yeniden başladı.

ABD Savunma Bakanı Mark Esper görüşmelerle ilgili yaptığı son açıklamada Taliban'la Afganistan'da bir haftalık bir geçici ateşkes ilan edilmesi konusunda anlaşma sağlandığını söyledi. Bu arada ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da yapılan görüşmelerde önemli bir gelişme kaydedildiğini dile getirdi. Başkan Trump ise görüşmelerden umutlu olduğunu ifade ederek, barışa çok yakın durduklarını, birkaç hafta içinde sonucu görmelerinin mümkün olduğunu dile getirdi.

ABD Savunma Bakanı Esper, Afganistan'la ilgili görüşmeler konusunda yaptığı açıklamada en önemli çözümün siyasi çözüm olduğunu dile getirerek bir bakıma şimdiye kadar izledikleri askeri şiddet uygulama yönteminden artık ümit kestiklerini dolayısıyla siyasi çözüme yanaşmaya istekli olduklarını itiraf etmiş oldu. Esper, siyasi çözüm konusunda önemli ilerlemeler kaydettiklerini dile getirerek yakın zamanda bu konuda bazı yeni bilgiler verme beklentisi içinde olduğunu dile getirdi. Bir haftalık ateşkes ilan edilmesinin de önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de ABD'nin Afganistan'da Taliban'la yürüttüğü görüşmelere destek verdiklerini dile getirerek Taliban'ın da şiddeti azaltmaya istekli olduğunu ve buna güç yetirebileceğini göstermesi gerektiğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo da Taliban'la son dönemde yapılan görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini dile getirmekle birlikte henüz Afganistan'da bir barış sağlanması için yeterli şartların oluşmadığını belirtti. Pompeo, Afganistan'daki tüm tarafları bir araya getirecek bir görüşmenin başlatılmasından önce ülkesinin şiddetin azaltıldığını görmek istediğine vurgu yaptı.

Tabii Afganistan'da bugün fiili bir şiddetin olmasının ana sebebi bu ülkedeki Amerikan askerlerinin varlığının devam etmesi yani işgalin bir şekilde sürüyor olmasıdır. Taliban'ın istediği de işgalci askerlerin tamamen çekilmesi ve siyasi yapının Afganistan'ın şartlarına ve tercihlerine göre oluşturulmasıdır. Ama ABD, Afganistan'da kendi çıkarlarını güvenceye alacak bir siyasi yapı oluşturulması konusunda ısrarlı olduğu için askerlerini çekmenin karşılığında kendi hesaplarıyla ilgili de bir şeyler verilmesini istiyor.